• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI
18 Mart 2021

Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez!

Edebali’nin, (damadı) Osman Gazi’ye verdiği şu nasihati sıkça duyarız:

“Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın!”

Evet, geleceğimize yön verebilmemiz için bizler, tarihimizi iyi ve doğru bilmek durumundayız.

Özellikle bütün tarihleri bir şekilde kendi içinde ihtiva edip değerlendiren ‘İslam Tarihi’ni…

Nitekim Yüce Allah da, Kur’an-ı Kerim’inin çeşitli sure ve ayetlerinde bizden önce yaşanmış hayatlardan sıkça misaller vererek dikkatimizi geçmişi bilmeye ve anlamaya davet eder.

Malumunuz üzere 12 Mart,  İstiklâl Marşımızın kabulünün yıldönümüydü.

O Marşımızda yer alan mısralar, öyle hayal ürünü ve sıradan yazılan bir şiir değil, tam aksine, tarihin o deruni ruhunu geçmişten alıp bizlere aşılar nitelikte... 

Özellikle altı ve yedinci mısralar şanlı-şerefli tarihimizi bilmemizin, onu muhafaza adına ne kadar da önem arz ettiğini daha net gösterir.

“Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı! 

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. 

Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı; 

Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı.”

Ve 18 Mart… Bugün ise Çanakkale Zaferimizin yıldönümü. 

Peki, Çanakkale neydi; bizim için ne ifade eder?

Çanakkale demek, yüz yıllarca yıkılamayan Osmanlı İmparatorluğu’nun son bir hamle ile yok edilmesi ve bitirilmesiydi.

Bu yüzden “Çanakkale”, aslında “Osmanlı” demektir. 

Bu denklemi kurmadan Çanakkale Cephesini ve Zaferini net anlayamayız. Dolayısıyla bugün her tarafından aç kurtlar gibi çepeçevre kuşatılmak istenen ve tali devletçiklere bölünüp, paramparça edilip yok edilmek istenen Türkiye’nin içinde bulunduğu bugünkü durumu da anlayamayız.

Asrı Saadet’te İslam’ı tebliğ ederken Peygamberimizin sahabeleriyle sığınacakları, sırtlarını dayayacakları bir yurt ve vatana şiddetle ihtiyaç duymaları da bize göstermektedir ki; vatansız, yurtsuz yaşamak en az imansız yaşamak kadar çok kötü bir durumdur.

Akif’in “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ? Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ, Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.” ifadesi burada bir kez daha önemini korumaktadır. 

Bu yüzden Hz. Peygamber ve şanlı sahabesi, İslam ve iman yurdu olan Medine’yi canları pahasına müşriklere ve o günün itilaf kavimlerine teslim etmemek için mücadele vermiş, düşmana teslim etmemişlerdi.  

O gün Hendek savaşında Peygamberi yalnız bırakıp düşman safında yer alanların ihanetini bizler, İslam bayraktarlığını yapan bu yurdu 1. Dünya Savaşı’nda ve Çanakkale Harbinde İtilaf devletlerine teslim etme sevdasında olanlar da görüyoruz.

Hakeza 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünde de aynı zihniyeti taşıyan hainler iş başındaydı.

“Aynı zihniyet” diyorum çünkü bu vatana kast edenlerin safında yer alabilmek için kendi tarihinden habersiz olmak gerekir...

O yüzden, tarihini bilmeyen Medine’yi, Hendeği/Ahzab’ı anlayamaz. Hendeği anlamayan Sakarya’yı, Birinci Dünya Harbini/Çanakkale ve İstiklal Savaşını hiç anlayamaz.

Ve ne yazık ki, böylelerin ne din ne de vatan diye bir dertleri olmaz!

Bu bakımdan tarihini/geçmişini doğru bilmeyen, uğrunda canlar verilen bu toprakları bugün koruyamayacağı gibi ileriye dönük bir zırnık fikir ve düşünceyi de bağrında taşıyamaz!

Mukaddesatını bilmeyen; ne sadece Çanakkale Cephesinde şehit düşen 253 bin şehidi bilir, anlar ne de kırılacak kemiklerini hesaba katmadan kaldıracağı 215 kg. ağırlığındaki top mermisine odaklanan Seyit Onbaşıları… 

Tarihine gereken değeri vermeyenler, dün şehit verdiğimiz Ömer Halisdemir’i ve Fethi Sekin’i de anlayamazlar. 

Olsa olsa bunlar kendi kahramanlarını görmezden gelip, ülkesine kin güden Rus generallerine hayran olurlar…

Ya da millet, 15 Temmuz’da ölüm-kalım savaşı verirken onlar, televizyonlarının başında belgesel seyreder gibi çaylarını yudumlarlar…

Ülkesine kim düşman ise onun safında yer alır, onlarla işbirliğine girerler ve bu vatana kim sevdalıysa onun da kuyusunu kazarlar.

Tarih boyunca adaletin, barışın ve güvenin bayraktarlığını yapan, bu vatanımızı bizlere emanet eden, imanla ebediyete göç eden kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz.

Akif’in dediği gibi “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

kehanet

başlık çok güzel ve lakin. geçmişin bilinmesi adeta imkansızlaştırılmış. dede torunu, torun dedeyi anlamaz, sevmez hor görürü yapılmış. geçmişe dair tüm bilgi eser ve kaynaklar yok edilmiş. yazı değiştirme, dili yok etme, faaliyetiyle de ulaşılabilecek sınırlı sayıda kenarda köşede kalmış eserleri de anlayacak okuyacak kişi bırakılmamış. ulaşabileceğiniz tüm kaynaklar batı ajanlarının yazdığı yalan, iftira, sövgü dolu, kahramanı hain, haini kahraman yazan, tüm olayları bilgileri aleyhimize kurgulamış eserler. bunları okuyan sapıtıp vatan haini din ve millet düşmanı insanlık düşmanı oluyor.
  • Yanıtla

bu!kent sahin

teşekkürler hocam
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23