Yeni Asya’ya uyarı: Eşcinsel destekçiliği yapmayın
Yeni Asya gazetesi kendisini nasıl tanımlıyor?
Said Nursi’nin talebesi ve onun yolundan giden Müslümanlar olarak kendilerini tanımlıyorlar.
“gerçekte böyle değiller” şeklinde bir iddiam yok.
Buna haddim de yok.
Ama şunu söylemeliyim:
“Kendilerini Said Nursi’nin talebesi olarak tanımlayan insanlar eşcinsel destekçisi derneklerin, oluşumların propagandasını nasıl yaparlar.”
Yeni Asya gazetesinin birinci sayfasından aktarıyorum:
“Freedom House’un 2026 raporunda Türkiye 31 puanla ‘Özgür değil’ kategorisinde yer aldı: Türkiye yine özgür değil”..
Hemen merak ediyoruz.
Said Nursi’nin talebeleri, namaz kılma konusunda mı özgür olunmadığını söylüyorlar. Kur’an öğrenme konusunda mı bir olumsuzluktan bahsediyorlar. Yoksa Süleyman Demirel’in, okumaları için Suudi Arabistan’a göndermeye kalkıştığı başörtülü öğrencilerin mağduriyetini mi hatırlatıp, ‘İslam’ın emri yine özgür değil’ tespiti yapıyorlar.
Olur ya belki de Said Nursi’nin yazdığı Risale-i Nur ile ilgili bizim gözümüzden kaçan bir yasaklama vardır diye de sorgulama yapıyorum.
Ne namaz kılma ile ilgili bir yasaklama var. Ki tam aksine, cuma namazını kılmak isteyen üniversite öğrencileri için, ders saatlerinin ibadet hürriyetine uygun şekilde belirlenmesi için YÖK yazısını hatırlıyorum.
Üniversitelerimize, kamu binalarımıza, hatta liselerimize varıncaya kadar açılmış mescidleri hatırlıyorum.
Namaz kılma konusunda, kimseye bir sorgulama yapılmadığını biliyorum.
O halde “Türkiye özgür değil” denilirken, çıkış noktasının namaz kılma konusundaki bir engelleme olamayacağını kesinleştiriyorum.
Kur’an öğrenme konusunda bir engel var mı?
28 Şubat sürecinde 14 yaşından küçük çocukların Kur’an kursuna gitmeleri yasaklanmıştı. Elhamdülillah; bugün sübyan mekteplerinde çocuklarımıza Kur’an öğretiyoruz.
O zaman başörtü konusunda bir engelleme var da, bizim gözümüzden mi kaçtı diye merak ediyorum.
Başörtü konusunda da, ne okullarımızda, ne kamu kurumlarında, adliye-polis hatta askeriyeye varıncaya kadar hiçbir yerde özgürlük kısıtlaması olmadığını görüyorum.
Özgürlüğe tek taraflı da bakmıyorum.
Başörtüyü yasaklamak da olmasın, kendi isteği olmaksızın herkese başörtü takma zorunluluğu da olmasın.
Başörtü takma zorunluluğu konusunda biz böyle bir hassasiyete sahip olsak da, benim kanaatim bunun pek pratik bir faydası yok. Çünkü bu yönde bir dayatma olduğunda, laikçiler, Kemalistler herkesten önce pireyi deve yaparak zaten bunun önüne geçerler.
Peki namaz kılmada bir özgürlük ihlali yok, Kur’an öğrenmede özgürlük ihlali yok, başörtü takma veya takmamada bir özgürlük ihlali yok.
Yeni Asya gazetesinin Türkiye’de özgürlük yok başlığını nereye oturtacağız?
Freedom House’un raporunu özetleyen Yeni Asya konunun ipuçlarını da veriyor.
Meğerse Türkiye’de internet siteleri yasaklanıyormuş.
Hemen merak ettim, Yeni Asya’nın internet sitesi acaba kapatılmış mı diye.
Hayır açık.
Binlerce, on binlerce haber sitesi ulusal veya mahalli, yayınlarına devam ediyor.
En muhalif internet sitelerinden Sözcü’nün, Cumhuriyet’in, Birgün ve diğerlerinin internet sitelerinde herhangi bir kısıtlama yok.
Aklıma T24 geldi.
T24 ile ilgili, eşcinselliği meşrulaştıran, teşvik eden haberlerin yoğun olarak kullanılmasından kaynaklı alınmış bir erişim engeli var.
Yeni Asya’nın rehberi Freedom House’un, Türkiye’de internet siteleri engelleniyor derken kastı da işte bu eşcinselliği meşrulaştıran haberleri ile öne çıkan siteye verilen erişim engeli kararı.
Bu noktada Yeni Asya’nın yöneticilerine sorayım: T24 internet sitesinde iki yüze yakın eşcinselliği normal gösteren haber yayınlandığı belirtiliyor.
Bunları siz gazetenize koyar mısınız?
Sitenize koyar mısınız?
Hatta şunu söyleyeyim:
Sizin söz sahibi olduğunuz bir ülke yönetimi söz konusu olsa, eşcinselliği meşrulaştıran haberleri yapan yayın organlarına özgürlük adı altında sessiz kalır mısınız?
Ki, sadece o site değil, birçok solcu-Kemalist internet sitesi, yukarıda ismini verdiğim Sözcü, Birgün, Cumhuriyet gazetelerinin internet siteleri, hemen her gün küçük de olsa benzer haberler de yapıyorlar.
Ama erişim engeli getirilen internet sitesi, bunu bir de yabancı derneklerden aldığı paralarla yoğun olarak yapmış olması sebebiyle erişim engeline muhatap oluyor.
Yeni Asya yöneticileri samimi olarak bana cevap versinler.
Ahmet Battal mı verir yoksa Faruk Çakır mı bilmiyorum.
Cevher İlhan mı verir, eski genel yayın yönetmenleri Kazım Güleçyüz mü verir bilmiyorum.
Samimi olarak soruyorum: Freedom House’un eşcinsel destekçiliğine alet olmaları kendilerine yakışıyor mu?
Ki dün Manşetlerin Dili programında dile getirdim.
Freedom House’un 2026 raporunda Türkiye 31 puanla özgür değil kategorisinde yer almasında çıkış noktası olarak kabul edilen eşcinsel yayınların yapılamaması noktasındaki eksi puanlar, Yeni Asya grubu için özgürlük kısıtlaması mıdır yoksa her Müslümanın üzerine düşen, gençleri sapkınlıktan koruma hassasiyeti midir?
Bırakın sapkınlar, eşcinselliği teşvik etmek için, bu konuda yaptıkları yayınların engellenmesini özgürlük ihlali olarak değerlendirsinler.
Ama Said Nursi’nin talebesi olduğunu iddia eden Yeni Asya bu oyuna nasıl gelir?
Freedom House, her türlü sapkınlığın serbest olduğu bir ülkeye 90 puan 100 puan verdiğinde Yeni Asya gazetesi, “ne özgür ülkeymiş” diye bir haber yaptığında ahirette Allah’a vereceği hesaptan korkmaz mı?
Sapkınlığı özgürlük olarak değerlendirmek ahirette vereceğimiz hesabı zorlaştırmaz mı?
İşin daha da vahimini aktarayım.
Freedom House’un Türkiye’de özgürlük yok iddiasına sundukları diğer gerekçelere de baktım.
Orada eşcinsellere yönelik
baskıların olduğundan bahsediliyor,
Eşcinsellerin temsil haklarının olmadığı iddia ediliyor. Sanki Türk toplumunda eşcinsel yoğun olarak %15, %20 (Allah korusun) bir nüfus varmış, o nüfus temsil edilemiyormuş gibi bir algı yapıyorlar.
Tövbe tövbe.
Bir de eşcinselleri bu ülkeye yönetici mi yapacaksınız.
İnşallah uyarımız Yeni Asya grubunda bir öz eleştiriye kapı aralar.
Bilmiyorum Anka haber ajansı, dindar insanları zehirlemek için Yeni Asya grubuna haberleri bedava mı gönderiyor!.
Ben kendilerine Hucurat Suresi’ndeki Ayeti Kerime’yi hatırlatayım.
Onlar gerisini, Risale-i Nur’dan okusun, tefekkür etsinler.







