--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Osmanlı’nın yıkılmasına İttihatçılar sebep oldu -23-

NETİCE VE SON SÖZ  

c-İttihatçılar’ın Cihan Harbi’ne girme Gerekçeleri

*Zahiren, İttihatçıların I.Cıhan Harbine girmek için ileri sürdükleri gerekçeleri şöyle sıralayabiliriz: 1-Meşrutiyetin yeniden ilanı; Padişahın yetkilerinin sınırlandırılması ve Kanun-u Esasi’nin yürürlüğe konulması. ‘Hürriyet-Musavat ve Adaleti hakim kılmak’. 2-Devleti kurtarmak; Osmanlı Devleti’nin çöküşünü durdurmak ve kaybedilen toprakları geri almak. 3-Ekonomik durumu düzeltmek; Osmanlı’yı borçlarından kurtarmak. 4-Türk birliğini sağlamak; Azerbaycan, İran ve Türkistan’daki Türkleri bir bayrak altında toplamak ve milliyetçiliği esas alan bir devlet oluşturmak. İttihatçılar bu hedeflerine, ancak Almanya’nın yanında Cihan Harbi’ne girerlerse ulaşacaklarına inanmışlardı. ACABA HADİSELER İTTİHATÇILARIN DEDİKLERİ GİBİ Mİ CEREYAN ETTİ?                                                    *1-Evvela İttihatçılar bir darbe ile (Bâb-ı âli baskını) iktidara geldiler.Harbiye Nazırı Nazım Paşa’yı öldürdüler ve Sadrazam M.Kâmil Paşa’yı zorla istifa ettirdiler. İttihatçılar, İmparatorluğun yıkılmasına ve kendilerini fesh edinceye kadar oligarşik bir yönetim kurdular ve Devleti tek parti (İTF) otoritesiyle yönettiler. İTF idareyi tamamen elegeçirdikten sonra (1913) muhaliflere karşı çok sert davrandılar, adeta terör estirdiler. Muhalif basını susturmaya başladılar. Bu meyanda muhalif gazeteciler Hasan Fehmi ve Ahmet Samim’i suikastlarla öldürmüşler ve kurşunla sansür dönemini başlatmışlardır. Talat, Enver ve Cemal Paşalar’ın iktidarında tam bir diktatörlük yaşanmıştır.                                                           2- İTF, başlangıçta; İmparatorluk içindeki bütün etnik ve dini unsurları (Türk, Rum, Arap, Ermeni,vs) ‘Osmanlıcılık İdeolojisi’ etrafında birleştirmek istediler. Ve bir hürriyet ortamı hazırladılar. II.Meşrutiyet’in ilanıyla (23 Temmuz 1908) siyasi partiler kuruldu, cezaevlerindeki siyasi suçlular serbest bırakıldı. Meclis-i Mebusan’da gayr-i Müslim unsurlara da yer verdiler. Kısa süreliğine bir hürriyet ve musavat devri yaşandı. Bu durum toplumda bir bayram havası yaşattı. Fakat heyhat! daha sonra (Bâb-ı âli baskını-1913) bundan vazgeçip, otoriterleşme ve baskı dönemine (parti diktatörlüğü-üç paşalar dönemi) geçtiler. Bu dönemde muhalefet susturuldu ve basına sansür geri geldi. Bu tarihten sonra İttihatçılar ‘Türkçülük İdeolojisini’ benimsediler. Bu durum İttihatçılar’ın önceki söylemleri olan ‘Kardeşlik ve Eşitlik’ tezlerini tekzip etmiştir. 3-T.C. Maliye ve Hazine Bakanlığı arşiv bilgilerine göre; II.Abdulhamid Han zamanında devletin iç-dış borcu yaklaşık 200 milyon Osmanlı lirasıydı. İttihatçılar Devlet’i savaşa sokmakla askeri harcamalar artmıştır. Savaşın getirdiği cephelerin lojistik ihtiyaçları, silah, cephane ve iaşe masrafları devletin maliyesini zor durumda bırakmıştır. İttihatçılar masrafları karşılamak için bir taraftan Almanya ve diğer faizcilerden dış borç para alarak devleti ciddi şekilde borca batırdılar, diğer taraftan da karşılıksız kağıt para basarak (Evrak-ı Nakdiye) paranın değerini düşürüp hayat pahalılığını (enflasyonu) artırdılar. Bu durum ürün darlığına sebep oldu. Halk bir taraftan yokluk, diğer taraftan da kıtlıkla mücadele etmek zorunda kaldı. Devletin 1918 başlarında sadece toplam dış borç miktarı yaklaşık 360 Osmanlı lirası olmuştur. 4-İttihatçılar sözde Osmanlı’yı yıkılmaktan kurtarmak ve kaybedilen toprakları geri almak iddiasındaydılar. Fakat basiretsizce ve Alman hayranlığıyla, körü körüne Osmanlı’yı savaşa sokarak bu ham hayallerini maalesef gerçekleştiremediler. Şöyle ki: Kanal harekâtında İngilizlere karşı mağlup olup, Suriye, Irak, Filistin, Hicaz ve Trablusgarb gibi eldeki toprakların kaybedilmesine sebep oldular. Harpte çeşitli cephelerde (Kafkas, Kanal, Çanakkale, Irak,Suriye-Filistin, Hicaz-Yemen, Galiçya, Romanya ve Makedonya) Osmanlı askerlerini savaşa sürerek hem zaiyatlarına ve hem de ekonomik kayıplara sebep oldular. Lojistik destekten mahrum, gerçeklikten uzak planlarla, olumsuz kış şartlarında yapılan Sarıkamış harekâtıyla büyük bir felakete sebep oldular. İttihatçılar zahiren Devleti kurtarmayı hedeflediklerini söylerken, çok daha büyük toprak kayıplarına sebep olup, Devleti çökertiler ve Devleti bitirdiler. İmzaladıkları Mondros Mütarekesiyle Türk’ün son kalesi Anadolu topraklarının da işgaline zemin hazırladılar.

d-Osmanlı’yı Cihan Harbi’ne Mason-Milliyetçi Ortaklığındaki İTF Soktu *Alman Goeben muharebe kruvazörü ve Breslau kruvazörüAkdeniz’de İngiliz ve Fransız donanmalarının sıkıştırmasıyla 10 Ağustos 1914’te Çanakkale boğazından geçerek İstanbul’a geldi. Gemilerin Çanakkale boğazını geçmesine Hükümetten habersiz bizzat Enver Paşa emir verdi. İtilaf devletlerinin tepkisini çekmemek için de Osmanlı devleti bu gemileri satın aldığını duyurdu. Gemilere Osmanlı bayrağı çekilerek, mürettebata fes giydirildi ve gemilere de Yavuz ve Midilli isimleri verildi. Fakat gemilerin kumandanlığı Alman Amiral Wilhelm Souchon’un uhdesinde kaldı. Enver Paşa kabineden habersiz Amiral Souchon’a Karadeniz’e açılma izni verdi. 29 Ekim 1914’te Osmanlı bayraklı Alman amiral kumandalı gemiler Rus limanlarını (Sivastopol, Odessa, Feodosya) bombalamaya başladılar. Bunun üzerine Rusya 30 Ekim 1914’te Osmanlı İmparatorluğuna savaş açmıştır. Harbiye Nazırı ve Başkumandan vekili Enver Paşa, Padişah fermanı olmadan ve Kabine’nin onayını almadan, sadece İttihat ve Terakki Genel Merkezi kararıyla ve bir emr-i vakiyle 30 Ekim 1914’te Rusya’ya savaş açarak Alman İttifak bloğunun yanında Osmanlı’yı savaşa sokmuştur. Savaştan İttifak bloğunun galip çıkamayacağı belli olmuşken, İttihatçılar bile bile Osmanlı’yı İttifak bloğu yanında savaşa soktular.Çünkü savaşın en önemli cephesi olan Batı cephesinde Almanlar 5-12 Eylül 1914’te İtilaf güçleri tarafından Marne’de durdurulmuştu. Ve Almanlar buradan öteye geçememişlerdi. Devam edecek...                        

 

Prof. Dr. Yusuf Özertürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle