--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CHP için Hz. Süleyman’ın hükmü uygulansın!

Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
3

CHP için Hz. Süleyman’ın hükmü uygulansın!

MUHAMMET KUTLU

Vaktiyle iki kadın ve yanlarında iki küçük oğlan çocuğu vardı. Yolda ilerlerken kurt gelip kadınlardan büyük olanın çocuğunu kapıp götürdü. 

Bunun üzerine yaşça büyük olan kadın, arkadaşı olan küçük kadına: 

“Kurt, senin çocuğunu götürdü” dedi. 

Küçük kadın ise haklı olarak; “Hayır! Senin çocuğunu götürdü” dedi. 

Nihâyet iki kadın ihtilâfa düştü ve aralarında bir hüküm vermesi için Dâvud Aleyhisselâm’a gittiler. 

Dâvud Aleyhisselâm, ellerindeki çocuğun büyük kadına ait olduğuna hükmetti. 

Küçük kadın verilen hükme razı olmayınca onlar, Dâvud Aleyhiselam’ın oğlu Süleyman Aleyhisselâm’ın yanına gittiler. Hazreti Süleyman’a Davud Aleyhiselam’ın verdiği hükmü anlatarak, anlaşamadıklarını söylediler. 


Süleyman Aleyhisselam bir süre düşündükten sonra: 

“Bana bir bıçak getirin! Çocuğu ikiye bölüp aranızda paylaştırayım” diyerek hükmünü açıkladı. 

Bunun üzerine küçük kadın: 

“Aman böyle yapmayın! Allah’ın rahmeti üzerinize olsun! Çocuk bu kadınındır!” deyip çocuktan feragat etti. 

Bu cevap üzerine Süleyman Aleyhisselam, çocuğun küçük kadına ait olduğuna hükmederek kendisine verdi. (Kitâbu'l-Enbiyâ-Sahîh-i Buhârî)

Çoğunuzun bildiği bu kıssayı, haftalardır Türkiye’yi meşgul eden ve siyaseti geren CHP’de yaşanan tartışmalara bir çözüm olabileceği için hatırlatmak istedim. 

Bir yanda kaybettiği 38’inci kurultay şaibeli olduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararı ile mahkemece CHP Genel Başkanlığına geri getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, diğer tarafta ise bu kararı kabul etmeyen ve kendisini CHP’nin lideri olarak göstermeye devam eden Özgür Özel var. 

Araya dış güçlerin bot hesaplar ve ileri propaganda teknikleri, bindirilmiş kıtalar girince mesele iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. 

Öyle ki Salı günü Özgür Özel TBMM’de, Kemal Kılıçdaroğlu ise CHP Genel Merkezi’nde grup toplantısı yapıp birbirlerine okkalı göndermeler yaptılar.

Özetle Özgür Özel, “Bir an önce, hatta 26 Temmuz’a kadar kurultay yapılsın. Yoksa seçime girememe durumu söz konusu olur” diyor. 

Kemal Kılıçdaroğlu ise kurultayı partiyi “arındırdıktan sonra” yapacağını söylüyor. 

Arada gidip gelenler de iki ismin uzlaşabileceği bir vasatı yakalayamadı. 


Türkiye’nin ana muhalefet partisi CHP’nin içine düştüğü siyaset tarihinde görülmemiş bu durum, hem partiye, hem Türk siyasetine gereksiz zaman ve güç kaybettiriyor. 

Toplumu geriyor, istenmeyen olaylara zemin hazırlıyor. 

Geçen Salı günü neredeyse Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları Meclis’in önünde defalarca birbirlerinin üzerine yürüdüler de polis ekipleri zor ayırdı. 

İşte bu yüzden benim önerim; Hz. Süleyman kıssasında olduğu gibi bir hüküm verilerek partiyi ve ülkeyi düşünenin kim olduğunun ortaya çıkarılması…

Bu hüküm; artık fiili olarak yaşandığı gibi CHP Genel Merkezi’nin Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine, TBMM Grubu’nun ise Özgür Özel ve arkadaşlarına bırakılması şeklinde mi olur, partinin tüm tüzel kişiliğinin ve demirbaşlarının, milletvekilleriyle birlikte eşit olarak ikiye bölünmesi şeklinde mi olur, ona artık kendileri karar versinler. 

Zira bu kavga kabak tadı verdi artık.

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kanber

11 Haziran 2026 10:40

CHP VE TÜM ZAMANLARIN EN BÜYÜK  REZİLLİKLERİ Bu malum parti, gerçekten acayip bir vaka.  ■Nesi acayip? Tüm zamanların en büyük hırsızları bu partiden çıkar. Bu mu? Hayır.  ■Tüm zamanların en büyük ırza tecavüzcüleri bu partiden çıkar. Bu mu? Hayır.  ■Tüm zamanların en büyük din düşmanları bu partiden çıkar. Bu mu? Hayır.  ■Tüm zamanların en fazla milleti alaya alanları bu partiden çıkar. Bu mu? Hayır.  ■Milletin gündemi ayrı bunların gündemi ayrıdır. Bu mu? Hayır.  ■En büyük beceriksizler bunlardır. Bu mu? Hayır. Ya ne? ■Tüm bunlara rağmen, tüm bunları yıllardır işleyenler bunlar olduğu halde, taraftarlarından zerre pişman olan var mı? Hayır. Yüzü kızaran var mı? Hayır “Biz gerçekten bilememişiz, basiretimiz bağlanmış. Lanet olsun, elim kırılsaydı” diyen var mı? Hayır. ■Bu nasıl parti yahu? Bu kadar öz eleştiri yapmayan partili olur mu? Bu kadar yüzü kızarmayan partili olur mu? ■Necip Fazıl Kısakürek şunları söylemiştir: - CHP bir parti değil, Türk'e dinini, dilini ve özünü kaybettirmeye memur bir katliam müessesesidir. - CHP bir parti değildir; Haçlı dünyasıyla anlaşmış olarak Türkün ruh kökünü kurutmaya memur bir ocaktır. Ömrünü İslam’a Kur’an’a hizmete adayan merhum Süleyman Hilmi Tunahan: “CHP’ye bırakın oy vermeyi, muhabbet beslemek bile imanı götürmeye kâfidir.

Vatansever

11 Haziran 2026 09:55

Bırak kardeşim yesinler birbirlerini. Bunu çoktan hak ettiler. Sanki bundan önce çok mu Millet, Devlet lehine çalıştılar?.Siyasette olmamaları çok daha iyi olur ,diyeceğim ama bu mümkün değil gibi..

BİNGÖL TEMİRCAN

11 Haziran 2026 09:14

Müslümanlara yıllarca eziyet eden, zulmeden, asan, başörtüsünden dolayı hakaret eden v.s bir parti ve mensuplarının sağlam bir geleceğini düşünmek bize kaldı vay be!!!!! bu lanetli kavimlere benzeyen tağutçulara akıl vermek bize kaldı. Yazmak konuşmak bile zül geliyor bana

Muhammet Kutlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle