Bu Tilki zırcahilin teki...
Aleyna Tilki denilen bir kızcağız var malumunuz.. Evet kızcağız diyorum çünkü kendisi benim nezdimde zırcahilin teki... Sadece sosyal medyadan gördüklerini bizim örf ve adetlerimize uymadığını bildiği halde büyük bir tehlike arz edecek şekilde kendinin PR’ını yapıyor her defasında...
Aleyna Tilki denilen bu şarkıcı müsveddesi geçtiğimiz akşam Ankara ODTÜ Vişnelik’te sahneye çıkmış. Elbette yine malum kıyafetsizlikle, yine teşhirciliğin zirve noktasını yaşayıp sahneye çıkmış. İşin garibi ise; yoğun ilgi ve sevgiyle karşılanan Aleyna, dinleyicisinin ‘bi daha tezahüratları’ ile uzun bir süre sahnede kalmaya devam etmiş. Konser öncesi ve sonrası röportaj veren Tilki ise konserlerin devam edeceğini ve gösterilen ilginin mutlu ettiğini dile getirmiş.
Şimdi sanat ve şarkıcılık kavramının içini ülkemizde bir hayli boşaltan ve yeni nesile örnek olduğunu her defasında söyleyen bu kızcağız, ülkemizde teşhircilikte ön plana çıkan Manifest grubundan daha önce ortaya çıkmıştı. Bu tür akımların başrolünde bu kızın olması aslında yeni örneklendirmelerin de önünü açmış oldu bazı tayfalar tarafından...
Evet, bu sahne öncesinde röportaj veren ve sahneye iç çamaşırlarıyla çıkmayı sanat zanneden bu zavallılar sürüsü, artık edepsizlik kavramının da bu ülkede bir yeri olduğunu hatırlamalılar.
Aynı Tilki, hani gençlere örnek olduğunu söyleyen bu Tilki; 8 yaşında sevgilisi olduğunu bir sosyal medya mecrasında öyle güzel anlatıyor ki, kahkahalar eşliğinde ve sunucunun bile büyük şaşkınlık içerisinde sen ciddi misin sorusuna ise; “Ben de o yaşta aldatmıştım sevgilimi ve daha sonra ise yeni bir sevgili buldum” sözleriyle artık çukurlaşmanın da ötesindeki söylemlerini arka arkaya dile getiriyor.
Ve aynı Tilki; kumarı seviyorum ve belli bir limit çerçevesinde oynamaktan da mutluluk duyuyorum diye, başında gençlik dumanlarıyla hayatlarını idame ettiren evlatlarımıza kötü örnek olmaya devam ediyor.
Diyeceksiniz ki; sen de evlatlarına bunları izlettirme, özgürlük var bu ülkede.. Evet bu naraları atanların zaten tek dayanakları bunlar...
Bakınız, bu tiplemelerin bu ülkede ne denli daha fazla yer aldığını düşünürsek her defasında işte o zaman büyük bir tehlikenin içine düşeriz dostlar.
Ben bu tür aykırılıklara ve daha doğrusu toplumsal örf ve adetlerimize ters olabilecek her türlü ‘özgürlük’ diye bize yutturulmaya çalışılan bu ahlaksızların önüne geçmeliyiz. Bunu elbette hukuki zemin çerçevesinde, belli kalıplara bu tiplemeleri sokarak yani, sosyal medyada yalnız bırakarak, her gördüğümüz yerde basın mensupları olarak kendilerine bir değer atfetmezsek işte günün sonunda bunlardan da bu toplumun kurtulduğunu göreceğiz.
Burada teşhircilik yaparak sözde şarkı söyleyerek paraları cukkalayıp PR yaptıkça yapan bir Tilki’nin bugün gelinen noktada gençliğimizi daha fazla zehirlemesinin önüne geçmek zorundayız.
Verdiğim örneklere de dikkati çekersem, ne kadar kötülük varsa onları öven sözlerle bu zihniyetin zaten gençliğe bir iyilik aşısı yapması da mümkün değildir.
Her defasında zikrediyorum; sanat çıplaklık değildir... Sanat adı altında kendi vücudunuzu milletin gözünün içine sokarak şarkı söylemeyi Avrupa’daki ne idüğü belirsiz birçok ülkeden örnek alınarak toplumun temel taşlarını yerinden oynatmaya çalışılması muhakkaktır. Onun için bu tilkiliklerin peşinden değil, bu tilkilikleri tamamen kökünün zihinsel anlamda kurutulmasıyla temiz bir toplum inşa etmemiz mümkündür...
Ezcümle; her kim olursa olsun; bu tür teşhircilikle ve gençliğin beynine girerek zihinsel işgale izin veriyorsa bizler buradan bu eleştirilerimizi ve uyarılarımızı her daim yapmaya devam edeceğiz evelallah. Amacımız ve gayemiz evlatlarımızın teşhircilikten uzak ve ahlaki kurallar çerçevesinde vatana millete hayırlı insanlar olarak yetişmeleridir vesselam...







