--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İranlı kardeşlerimize tavsiyelerimiz

Şevki Yılmaz
Şevki Yılmaz
10

İranlı kardeşlerimize tavsiyelerimiz

ŞEVKİ YILMAZ 

Hiç kuşkusuz mazlumun ırkına, diline, dinine bakmadık bakmayız. Vahşi, kan emici, zalim Amerika’nın himayesi altında Gazze’de üçüncü yılına giren vahşet hepimizi dilhûn etmişken Katar’a, Lübnan’a, Suriye’ye saldırma cüreti de bulan Siyonitler şimdi de topyekun İran’a saldırı planlıyorlar. Mazlum İran halkının dün de yanındaydık bugün de yanlarındayız. Önemine binaen geçmiş yıllarda kaleme aldığımız yazımızı tekrar ilginize arz ediyor Miraç Günümüzü tebrik ediyorum.

Aşağıdaki ifadeleri 2011 yılında köşemizden, kalemimizden kan damlayarak, acı içinde yazmış, uyarılar yapmıştık.


İran’a ve Şii ekole “yapma, etme” demiştik.

“Zalime meyletmeyin, İran halkını ateşe atmayın” demiş ve bakın nasıl uyarmıştık..

Birlikte okuyalım;

“Zamanın kan içici vampirleri Amerika ve yandaşları, meydanı boş buldukları günden bu güne özellikle Ortadoğu’da müthiş bir oyun oynuyorlar. 

Bu coğrafyanın yakın tarihi boyunca emperyalizmin kanlı postalları altında mazlum halkların onur ve şerefleri çiğnenmesin diye gayret sarfederek oynanan oyunları görüp, bu tezgahı bozan liderlerden biri de şüphesiz Ayetullah Humeyni’ydi. İmam Humeyni, Siyonizmin her ülkeye koyduğu “seçkin” zalim kadrolarının en tehlikelisi olan Yezidi Şah Rıza Pehlevi’nin zalim iktidarını devirmeyi başarmış, daha o günlerde bugün adına “arap baharı” denen tek adam otoritesine karşı baş kaldırarak özgürlük rüzgarlarını İran’da estirmiş ve Allah’ın izniyle tek adam Şah Pehlevi düzenini yerle bir etmişti...


İmam Humeyni az konuşan, fakat yaşantısı ve mücadelesiyle halkları etkileyerek dünyada son yüzyılın en büyük inkılâbını ve halk devrimini gerçekleştiren siyasi dehalardandır. Bizler o yıllarda esen özgürlük rüzgarlarını ülkemiz Türkiye gemisinin yelkenlerini şişirmesi temennisiyle İran halkının mücadelesini desteklediğimizde, Türkiye’mizdeki malum Siyonist uşağı medyanın saldırılarına muhatap olmuş bu dezenformasyonla harekete geçen yapılar aramızdan bazı kardeşlerimizi cezaevine, bazılarını da hicrete mecbur bırakmışlardı. 

Halbuki bizler bugün Yemen’de, Suriye’de, Libya’da oluşan halk hareketlerini desteklediğimiz gibi o günkü İran halkının haklı mücadelesini destekliyorduk. 


O gün mazlum ve haklı oldukları için desteklediğimiz İran Halk devrimini başarısız kılmak için bizi, bize kırdırtma planını sahneye koymuşlardı. 

Ve Ortadoğu’da o günün uşaklarından Saddam’ı İran’a saldırtarak, Irak devleti eliyle tam on yıl İran’ı dünyanın en modern silahlarıyla, kimyasal bombalarıyla yerle bir etmişlerdi. 

En az 2 milyon ölü ve on binlerce yaralı ve harap olmuş şehirlere rağmen emperyalistler başaramadılar. İran’ın bileğini bükemediler. Biz, Irak-İran savaşında İran’ı destekleyince yine aynı malum medyanın, siyonistlere kiralık kalemlerinin kirli elleriyle “Humeyniciler” damgasını yemiştik. 


Oysa biz imanımızın gereği İran’ı desteklediğimiz gibi Hristiyan ülke olan Güney Afrika’da Mandela, Venezuela’da Chavez’in halk hareketlerini de yine mazlumdan yana olan tavrımız gereği destekledik. Mazlumların yanında olmaya mecburduk. Bugün de tüm mazlum halkların yanında olmaya mecburuz. 

Yaratıcımız ve yaşatıcımız ve yöneticimiz olan Allah (cc) İslam nizamıyla bize bu kulluk görevini yüklemektedir. Peygamber efendilerimizin tamamı zalime ve zulme baş kaldıran liderlerimiz değil midir?


Senelerdir ambargo altında olan İran yalnızlaştırılmaya ve yaptırım uygulanmaya çalışılırken Türkiye’miz ve halkımız İslam’ın adalet ölçüsü gereği başından beri İran’ın yanında yer almıştı. 

Halkımız bunu yaparken siyasi mülahazalar gereği değil zalime karşı mazlumdan yana bir duruş sergileme adına bir tavır sergilemişti... 

Yine aynı şekilde aziz milletimiz, Lübnan’da İsrail saldırılarına karşı kahramanca direnen ve 1948’den bugüne İsrail’e en büyük askeri mağlubiyeti yaşatan bölgenin en etkili siyasi oluşumlarından Hizbullah’ın yanında aynı sebepten dolayı yer aldı. Ancak bugün gelinen noktada İran’ın ve Hizbullah’ın, Suriye’de yaşanan zulmü görmezden gelmesini ve sessiz kalmasını anlamak mümkün değildir.


İran yönetimi ve Lübnan Hizbullah hareketi ve halkları büyük bir sınavla karşı karşıyadır. Şah Rıza’nın zulmünün Suriye’deki uzantısı Yezidi Esat ailesine karşı Kerbela’nın Hüseyinleri olan silahsız mazlum Suriye halkının yanında olmaları hem imanlarının hem imamlarının gereği değil midir? 

Görünen tablo o ki, İran yanlışa oynamaktadır. 

Suriye’de Yezidi iktidarı zulmüyle devam ettiren Esad’ın yolundan giden oğlu Beşşer Esad’ı uyarıp, bu iktidara karşı Kerbela’daki İmam Hüseyni tavrı takınıp, mazlum ve mağdur Suriye halkını desteklemekleri gerekmektedir. 


Bugünün zalim Suriye yönetiminin desteklenmesi; İmam Hüseyin, İmam Caferi Sadık, İmam-ı Azam ve İmam Humeyni gibi, Yezidilere karşı mücadele eden direniş önderlerinin ruhlarını sızlatmaz mı? 

Bu tavır onların mücadelesine ihanet değil midir? Dün haksız yere İran’a saldıran Irak’ın mazlum halkının bugün düştüğü acı durumdan ders almayacak mıyız?

“Men dakka dukka” (Eden bulur. Yani başkasının kapısını kötü niyetle çalan adamın, aynı şekilde kapısı çalınacaktır) Hadis-i Şerifi gereği Irak halkı, İran halkına yaptığı zulümlerin bedelini çok ağır öderken, yarın İran halkı ve Lübnan Hizbullahı aynı manevi tokadın muhatapları olabileceklerini hiç düşünmüyorlar mı?


Senelerce şah devrinin savak ajanları eliyle işkence dolu dayanılmaz zulümlerini yaşamış bir toplum, Suriye’de aynı acıları yaşayan ezilen halklara nasıl desteğini esirgeyebilir? Ve nasıl Suriye’nin Şahı Esad iktidarını destekleyebilir? Tek adam Şah Pehlevi’ye karşı İran halkının verdiği mücadeleyi her platformda seslendirmiş biri olarak, Suriye’de yaşanan kahredici zulümlere sessiz kalan ve tek adam Esad’ı desteklemeye devam eden İran’a ve İran gibi ülkelere çağrıda bulunuyor ve diyorum ki; yol erkenken ve Allah’ın “Zalimlere meyletmeyin. Sonra ateş sizi de kaplar.” (Hûd S.113) ayetinde belirtilen ültimatomu açık ve net ortadayken, kudret tokadı gelip sizi bulmadan bu yanlıştan acilen dönünüz. Zalim Esad’ı desteklemeyiniz! Aksi halde hem İran, hem Lübnan Hizbullahı, Yezidi iktidarları destekledikleri sürece Kerbela konusunda Hz. Huseyin’e olan bağlılığındaki inandırıcılığını tamamen kaybedeceklerdir. İsrail’e karşı yürüttükleri mücadelenin ve ortaya koydukları tavrın politik bir rol olduğu kanaati tüm İslam aleminde yaygınlaşacaktır. Bu da hem işgalci İsrail’i hem de gangster Amerika’yı sevindirecek ve bu oyunları bozmak için bütün gücüyle gayret eden ve büyük bir sorumluluk üstlenen Türkiye’mizin elini zayıflatacak, hareket alanını daraltacaktır. İmam Humeyni’nin evlatlarına yakışan zalime karşı, mazlumdan yana olmaktır... 


Umarım bu sorumlulukla hareket ederler.”

7 Ekim 2011 tarihinde kaleme aldığımız tüm bu uyarılarımızı İran halkının selameti için yapmıştık. Ama gel gör ki, molla yönetimi Irak, Suriye ve Yemen’de savruldukça savruldu.

Şimdi ateşin onlara da dokunma tehdidi altındalar. İçlerindeki beyinsizler yüzünden İran halkı  cezalandırılmasın inşAllah.

İran’a yapılan bize yapılmıştır.


Rabbim mazlumların yar ve yardımcısı olsun inşAllah. Amin.

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması; mukaddes Mescid-i Aksa’mızın, Filistin’imizin, Osmanlıca’mızın özgürlüğü ve tatil olması dileğiyle Cuma bayramımız mübarek olsun.

Selam, sevgi ve duayla...

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Tevhid dostu

16 Ocak 2026 20:06

sofranıza çok çeşitli katık koyup nefsinizi azdirmayin. Bilali Habeş işkence görüyordu bildiği Ehad dı Ehad dan başka şey bilmiyordu mekkeli müşrikler de Bilal Ehad derken ne demek istiyor demek istediğini biliyorlar dı ki işkence ediyordu . Bu günkü müşrikler bizim iman adına söylediklerimizin anlamını bildiğimizi bilseler Bilal den daha ağır işkencelere maruz kalırız Biz en çok İhlas suresi ni okuyoruz da neden İşkence görmüyoruz. bilmediğimizi biliyorlar. Namaz iman değildir imanı   güçlendiren büyük ameldir iman şirk sizliktir. Tevhidi sağlam olmayan tagutu red edemez tagutu red edemeyen şirkten beri olamaz şirkten beri olmaya nın? namazı olsa ne, hacı olsa ne, olmasa ne.? Kapalı olsa ne olmasa ne.? Sünnete uygun Sakalı olsa olmasa ne.?

İsmail

16 Ocak 2026 18:34

Şevki hocama selamlar.Mumin kardeşlerim geçmiş geçmişte kaldı.Gecmisi deşmek bu güne kadar hiç bir müslüman ülkeye ve halkına fayda getirmemiş.Oncekiler yaşadığı dönemin hesabını Allah'a verecekler.Biz yaşadığımız dönemin hesabını Allah'a vereceğiz.Gecmisi unutmayalım.ondan dersler çıkaralım iyi ve faydalı olanı alalım.Zararli ve kötü olanı bırakalım.Hep birlikte tövbe edip Allah'ın ipine sımsıkı sarılalım.Goreceksiniz Allah'ın Nemruda İbrahimi Firauna Musayi Ebu CehileHz.Muhammed a.s ı galip getirdiği gibi o kâfirlerin bu günkü nesillerini darmadağın birini getirecektir.Allah her şeye kadirdir.La galibe illAllah

Essenevi

16 Ocak 2026 16:51

“Men dakka dukka” (Eden bulur. Yani başkasının kapısını kötü niyetle çalan adamın, aynı şekilde kapısı çalınacaktır) Hadis-i Şerif demişsiniz sayın hocam, Bildiğim kadarıyla bu bir hadis değil, şayet hadis ise ravi ve kaynağıyla beraber bi sonraki yazınızda yazar mısınız? Allah'a emanet Rabbim yar ve yardımcınız olsun.

Kanber

16 Ocak 2026 15:56

Selamlar hocam. Allah razı olsun. Bunlar Müslüman kardeşliğini, Ümmet birliğini bir kenara atmış. Pers ırkçılığını mezhepcilik yutturmacası ve dayatmasıyla İsrail ile Amerika ile değil de Müslümanlarla savaşmaktadırlar.

Burak

16 Ocak 2026 14:30

Bir İslam Cumhuriyeti hakkında konuşurken sözlerinize biraz daha dikkat etmenizi isterdim hocam. İran’ın tabiki hataları vardır ama gün şeriat rejimini eleştirme günü değildir.

ata

16 Ocak 2026 12:06

iranlı kardeşinde biraz kafa olsaydı, osmanlının gelişmesine köstek olmaz, osmanlı ile düşman olmaz dost kalırdı. ama nerde o kafa... yani efendim eden bulur... ha parçalanmasını istemeyiz ama en üç parça olma ihtimali hiç uzak değil... ve iran bunu gerçekten haketti. yıllarca israil düşmanlığı yapıp müslüman öldüren bir bunlardı bir de şu cihatçı, daeş, işid.... grubu...

Ömer

16 Ocak 2026 08:24

Şevki hocam bu nasıl makale anlamadım . Tamam İran’a yapılan saldırılara karşıyız da , İran’ın yaptıklarını şii fitnesini es geçmişsiniz bu olmamış . İmâm Humeyni denen zat tam bir islam düşmanıdır . İran yönetimi Suriye’de yememde katliam yapmış Müslümanları mahvetmiştir . ABD ve  itraile taşeronluk yapmıştır . Bu sadece yorum değil tarihi gerçeklerdir . İran fitnesini nasıl hafife alırsınız ? İran bir islam devrimi değil şii pers hareketidir . Daha yeni İran ihaları PKK nın elinde bulunmuştur . Bizim İran halkıyla problemimiz yok yönetimi çok tehlikeli ve bozuk islam alemi için büyük tehdittir . Abd ve itrail bakın göreceksiniz şii kartını bırakmayacak rejimin devamını isteyecektir . Uyanık olalım birlik olalım Ehl-i sünnet le ümmet olalım düşmanı iyi tanıyalım . İran yönetimi asla masum değil .

El Muzaffer Daima

16 Ocak 2026 08:18

Şevki hocam sen Ümmet adına bu düşünceyi serd ediyon doğru biz İran halkının faydasını savunur severiz ancak Humeyni kişisini , Yukarıdaki Ehli Beyt zevati Kiramla bir tutman anlaşılır değildir,proje adamla yol yürümez ne humeynisi ne işi

MUZAFFER...

16 Ocak 2026 06:22

ELİNE SAĞLIK HOCAM ALLAH C.C RAZI OLSUN ÖMRÜNÜZ BEREKET VERSİN İNŞALLAH AMİN, GUYYA MÜSLÜMAN LAR İYİ OKUSUNLAR ,KİBİRLİ LER İYİ OKUSUNLAR, ŞEYTAN NIN OYUNCAĞI OLANLAR İÇİN İYİ BİR ÖRNEK DİR.........MÜSLÜMAN MEZARDA MI BİRLİKTE OLACAKSINIZ MÜSLÜMAN.........KAFİRLER BELİ DİR YAHUDİ LER BELİ DİR, HAÇLI LAR BELİ DİR, KİME NİYE HİZMET EDİYORSUNUZ ,ALLAH C.C TUZAKLARI BOZAR İNŞALLAH AMİN........

Dostları kızdırma...

16 Ocak 2026 06:12

Sayın Şevki ağabey! Amerikaya, "vahşi, kan emici, zalim" demişsin ama, bak dostumuz Trump ve dostları sana kızabilirler ha... Dikkatli ol.

Şevki Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle