• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI
18 Şubat 2021

Bir masumu öldürmek bütün insanları öldürmektir!

Başta İslam olmak üzere bütün ilahi dinlerde ve hukuk, ahlak sistemlerinde insan hayatının, yaşamının muhafazası kutsal değerdedir. 

Bu yüzden haksız olarak bir cana kıymak, affı mümkün görülmeyen büyük bir suç ve ahlaksızlık olarak değerlendirilmiştir.

İnsan hayatına ancak bu inançla yaklaşıldığında toplumda sevgi ve saygıya dayalı kaynaşma gerçekleşir. Ve dolayısıyla yalnızca bununla insanlar huzuru yakalayabilir. Aksi takdirde insanlarda kin, nefret duyguları kabarır; kargaşa ve birbirlerinin canlarına kastetme gibi cürümler kaçınılmaz olacağından hayat da çekilmez bir hal alır.  

İnsanlık tarihinde kargaşa ve fitnenin ana sebebi hep çekememezlik, enâniyet ve ırkını üstün görme hastalığı olmuştur.

Kıyamete dek insanlığın baş düşmanı olacak şeytanın hastalığı da Yahudi ve Hristiyanlarda nice peygamberlerin kanını dökme hastalığının da temeli bu olmuştur.

Allah’ın son elçisi Hz. Muhammed aleyhi selam, uzaktan akrabaları olduğu halde onların yakın akrabası olmadığından birçok defa Yahudiler, O’nun ve sahabelerinin canlarına kastetme teşebbüsünde bulunmuşlar... 

Oysa okudukları ilahi metinlerin kalıntılarında dahi bu, büyük bir ahlaksızlık ve insanlık suçu olarak yer alıyordu. (Kur’an Yolu Tefsiri)

Zira bırakın bir peygamberi, sıradan masum bir insanı dahi öldürmenin ne kadar büyük bir suç ve günah olduğunu onlara Kur’an şöyle haber veriyordu:

 “İşte bu yüzdendir ki İsrailoğulları’na şöyle yazmıştık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur…” (Maide 5/32)

Evet, bu sebepledir ki, İslam hukukunda bir yetişkinin, kimlik sahibi olmuş bir bireyin yanı sıra henüz anne karnına düşmüş ve hatta embriyo ve fetüs iken dahi ona müdahale etmek, yaşamına son vermek yetişkin insan öldürmüş gibi cinayet kabul edilir.

Malumunuz son olarak bardağı taşıran, ülkemizi yasa boğan Gara şehitleri, hepimizi hüzne boğdu. Rabbim bu evlatlarımızın her birini rahmetiyle yargılasın, ailelerine sabırlar versin. 

Terörün her çeşidini Rabbim kahretsin. Onların hâmîlerine akıl izan versin, mümkünse ıslah etsin; değilse onları da kahrı perişan eylesin.

Bir şehidi uğurlarken dil ucuyla ya da dostlar pazarda görsün hesabı şehitlerimizi hatırlamayı akıllarına getiren ve fakat yine de terörü lanetleyemeyen ikiyüzlü destekçilerini Rabbim bildiği gibi yapsın.

Nitekim bizim dinimizde, bir kötülüğü yasaklarken dahi evvela sebeplerini ortadan kaldırmayı bize vazife addeder. “İçkiye, kumara yaklaşmayın, adam öldürmeyin!..” derken ona giden yollardan sebeplerinden de kesinlikle uzak kalmamızı emreder.

Bugün muhalefet adı altında ve ülkenin %50 küsur kadar oyunu alan bir Başbakan’ına, Cumhurbaşkanı’na darbe yapmayı işaret eden, atadığı bir bakana veya bir kurumun tepesindekine Cumhurbaşkanı’na kafa tutar gibi saldırıda bulunanlar, dün ve bugün bir PKK’ya veya benzerlerinin uzantılarına ses çıkaramadılar. Bırakın onlara ses çıkarmayı her fırsatta desteklerini onlardan esirgemediler.

Yeri geldiğinde, Türk askeriyle, polisiyle çıkan çatışmada gebermiş bir teröristin cenazesinde bulunmayı bile görev addettiler.

Sadece son bir vahşette 13 evladımızı kaybetmişiz, hâlâ “ama, lakin, fakat” cümlelerinin arkasında devlete suçu yıkmaya çalışanlarda sağlıklı bir itikat, vicdan, merhamet ve vatanseverlik beklemek beyhudedir.

Ama unutmasınlar ki bu cürmü işleyenler kadar buna destek ve teşvikleriyle sebep olanlar da en az onlar kadar suçludurlar ve onların da elleri kirlenmiştir.

 “Kim güzel bir (işte) aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir (işte) aracılık ederse, ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah’ın her şeye gücü yeter.” (Nisa 4/85)

“Hayra delalet eden (yol gösteren, sebep olan) o hayrı yapan gibi sevaba kavuşur.” (Beyheki)

Özet olarak hayra da şerre de sebep olan tıpkı onu işleyen gibidir.

Bugün Üç ayların ilk haftasındayız ve bu gece Regaip gecesini idrak edeceğiz. Bu mübarek gün ve gecelerin yüzü suyu hürmetine Rabbim ülkemize ve ümmeti Muhammed’e rahmet ve mağfiretini ihsan eylesin; bizleri dâhili, harici bedbahtların şerrinden emin eylesin…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vicdan

Atatürk'de gençliğe hitabede dahili ve harici bedbahtlar olabileceğini söylüyor.
  • Yanıtla

işin aslı...

Hainlik manasında kullanılan "bedhah" kelimesini; pek çok kişinin yaptığı gibi, yazar ve yorumcu da çok yanlış olarak, "bedbaht" (mutsuz) diye yazmış. Böyle yüzlerce yanlış yazılıp söylenen pek çok kelime, toplumun "sözde okumuş" kesimlerinde bile, yaygın olarak kullanıyor. Maalesef!...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23