• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI
13 Aralık 2020

Ya hayır konuş ya da sus!

 

Bismillah…

Rabbimiz buyuruyor, “Kullarıma söyle, en güzel sözü söylesinler!” (İsrâ, 17/53) 

Çirkin sözü söylemek kolay ve de söyleyeni çoktur; önemli olan güzel sözü söylemek ve altını doldurabilmek. Nitekim en güzel sözü söyleyip, hakkını vermemek ya da aksine hareket etmek daha çok vebal getirir. İnanarak ve halis niyet taşıyarak Rabbimizin yapılmasını emrettiği davranışları, yasaklarından da kaçınarak –amel-i salih’i- sergileyerek ayetteki mesajın hakkını vermeliyiz.

Gelin, isterseniz Yüce Allah’ın, Kelime-i Tevhidi’nin ilk kısmında öğretilen prensibe uyup, kötü olanı terk etmekle başlayalım: “…Onlar (Müminler) ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler…” (Müminun 23/3)

Ve sonra… 

Her biri diğerine ışık olan ayetlerin öğretilerine bakalım:

“O halde sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden kullarımı müjdele! İşte onlardır Allah’ın hidâyetine mazhar olanlar ve işte onlardır akl-ı selim sahibi olanlar.” (Zümer 39/18) Peygamberi Zişan efendimiz (sas) de şöyle buyurmuşlar: “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.” (Tirmizi Züht) 

Aslında, esas olan: Kötüyü/kötülükleri telaffuz etmekten ziyade iyiyi/iyilikleri (haber de olsa) konuşmak ve gündemin boşluğunu güzel, fayda umulan hususlar ile doldurmaktır…

Bugün medyanın en çok düştüğü hatalardan biri, her duyduğunu toplum için fayda zarar düşüncesine itibar etmeden ve önünü arkasını soruşturup incelemeden, reyting/tık uğruna, haber adı altında piyasaya servis etmesidir.

Açıkçası ben, inancım gereği İslam Esaslarını baz alacağım. Ve bazen doğru da olsa o an, burada söylemem faydadan ziyade zarar getirecekse yer vermeyeceğim.

Allah’ın vahyettiklerini insanlığa sunan Peygamberimiz,“Her duyduğunu nakletmesi kişiye yalan olarak yeter.” (Müslim, Mukaddime 5) buyurmuşlar.

Allah’ın izin ve inayetiyle bu kanaatimi ve üslubumu korumaya gayret edeceğim…

Bir bütün olarak ayet ve sahih hadisler baş kaynağım olmak üzere şu an yazının da başlığını teşkil eden düsturum, Resul-i Ekrem’in (sas):

 “Allâh’a ve âhiret gününe inanan, ya hayır konuşsun ya da sussun!” (Buhârî, Edeb,) kıymetlisözü olacak!

Öyle ya!

Yunus Emre (rh) meşhur mısralarında ne güzel anlatmışlar: 

Sözü bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz/Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz/ Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı /Söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz

…söz vardır insanı yüceltir, söz vardır kişiyi yerin dibine batırır…

Hadisin manasına uyacak olursak, bildiğimiz hayır namına ve de başta inananlar olmak üzere insanlığa fayda sağlayacaksa ve o an bizden başka söyleyen de orada yoksa onu konuşacağız. Aksi takdirde, prensip olarak susmayı tercih edeceğiz.

Zira çok konuşan çok yanılır, çok yanılan günaha düşer ve günah da Allah’ın gazabını celbeder, Allah muhafaza cehenneme bilet keseriz…

Efendimiz buyurmuşlar: “Doğruluk insanı Allah’ı razı edecek iyiliğe götürür, iyilik de cennete götürür. Kişi, doğru söyler ve doğru söyleye söyleye sonunda Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye kaydedilir. Yalan da kişiyi haddi aşmaya götürür. Haddi aşmak da ateşe götürür. Kişi yalan söyler ve yalan söyleye söyleye sonunda Allah katında yalancı diye kaydedilir.” (Buhari, Edeb; Müslim, Birr)

Allah Resulü yine şöyle buyurmuşlar: “İnsanoğlunun her sözü aleyhinedir; ancak iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak yahut Al-lah Tealâ’yı zikretmek müstesnadır.” (Tirmizî, Zühd )

Susmanın da konuşmanın da hayırlı olduğu anlar vardır. Mesela doğru şahitlik, “şahidin şehâdeti, adaletin gerçekleşmesine ve hakkın ortaya çıkmasına sebep olduğu için” gerekli ve vaciptir. Bunun yanı sıra “yalan şahitlik” de haramdır. 

O zaman başta olduğu gibi son sözü de ayete bırakalım:

“O hâlde, eğer öğüt fayda verirse/verecekse, öğüt ver.” (A’la 87/ 9)

İNANANLARIN GÖREN GÖZÜ, İŞİTEN KULAĞI

Hepimiz emanetiz, emanetçiyiz.

Bize verilen her nimet, imkân ve fırsat (varlığımız başta olmak üzere) hakkına riayet etmek suretiyle uhdemizdedir. Zira farkında olarak Hakkı teslim edilmeyen her davranış, hak sahibine ihanet olur.

Bu bağlamda, biz evvela Rabbimizin dünyada emanetçileriyiz, O’nun hakkını/hukukunu kulluğumuzla koruma yükümlülüğümüz var…

Verilen nimetleri, yüce Rabbimizin rızasına muvafık olarak kullanma görevimiz var. Soluduğumuz nefesten tükettiğimiz uzunca ömre kadar hepsinden hesaba çekileceğiz; sahip olduklarımızın hepsinden sorumluyuz.

Bugünden itibaren Rabbimin izniyle, tevdi edilen bu emanet köşede şimdilik haftada en az bir kez, ağırlıklı olarak İslam Dinine dair (İmam Hatip menşeili olarak), gücüm yettiğince pek değerli dini bilgileri sizlerle paylaşacağım.

Dolayısı ile, dokunacağımız her tuştan (nefsim adına söylüyorum) mesulüz.

İmam Şafii (rh), konunun önemine dair ne kadar doğru söylemiş:

“Ele geçen imkânı/fırsatı zayi etmek elem ve mihneti(sıkıntıyı) davet eder”.

Evet, yayın hayatına başladığı ilk günden bugüne, deklare ettiği, “Halkın gören gözü, işiten kulağı, haykıran sesi…” sloganının altını fazlasıyla ve hak ederek dolduran gazetemiz AKİT’in nazikâne verdiği bu imkânı, faydalı bir fırsata çevirerek “Hakk’ın ve halkın Davası’na naçizane katkı sunmaya çalışacağım. 

Yıllardır bünyesinde farklı hizmetler verdiğim bir okul mesabesindeki “Akit Medya Grubu”, ben bu görevi istemeden kendileri lütfettiklerinden, sorumluluğumu biraz da hafifletmiş oldukları için ayrıca olmak üzere, yöneticilerine ve emeği geçen okuyucularımız da dâhil herkese ayrı ayrı müteşekkirim.

Rabbim beni mahcup etmez, inşaallah…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

farkedermi

kuranda medyaya sansur uygulama da vaciptir denmis diyorsun. fena degil iyi baslangic. yakışır
  • Yanıtla

BiZe göre

Çok gezen, çok yazan, çok akıl veren de şaşırır. Haydi biraz da siz oyalanın.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23