Müptezeller ordusu...
Belki sayısız kez yazmışımdır ve bıkmadan usanmadan, aile yapımızı tehdit eden her ne sapkın grup varsa da bir elif gibi dimdik durarak yazılarımı yazmaya devam edeceğim. Çünkü bu sapkınlar grubunun temel amacı bahsettikleri gibi özgür bir hayat tarzı değil, tamamen mantar gibi çoğalma gayreti içinde bu zihniyetin tamamen hortlatılması...
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu irade ile on yıllık ‘Aile Yılı’ vizyonu kapsamında gerçekleştirilen ‘Ailem Güvende’ operasyonu, gündemdeki yerini koruyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda 15 ilde düzenlenen operasyonda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlemler gerçekleştirilirken, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği ise aralarında Kaos GL, CETAD, Muamma LGBTİ+, SPoD gibi sapkınlığı yayan eşcinsel dernekler ile bazı sapkın fenomenlere ait toplamda 73 sosyal medya hesabına ve internet sitesine erişim engeli getirildi. Bu rakamların haliyle günbegün daha da fazlalaştığını net olarak söyleyebiliriz.
Ve yine Adalet Bakanlığından 81 ildeki Cumhuriyet Başsavcılıklarına talimat da verildi... Çocukları ve gençleri cinsiyetsizleştirmeye teşvik ettiği değerlendirilen faaliyetlerin arkasındaki amaç ve kullanılan yöntemlerin araştırılması, çeşitli suçlarla bağlantı tespit edilmesi hâlinde ise derhal adli işlem başlatılması istendi.
Ve yine geçtiğimiz gün de; Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliği, müstehcen içerik ve LGBT propagandası niteliğinde paylaşımlarda bulunan ve devam eden adli soruşturmaları hedef gösteren 58 sosyal medya hesabı ile bir web sitesi için erişim engeli kararı verdi.
İşte bu ortak akıl ve irade ile birlikte bu topraklardan bu sapıkların kökünün kazınması geleceğimiz olan evlatlarımız için de çok önemli bir gelişmedir. Bu konuyu elbette sulandırmak isteyen iki-üç tane müptezel de çıkmıyor değil...
Gazeteci müsveddesi Şirin Payzın, müstehcen içeriklerin çocukların dahi ulaşabileceği platformlarda yayımlanmasını "bireysel özgürlük" olarak değerlendirirken, Deniz Zeyrek denilen birilerinin kalemşörü zat da; LGBT derneklerine ve mekanlarına yönelik operasyonlar için "Topluma hiçbir faydası yok" ifadelerini kullanarak, saflarını belli etmişler.
Sorarım şimdi siz değerli okuyucularıma; gerçekten bu yapılan operasyonların geleceğimize ve yaşadığımız bu topluma hiç mi faydası yok? Bunların istediği Türkiye'nin dinamiklerinde asla bu sapkınlığa yer verilmeyecektir. Bu kafası basmayan iki arkadaş da şunu iyi bilmeliler ki; o malum sapıklara şirin gözükmek istemeleri onların kişisel tercihleri olabilir ama bu devletimizin beka konusu olan bu LGBT ahlaksızlıklarının da sonu bunlar da istemese elbette gelecektir.
Bırakın bu "özgürlük" naralarını... Özgürlük dediğiniz şey pankartlar açıp, "Velev ki i.neyiz diye dolaşmak" değil, ya da "Yaşasın Eşcinsel aşk", "Kadın kadına", "Anayasada cinsiyet kimliği", "Alışın her yerdeyiz" söylemleri ile gençliği zehirlemek değildir.
Özgürlük dediğiniz kavram eşcinselliği meşrulaştırıp; kadın kadına, erkek erkeğe olan o Lut Kavmi'nin 2026 versiyonunu hele hele bu ülkeye yaşatmak hiç değildir.
Bu müptezeller ordusu artık devletin sıkı takibi altında olacakları için ben bir vatandaş olarak hakikaten çok mutluyum. Her kim de bu ahlaksızlar ordusuna bir gram bile destek veriyorsa da umarım hukuki çerçeveler dahilinde gerekli tüm müdahaleler en kısa zamanda yapılır...
Eşcinselliği yaymak için orada burada yürüyüş yapıp, gençlere kötü örnek olmayı marifet sayan sözde aydın geçinen ve malum kesimlerin gazeteci kisveli provokatörlerinin de dayanacakları bir argümanları da yapılan kanuni düzenlemelerle iyice yok olacaktır vesselam..
Selam ve dua ile...







