--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

23 Nisan’lar sadece nutuk günleri olmasın!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
18

23 Nisan’lar sadece nutuk günleri olmasın!

YAŞAR DEĞİRMENCİ

Tarihte geçen önemli günler elbette vardır. Bilinmeli, ibret alınmalı, dersler çıkarılmalı. Bizde tarihi günler hiç tahlil edilmez, takdis edilir. Resmî tarih; anaokulundan, lise son sınıfa kadar eğitimimizde (başında ‘Millî’ kelimesi olsa da) hiç Millî Eğitim olmadı. Şimdi gayret ediliyor çığırtkanlıklara rağmen. Önemli günler; hep Kemalizm’in, putlaştırmanın, şahısları ‘ortak değer, ortak payda’ haline getirmenin vesilesi oldu. Tarihimizle de irtibatları yok. Sadece düşmanlık! Belgeli, ispatlı yapılanları bile konuşmak yasak. 23 Nisan 1920 de tarihi günlerimizden. Çok iyi bilinmeli, tarih şuuru/bilinci kazanmanın günleri olmalı. 

Biz tarihteki en büyük devlet ve medeniyet tecrübelerinin sahibi olan bir milletin çocuklarıyız. Bu çağı bizden başkası yorumlayamaz, değerlendiremez. Batı’nın gözünde Doğuluyuz. Müslümanız. Dünün Osmanlı’sıyız. Selçuklu’yuz. Osmanlı’nın devamıyız. Bunları bilmeliyiz/bildirmeliyiz. 

23 Nisan 1920’de kurulan Millet Meclis’i, 16 Mart 1920’de, yani yaklaşık bir ay önce, Osmanlı Meclis-i Mebusan’ında görüşülen gündemleri aynen devralarak ve müzakere ederek devleti yönetmeye başlamıştı. Yeni Türkiye’nin kurucuları, açıkça şunu ilan ediyorlardı küffara: Biz küllerimizden doğmasını biliriz. Bir devleti yıkarsınız ama biz yenisini derhal kurmasını iyi biliriz. Söylenmek istenen şey, Türkiye devleti, Osmanlı’nın her bakımdan devamı olacaktı. Hilâfet de sürecekti, saltanat da bir süreliğine kadar da olsa sürecekti.  

Türkiye Cumhuriyeti, fiilen 23 Nisan 1920’de kuruldu aslında. Millet Meclisi, Anadolu’da kurulan bağımsız devletin önadımı’ydı. Meclis değil devlet kurulmuştu 23 Nisan 1920’de. Hem Kur’ân-ı Kerîm, hem Buhari-i Şerîf hatimleri’yle… Kurbanlar kesilerek… Tekbirler getirilerek… Bunlar bilinmeden olmaz.

Bu Meclis, Millî Mücadele’yi yöneten bir meclis değil, ülkenin meselelerini müzakere ederek ve kanunlar çıkararak ülkeyi yöneten bir devletti aslında. 

Bu Meclis; gerek törenleri, gerek gündemleri, gerekse mebuslarının kahir ekseriyetinin hocalardan, âlimlerden, toplumun İslâmî kurumlarının ve oluşumlarının önde gelen isimlerinden oluşması hasebiyle İslâmî bir meclisti. 

Neresinden bakarsanız bakın, Anadolu ve Rumeli’de Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri olarak kurulan (kahir ekseriyeti, müftüler, hocalar ve ülkenin önce gelen âlimleri ve münevverleri arasından seçilen kişilerden oluşan ve bu kişilerle önce millî mücadeleyi, sonra da ülkeyi yöneten) bu devlet, 1928 yılına kadar, Anayasa’nın 2. maddesindeki “devletin dini, din-i İslâm’dır” ibaresi çıkarılana kadar İslâm devleti olarak kurulmuştu.

Devletin kurucu değerleri laik değil İslâmî değerlerdi. İstiklal mücadelesi laik değerlerle ve ilkelerle değil İslâmî değerlerle ve ilkelerle verilmişti. Laikliği ise tartışılmaz bir din gibi kabul etmediğiniz sürece, size bu ülkede yaşama hakkınız olmadığını söyleyecek kadar şirretleşiyorlar. Laikçiliğin tek çıkar yol olarak görülmesi, dokunulamaz, değiştirilemez hâle getirilmesi de bu toplumu Batılıların karikatürü hâline getirdiğini gösteriyor. Bu vesile ile toplum; büyük iddialarını, rüyalarını, ideallerini yok eden bir yapı oluşturuldu. Bizde “dinden uzaklaştırma” olarak uygulanan laiklik, diğer devletlere de örnek olarak gösterildi. Böyle bir uygulama aldığımız Fransa’da bile yok. 

İslâmî mücadele ilkeleri üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti, zamanla laik bir devlete dönüştürüldü. Ülkede tarihsiz, köksüz bir toplum, zihni işgal edilmiş, milleti millet yapan değerlerin yerini Batı’nın değerlerini alan bir millet oluşturuldu. Yapılanlar; sorgulamadan, yargılamadan, ne denmişse kabul edilen bir yapı oluşturuldu. 

Türkiye Cumhuriyeti kadroları daha sonra Türkiye’nin laik bir devlet olduğunu, İslâmî bir iddiası ve temsiliyeti olmadığını açıkça ilan etti bütün dünyaya.

23 Nisan 1920’de Kur’an-ı Kerim’lerle, dualarla Cuma günü açılan meclis, bu birinci meclisin kapatılıp, ‘emir kulları’dan ibaret ikinci meclisin açılması, sonrasında başlayan bazı inkılapların verdiği zararlara hiç değinilmeyecek mi?   

Kemalizm bu milletin içinden büyük bir kesimi başkalaştırmış ve dini, dili, hayat tarzı ile başka bir kavim haline getirmiştir. Mustafa Kemal’in her dediği doğru, her tesbit ve teşhisi tartışılmaz, kabul edilir. Kahramanları ve hainleri o belirler. Şekil ve isim değiştirse de her geçen gün en çok istismar edilen, koruma ve korunma şemsiyesi altına sığınılan bir “kutsal tapınak” konumuna getirildi. Bunlardan kurtulalım artık.

23 Nisan’da bu güzel ve özel özgürlüklerin/hürriyetlerin de anıldığı/hatırlandığı gün olsun.

23 Nisan 1920’de Kur’an-ı Kerim’lerle, dualarla Cuma günü açılan Meclisi, bu birinci Meclisin kapatılıp, kendi kadrosundan müteşekkil, emir kullarından ibaret ikinci meclisin açılması, cenaze namazı kıldıracak adam bırakmayan, ezanı yasaklayan, hafıza kaybına sebep olan harf inkılabını yapan/yaptıran, kadınımızın hürriyete kavuşturulması adı altında iffet ve hâyâ perdesinden sıyrılıp teşhir metaı haline getirilmesine varıncaya kadar yapılanlar bilinmeyecek mi? Batı’nın rezilliklerinin ‘uygarlık’ adına getirilmesi, İslâm’ın hayattan çıkarılıp tamamen dışlanması, tehlikeli gösterilmesi öğrenilmesin mi?

Meselelerimizi objektif, ilmî ölçülerle tartışmaya, konuşmaya, samimiyetle dertleşmeye o kadar ihtiyacımız var ki… Kırmadan dökmeden, itham, iftira ve suizandan uzak birbirimize tahammül göstererek samimiyetimizle konuşabilsek meselelerimizi çözeriz.

Her özel günler kutlandığında ülkenin mutlaka kutsallaştırılan özel günlerden kurtulması lâzım. Koruma kanunlarının kaldırılması veya değiştirilmesi gerekiyor. Bizi biz yapan millî manevi değerlere dil uzatanlara, her türlü hakarette bulunanlara hiçbir ceza verilmezken cezaevlerinde “suçsuz cezalılar” kapsamındakiler de derhal serbest bırakılmalı. 23 Nisan’lar da bu hassasiyeti/duyarlılığı gösterelim. 

23 Nisan’lar sadece nutuk günleri olmasın!

Yorumlar

(18)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bozok

23 Nisan 2025 21:10

O lanet olası koruma kanununun kalkması ve hakikatların meydana açık açık çıkması için herşeyi yapmaya hazırız. Gerçekten sesimizi duyurmak için birleşip, bu konuları gündeme getirip dikkat çekmek gerekir.

Ersan

23 Nisan 2025 17:49

Çakma yazar sen Osmanlı torunu değilsin Osmanlı bir ailedir ırk değil.

Ulu Önder büyük Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!

23 Nisan 2025 14:44

........

Ersan

23 Nisan 2025 12:21

Seni simdi cimer e şikayet ediyorum.bu ülkede ezan yasaklanması,Arap harfleri ne zamandan beri Türk milletinjn alfabesi oldu.x senin bugün ki yazından dolayı herkes sana hakaret ediyor sen de biraz utanma olsa bu yazıyı yazmazsin.cimer de görürsün şikayetini.ayrica savcılığa M.Kemal ATATÜRK e hakaret ettiğin için suç duyurusunda bulunuldu bilgin olsun

Kanber

23 Nisan 2025 11:14

Selamlar hocam. Allah razı olsun. öyle güzel önemli ve ciddi problemli konulara parmak baktınız ki; Allah'ım bu putperestlikten ve cehaletten milletimizi kurtarsın.

Okur

23 Nisan 2025 10:19

Osmanlı imparatorluğunu yıkıp Türk milletini Osmanlı'dan kurtaran ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün milletimize armağan ettiği 23 Nisan Bayramı kutlu olsun. Osmanlı geri gelmesin diye İslam alfebemizi değiştirip İslam dininden çıkartıp laiklik dinine geçiren ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk milletine armağan ettiği 23 Nisan Bayramı kutlu olsun.

İşte Ufuk sahibi olamadığınız bu

23 Nisan 2025 21:05

Koca imparatorluğu küçük bir devlete çevirmeyi Zafer diye anlayacak kadar küçük ve dar kafalı ve ufku olmayanlarsınız!?

Türk

23 Nisan 2025 09:07

Sayın yazar biz osmanlının devamı değiliz

Yavuz

23 Nisan 2025 14:38

Aslını onlar eden haramzededir. Acaba böyle bir millet ve vatandaş dünyada var mı?

Ers61

24 Nisan 2025 02:17

Üzerine alınma sizi kastetmiyoru zâten. Sizin neyin devamı olduğunuzu biliyoruz.

Abdullah

23 Nisan 2025 08:51

Gelin şu  Sahih hadislerle, ayetlerle gerçek bir din mi yoksa başka birşey mi konuşalım. "Dinime haaret ediyorlar" demeden herkse izlesin televizyonda. Bakalım kaç kişi müslüman kalacak.

Tika

23 Nisan 2025 08:07

Atatürkün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun

ÖZCAN ŞAHİN

23 Nisan 2025 07:48

GÜNAYDIN MUTLU SABAHLAR 23NİSAN ÇOCUK VE MİLLİ EGEMENLİK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BU BAYRAMI ÇOCUKLARA 19MAYISI GENÇLERE EMANET EDEREK CUMHURİYETİN ONKARIN SAYESİDE VAROLACAĞINI YÜKSELECEĞİNİ DÜŞÜNMÜŞTÜR SİZ İKTİDARA GELİNCE LAİK CUMHURİYETİMİZİN BU BAYRAMLARINI BOZDUNUZ. DÜNYAYI YAKALIYACAĞIZ YAŞASIN LAİK DEMOKRATİK ATATÜRK CUMHURİYETİ EFENDİM

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle