--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Halk TV’den Diyanet’e skandal saldırı!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
20

Halk TV’den Diyanet’e skandal saldırı!

Yaşar Değirmenci

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu haftaki cuma hutbesinde zina konusuna yer vermesi kamuoyunda geniş yankı buldu. Halk TV’nin Allah’ın emirlerine yönelik eleştirileri ise dinsizlerin, deistlerin bile yapmadıkları dini değerlere saygısızlığı bunlar gösterdi. 

Hutbede tesettüre uygun giyinmemenin ve nikâhsız birlikteliklerin haram olduğunun hatırlatılmasını ‘skandal’ olarak niteleyen Halk TV, ne mal olduklarını gösteren güruhun içindeki yerlerini aldılar.

Vahyin inşa ettiği zihnin yücelttiği analığın-ailenin-yuvanın; modernizmin, paganizmin, sekülerizmin, inşa ettiği zihinlerce aşağılanmaktadır. Aşağılıkların yaptıkları bu! Bu aşağılama sonucunda; bebeğin yerini köpek, evin yerini pansiyon, nikahın yerini birliktelik, hayrın yerini haz almaktadır. Bu tasavvur aileyi bekleyen bütün felaketlerin kaynağını teşkil emektedir. “Zinaya yaklaşmayın!” emrine muhalefet; iki dünyalarını da karartır. 

Zinanın panzehri evliliktir. Meşru bir evlilik, insanın bütün kötülüklerden sığınabileceği güçlü bir siper, muhkem bir kaledir. Peygamber Efendimizin ifadesiyle evlilik; gözü haramdan korur, iffeti muhafaza eder. O halde, gençlerimizi evliliğe teşvik edelim. Dinen ve hukuken evlilik çağına ulaştıklarında onların evlenmelerine yardımcı olalım. Evlilikleri zorlaştırmayalım. Aile kurumumuzu tehdit eden her türlü hayâsızlığı ve çirkinliği ortadan kaldırmak için, bireysel, toplumsal ve kurumsal sorumluluklarımızı ihmal etmeyelim. Başta medya sektörü olmak üzere her birimiz; değerlerimizi hiçe sayan programlar yerine, helal haram hassasiyeti olan, iffet ve hayâ sahibi güzel aile örneklerini daha fazla ekranlara, sosyal medyaya ve dijital mecralara taşıyalım.

Hutbenin sonunu Peygamber Efendimizin hadis-i şerifiyle bitirmesinden niye, nasıl rahatsız oluyorsunuz? Bir de utanmadan sıkılmadan “Diyanetten skandal Cuma Hutbesi” diyorsunuz. Sizlerde insanlığın kırıntısı bile kalmamış. İmanınız da Ebu Cehil’in imanı!

Diyaneti de tebrik ediyorum. Dinimizin hayat tarzımız olduğunun ispatı ile bitirirken şu hadis-i şerif ile bitirmiş, Halk TV’den skandal saldırıya uğramışsınız.

Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki: “...Hiçbir erkek, mahremi olmayan bir kadınla yalnız başına kalmasın; zira yanlarındaki üçüncü kişi şeytan olur...”

Bu yazımın girişinden sonra bu güruha bir aile dersi vermek isterim. Tabii fıtratı bozmaya çalışan Koç grubunu da unutmadım. Çünkü hedefleri aileyi çökertmek. LGBT’yi yerleştirmek. Gayri meşruluğu ve ahlaksızlığın her çeşidini (eşcinsellikten, erkek erkeğe evlenmeye varıncaya kadar) Milyonların kulübü FB’nin de başkanlığını yapan, önce elleri cepte Cumhurbaşkanını karşılayan, sonraki görüşmede (ekonomik menfaati uğruna) süklüm büklüm olan Ali Koç da bu güruhun içinde. Hedefi cinsiyetsiz tuvaletlerin tüm fakültelere yayılması. Üniversite özelinde cinsiyetsiz tuvaletlere dair farkındalık seviyesinin arttırılması, mobil uygulamasına cinsiyetsiz tuvalet haritalandırılmasının entegresi, bu kazanımları çeşitli mekanizmalarla sağlamlaştırılıyor. 

Mukabil cinsler aile çatısını çatmadan önce birer “kadın” ve “erkek”tirler. Aile çatısını çatınca “karı-koca” olurlar. Bu çatı meyve verince ailenin ana çatısının sıfatları da değişerek bir ileri aşamaya geçilir: Ana-baba. Çocuğu olan ailede büyük aile üçgeni içinde bir küçük üçgen kurulmuştur. O üçgen, ananın çocuğa “destek” olduğu, aynı zamanda çocuğun anaya “dayanak” olduğu bir içyapı gelişmiştir. Kadın aile içinde analığa terfi edince, onun makamı da “makamların anası” olacaktır. İşbu makamın önemini şu hadisten daha güzel ne ifade edebilir: “Cennet anaların ayakları altındadır.” Burada yüceltilen kadınlık değil, analıktır. Ne gariptir ki vahyin inşa ettiği zihnin yücelttiği analık, modern zamanların inşa ettiği zihinlerce aşağılanmaktadır.

 Muhatabına model ailelerin hayatlarını sunan Kur’an-ı Kerim, aslında muhatabının hayatında o modelleri inşa etmek istiyordu. Bu anlamda vahyin ilk inşa ettiği kişi onun ilk muhatabı olan Rasulullah idi. Peygamber Efendimiz sadece örnek şahsiyet olarak değil, örnek aile olarak da mü’minlerin modeli idi. Ailesini örnek bir aile olarak yetiştirdi ve bu örnekliği de gelecek kuşakların istifadesine açmaktan kaçınmadı. Bu yüzden onun aile hayatını kendi ailemizin hayatından daha ayrıntılı bilme bahtiyarlığına eriştik.

İnsanlık tarihi kısa bir sürede kendi içinde bir ayrıma gitmiş ve kadın-erkek arasındaki biyolojik farklılıkları bir üstünlük meselesine dönüştürmüştür. Bu üstünlük iddiası o kadar ileriye varmıştır ki, uygarlığın beşiği denilen topraklarda bile kadınların haklarına tecavüz edilmiş, onlar daha aşağı varlıklar olarak algılanmışlardır. Zamanla bu algılar yaygınlaşmış ve sanki gerçeğin kendisi zannedilmiştir. Böyle bir ortamda Resul-i Ekrem Efendimiz, çevresindekilerin düşüncelerine aykırı olarak kadınlara yeniden yaratılıştan sahip oldukları hakları vermiş, onları söz sahibi kılmış, onları toplumun tabii ve eşit bir parçası yapmıştır. Kadın ve erkek, iman, ibadet ve ahlakta birbirinin velisi olarak tanımlanmış, Peygamber Efendimizin ifadesiyle onlar “bir bütünün iki eşit yarısı” olarak kabul edilmiştir. Türkiye’nin en millî olacağı alan, aile konusudur. Bu sebeple çağdaş dünyayı yok saymadan milli varlığından beslenen bir aile modeli üzerinde ısrar etmeli. Aile, güvenlik meselesi ötesinde sosyolojik ve ontolojik meselesidir. Bu güruhu; hedonizmden (hazcılıktan) helâl haram tanımayan sınırsız arzu ve isteklerinin esaretinden kurtarmadan hiçbir şey yapamayız, yaptırmazlar zaten. 

Kâbe için “Allah’ın Evi” deriz. Hz. Nuh’un insanlığı kurtarmak için yaptığı gemiye de Kur’an’da ev deniyor. Ev, en temelde aile ile varlığa gelir. Ev ne otele ne pansiyona ne de başka bir mekâna benzemez. Ev, bunlarla eşitlendiği zaman içinde aileyi taşıyamaz. Aileye kültür bilimleriyle çözüm aramalıyız. Toplum bütünlüğüyle ele almalıyız. Çünkü aile, toplumsal yapımızla yakından ilgilidir. Toplum yapımız sarsılıyor, dönüşüyor ve yapısal kayıplar yaşıyor. Yapıyı ayakta tutan kültürel anlam dünyamız ve sosyal ilişkiler çekiliyor. İş hayatı ve çalışma düzenimiz, para ile kurduğumuz ilişki pratiği; insanın anne ve baba olmadan daha fazla statü ve paraya koşması, aileyi düşündürtmüyor. Bu durumdan kurtulalım. Ailemize, yuvamıza, özümüze dönelim. Aile; son kalemizdir. Unutmayalım!

Yorumlar

(20)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

.....

5 Mayıs 2025 01:19

Sen hiç diyaneti elestirdinmi yaşar degirmenci ....valla elestirmediysen bende okadar çok konu varki hergun yazmakla bitiremezsin ... ALLAH sana böyle bir yazı imkanı vermiş önce bir diyanete batır bakalım ne ses gelecek ..öbür dünyada değirmen misali buğday değirmeni deki Taşdan güzel un oluyor değilmi buğdayin yerini almak istemem okadar mübarek değilim zor olur benim işim ALLAH YARDİMCİMİZ OLSUN ...

Çetin

4 Mayıs 2025 16:31

Hutbe müslümanlar için okunur ve uyulur. Müslüman olmayanlar da ürür

Kanber

4 Mayıs 2025 14:42

Selamlar. Sahte çağdaşlık, laiklik, batıcılık, ilericilik adana kurulan bu küfür ve şer düzenin de ailemiz, gençliğimiz velhasılı her şeyimiz çürümüştür. Çürütülmüştür. Çöller nasıl suyu hasretse, İnsanlık da İslâmı yaşantıya, İslâmi hukuka, İslâmi uygarlığa ve İslâm'ın medeniyete o kadar hasret.

Tunç

4 Mayıs 2025 14:26

SEKÜLER YOBAZLAR NİÇİN ALLAHLA, RASULÜ İLE VE MÜSLÜMANLARLA BU KADAR KAVGALILAR. DERTLERİ NE BİZİMLE. BİZLER ONLARIN DOMUZ GİBİ YAŞAMALARINA SES ETMİYORUZ.

HALİL

4 Mayıs 2025 13:20

Sultanın sofrasındaki alimin fetvasina itibar edilmez

Yaşar

4 Mayıs 2025 11:43

Yaşar bey sen ve senin gibilerin istediği İslamiyeti 

Sepetci

4 Mayıs 2025 11:29

Gavurun hırlaması Diyanet için şereftir.

Ceyhun

4 Mayıs 2025 08:49

Bu zihniyet iktidara gelse Allah korusun neler yaparlar millet ittifakına oy veren abdestli namazlı kardeşler bunları göremiyorlarmı

Yaşar

4 Mayıs 2025 11:46

Ceyhun abdestli namazlı insanların ayrıcalığı ne ki buraya yazmışsın.Namazdan bütün müslümanlar sorumludur ve kılarsan borccunu ödersin kılmazsan da ahitere borçlı gidersin.MNamazla oy vermenin ne alakası var anlamak mümkün değil.Abdestliler yolsuzluk,hırsızlık gasp vs.vs yapmaz diyorsun ama yapılanlar ortada ona ne diyeceksin.

ADSIZ

4 Mayıs 2025 08:49

Anket yapın kaç kişi doğru görev yapıyor diyecek haydi sahte sakallı yazarcık islamı muaviyenin dinine çevirdiniz dinayetin bir doğrusunu yazarsk bin yanlışını niye yazamıyorsun

Nahit sazoglu

4 Mayıs 2025 07:39

Aile yapımızı devlet politikası yapmaliyiz siyon protokolleri devam ediyor ülkemizde siyon protokolleri in oyunlarına gelmemeliyiz gizli dünya devleti BM NATO IMf dünya Bankası UNESCO İsrail'e çalışmaktadır rockfeller Rothschildler Yahudilerin lobisi siyonizmdir kökleri dışarda olan zararlı yapilar lions rotary kulüpleri mason locaları acilen İçişleri bakanlığı tarafından kapatilmali siyon protokolleri devam ediyor İncirlik ve kürecik üslerini acilen kapatilmaliyiz tam bağımsız Türkiye güçlü Türkiye savunma sanayimizi devlet politikası yapmaliyiz ASELSAN havelsan roketsani TUSAŞi çok uluslu şirket yapmaliyiz ülkemizde ekonomik gelişmeler ancak demiryollarıyla olacaktır petrol şirketleri otomotiv şirketleri otobüs şirketleri lastik şirketleri cumhuriyet kurulduğundan bugüne kadar demiryollarini engellemişlerdir her ilimize hızli tren yapmaliyiz yük ve yolcu taşımacılığında acilen demiryollarına geçmeliyiz demiryolları toptan tüfekten daha mühim bir emniyet silahıdır tulomsas tudemsas TÜVASAŞ demiryolu şirketlerini çok uluslu şirket yapmaliyiz

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle