• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Selma Savcı
Selma Savcı
Selma Savcı
TÜM YAZILARI

Ortadoğu yeniden şekilleniyor... Mekke Ortak Savunma Anlaşması İslam coğrafyasına mesajı verdi!

09 Ağustos 2026
A


Selma Savcı İletişim: [email protected]

Ortadoğu yeniden şekilleniyor... Mekke Ortak Savunma Anlaşması İslam coğrafyasına mesajı verdi

SELMA SAVCI

    Haftanın en önemli olaylarından biri sadece ülkemizin değil, tüm Avrupa’nın ve Müslüman coğrafyasının dikkatini çeken ve bazılarını koltuktan ayağa kaldıran bir gelişme olarak ön plana çıktı.
    Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması çok ama çok ses getiren bir gövde gösterisine dönüştü.
    Öncelikle bu devasa bir devlet projesi olan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın detaylarına bir göz atalım, sonra konuyla ilgili elbette söyleyeceklerimiz olacak...
    AA’nın verilerine göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.
    Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.
    Mekke Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturmak amacıyla bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor.
    Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor.
    Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor.
    Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki köklü kardeşlik bağlarını pekiştiren, kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.
    Anlaşma, “bölgede barışın, huzurun ve güvenliğin destekleyici unsuru” olarak değerlendiriliyor.


  “Türkiye’nin NATO üyeliği ile bölgesel ortaklıklarının birbirinin alternatifi olmadığını, güvenlik yükünün paylaşılmasını sağlayan tamamlayıcı yapılar” olduğunu belirten yetkililer, “Bu anlaşma saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım” değerlendirmesinde bulundu.
    “Mekke Anlaşması’nın, hiçbir ülkeyi hedeflemediğini, mevcut diyalog kanallarını kapatmadığını” vurgulayan yetkililer, anlaşmanın, taraflardan birine yönelik silahlı saldırıyı tümüne yapılmış sayarak Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca ortak savunma, meşru müdafaa ve karşılıklı güvenlik taahhüdünü teyit ettiğini bildirdi.
    Yetkililer, bu anlaşmanın, yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliğinde olduğunu dile getirdi.
    Türkiye açısından bakıldığında, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın, bölge ve İslam dünyası için her anlamda tarihi nitelikte olduğu yorumunu yapan yetkililer, “bölgedeki güvenlik mimarisinin Mekke Anlaşması ile yeniden dizayn edildiği” değerlendirmesini yaptı.
    Anlaşmayla Türkiye’nin başka çatışmalara sürüklenmediğini, bölgesel etkisini ve tecrübesini bölgenin güçlü aktörleriyle birleştirdiğini belirten yetkililer, “Türkiye değişen ve karmaşıklaşan uluslararası güvenlik ortamında işbirliği seçeneklerini çeşitlendiren bir düzenlemeye imza atmıştır. Türkiye’nin Mekke Anlaşması’na imza atması, küresel deniz ticaret yollarının güvenliğini güçlendirerek ihracata, enerji tedarikine ve ekonomik istikrara katkı sağlayacaktır. Anlaşmaya katılım, Türk askerinin her bölgesel krize gönderileceği anlamına gelmemektedir. Kuvvet kullanımı ve askeri harekât kararları anayasal düzen ile ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınacaktır.” ifadelerini kullandı.


 Görüldüğü üzere çok önemli bir kutsal topraklarımızın emanetçisi olmamız ve aslında İslam coğrafyasına verilecek bu liderlik görüntüsüyle tamamen bakıldığı zaman ümmetin lideri olan bir Türkiye inşa edilmiş oldu. Bu olayı sulandırmak ya da yahu dertsiz başımıza dert aldık, bazı ülkeleri kendimize hedef haline getirdik açıklamaları ise gereksiz cümlelerden olacaktır.
    Tabii bu hamlelerin aslında İslam düşmanı ve masum sivillerin katili olan zorba devlet İsrail’i endişelendirdiğini de açıkça söyleyebiliriz.
    ABD’nin Suudi Arabistan, Katar gibi ülkeleri Abraham Anlaşmasına ikna etme çabaları suya düştükten sonra, üstüne bir de İsrail’in ticaret koridorlarında yer alma şansı çok ama çok azaldı. İsrail Enerji Bakanı Kohen’in itiraf gibi açıklamaları ise bu durumun en açık kanıtı.
    İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, “Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt’ten Akdeniz’e ve oradan Avrupa’ya uzanan bir kara koridoru inşa etmek mümkün ve biz bu rotanın İsrail’den geçmesini sağlamak için Yunanistan ve ABD ile çalışıyoruz. Ancak Türkiye de rotanın kendi topraklarından geçmesini istiyor.” demişti. Olay aslında çok net; Haç ile Hilalin mücadelesini ilelebet göğüsleyen bir ülke olarak yolumuza Rabbimizin inayetiyle kararlı bir şekilde devam edeceğiz inşallah.
    Allah yar ve yardımcımız olsun, cennet vatanımızı her türlü dış mihraklardan korusun...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23