• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI
04 Şubat 2021

Bugün alkış tutan yarın lanet okur!

İnsanlar ne çektilerse yalan söylemeyi seven, doğruya yanaşmayan dillerinden ya da hakkı söyleme yerine sürekli yalanı, yanlışı ballandıra ballandıra süsleyerek konuşanlara uyarak çekmişler…

Yalan yanlışı dinleyip de onu tekzip etmeyenler, gereken uyarıyı yapmayanlar en az o yalanı söyleyip de peşlerinden sürükleyenler kadar mesuldürler. Ve yarın hesap gününde taraflar birbirlerini suçlamaya çalışsalar da bu kendilerini kurtarmayacaktır.

Yüce Allah’ın uyulması ve örnek alınması için gönderdiği temiz fıtratı koruyan elçilere tabi olma ve onların sunduğu dosdoğru yola girme yerine başka yollar ve önderler benimseyenler ne yazık ki büyük bir yanlış ve hüsran içindedirler.

Peygamberimiz, “(Önce) en yakın akrabanı uyar.” (Şuara 26/214)  emrini yerine getirmek için akrabalarını topladığında yaptığı ilk konuşmasında Allah’a hamdı senadan sonra şöyle buyurmuş: “Bir önder, kendi halkına yalan söylemez. Ben bütün insanlara yalan söylesem bile size söylemem. Herkesi aldatsam bile sizi aldatmam. Kendisinden başka ilâh olmayan Allah’a yemin ederim ki ben özel olarak size ve genel olarak da bütün insanlara (gönderilmiş) Allah’ın Elçisiyim. Vallahi, uyuduğunuz gibi ölecek, uyandığınız gibi dirilecek, yaptıklarınızdan hesaba çekilecek, iyiliğe karşı iyilikle ve kötülüğe karşı kötülükle karşılık göreceksiniz.  Şüphesiz ki o (âhiret) ya ebedî bir cennet, ya da ebedî bir ateştir.” [ İbnü’l-Esîr] 

Her dönemde olduğu gibi bugün de yalakalığı, şakşakçılığı benimseyen çoktur. Öyle ki bu tip yalakaların sırtından saltanat süren nice sahte kahramanlar, önderler(!)var. 

Hâlbuki karşılıklı menfaatler çerçevesinde oluşan bu yapı seraptan öteye hiç kimseye bir fayda sağlamamıştır. Ve yaptıkları yanlışlar bu dünyada başlarını yakmasa da hesap gününde her iki tarafında birbirlerinden nefret ederek, suçlayarak uzaklaşması pek yakındır.

Nitekim geçmişte örnekleri olduğu gibi günümüzde bile menfaatleri sekteye uğradığında birbirlerini lanetleyen, nefretle nitelendiren insanlar ile sıkça karşılaşmaktayız.

Ve daha düne kadar birbirlerine dava(!) adına, koydukları hedefler uğruna sarmaş dolaş yakınlık gösteren niceleri, farklı hesaplar içine girdiklerinde ayrı gayrı olmuşlar.

Bu düştükleri çelişkili pozisyon ve o kadar da gerçeklerden uzak tutumları açıkçası insanı ürkütmektedir.

Bugün hâlen karanlık adına lider, önder görünenlerin çanak tutmasıyla, alkışlamasıyla dün olduğu gibi yine meydanları mesken edinenler, her tarafı yağmalayacak kadar gözü dönmüş ve hatta kutsal değerleri hiçe sayacak kadar haktan ve insanlıktan çıkmış marjinal gruplar türemiştir…

Serseri kurşun misali gaye ve amaçtan yoksun bu vandallar er geç yaptıklarından pişmanlık duyduklarında veya demir parmaklıkları boyladıklarında etraflarında hiç kimseyi bulamayacaklar.

İşte o gün geldiğinde onları bu tür cürümlere itenler ile maşa olanlar birbirlerini nasıl ve ne ile suçladıklarını asıl o zaman görmeli...

Çocukluğumuzda büyüklerimizin anlattıkları şu ibret dolu hikâye tam da bu zavallı insanların halini özetlemektedir:

Birtakım küçük hırsızlık olayları ile başlayıp idamlık suçlar işleyecek duruma gelmiş bir genç, idam sehpasına çıkarılır. Son kez bir isteğinin olup olmadığı sorulur...

İdamlık gencin talebi üzere annesi çağırılır. Annesine dilini öpmek istediğini söyler ve annesi dilini çıkardığı zaman genç annesinin dilini ısırarak koparır. Neden bunu yaptığı sorulduğunda ise, “Ne olduysa bu dilin yüzünden oldu. Yumurta çaldım ses çıkarmadı, tavuk çaldım benimle beraber yedi ve yaptığımı (doğruymuş gibi) onayladı ve beni hep teşvik etti daha büyüğünü yapmam için. İşte gördüğünüz gibi, şimdi idam sehpasındayım” cevabını verir.

İnsanlığı aydınlığa değil de karanlığa davet edenlerin dilini koparamayacağımıza göre o suça ortak olanlar olsa olsa ancak kendi dillerini ısırıp koparabilir!

Kuru kalabalıkları peşlerinden sürükleyenler de “Tıpkı malum şeytan örneğinde olduğu gibi: Hani o insana ‘inkâr et’ diye telkin eder, ona uyup inkâr edince de ‘Ben senin yaptığından sorumlu değilim, çünkü ben âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım’ der.” (Haşr 59/16) ayetinde geçtiği gibi “Ben mi size bunu yapın dedim; ben, laik ve demokrat devletime tüm kalbimle bağlıyım, asla hainlerden olmadım” deyip işin içinden hemen sıyrılırlar. Bunların durumlarını anlatan ayetlerden bir kısmı da şöyle:

“Allah buyuracak ki: ‘Sizden önce geçmiş cin ve insan toplulukları arasında siz de ateşe girin!’ Her ümmet girdikçe yoldaşlarına lânet edecektir. Hepsi birbiri ardından orada (cehennem) toplanınca, sonrakiler öncekiler için, ‘Ey rabbimiz! Bizi işte bunlar saptırdılar! Onun için onlara ateşten bir kat daha azap ver!’ diyecekler. Allah da, ‘Zaten hepiniz için bir kat daha azap vardır, fakat siz bilmezsiniz’ diyecektir.” 

Öncekiler de sonrakilere derler ki: “Sizin bizden arta kalır bir tarafınız yok. O halde siz de yaptıklarınıza karşılık azabı tadın!” (A’raf 7/ 38, 39)

Allah’ım, rahmetinle bizi salih kullar zümresine ilhak eyle!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şahika

"Allah'ım rahmetinle bizi sâlih kullar zümresine ilhak eyle...!" Aamiiin..! Allah razı olsun...! Allah ilminizi ve ömrünüzü artırsın....Hakkı haykırmaya devam...
  • Yanıtla

dündar kültür

Allah bizleri doğrularla beraber etsin
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23