• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
TÜM YAZILARI

Vatanımızı nasıl koruyorsak manevi vatanımızı da korumalıyız…

27 Ağustos 2026
A


Muhammet Kutlu İletişim:

Vatanımızı nasıl koruyorsak manevi vatanımızı da korumalıyız…

MUHAMMET KUTLU

Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancılar Cemaati Lideri Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016 tarihinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada açıklanan yeni bilirkişi raporu ve kritik deliller merhum Denizolgun’un cinayete kurban gittiğine yönelik şüpheleri güçlendirdi. 

Bilirkişi raporunda; 2016 yılında çekilen ancak soruşturma kapsamında yeniden incelenen otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarına göre, Denizolgun'un sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan 4 ayrı ekimotik alan, yani morluk tespit edildiği bildirildi. 

Raporda, bu bulguların bir kişinin Denizolgun'un göğsüne diziyle basarken ağız ve burnunu bir yastıkla kapatarak nefessiz bırakmasıyla oluşabileceği değerlendirmesine yer verildi. 

Denizolgun'un bu şekilde öldürüldüğünün bilimsel ve objektif olarak dışlanamayacağının vurgulandığı raporda ayrıca, 2016 yılında gerçekleştirilen toksikolojik inceleme verilerine dikkat çekilerek, Denizolgun'un otopsisinde gerek dokularda gerekse cenazenin çürüme sıvılarında; baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandığı, ancak o zamanki raporda bu ağır metallerin seviyelerinin düzey olarak belirtilmediğine işaret edildi. 


Bu tespitlerle, Denizolgun’un cinayete kurban gitmiş olabileceğine ilişkin şüpheler artarken, kesin sonucu devam eden soruşturma ve mahkeme süreci belirleyecek.


Merhum Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin bulgular, bizlere Türkiye ve İslam düşmanlarının ellerini içimizden çekmediği gerçeğini bir kez daha hatırlattı.  

Alihan Kuriş’in, Denizolgun’un şüpheli şekilde ölümüyle cemaatin başına geçerek izlediği tuhaf politika ve tutumlar ayrı bir tartışma konusu.

Zaten bu yüzden yıllarca takip edilen Kuriş ve ekibi yapılan operasyonlarla gözaltına alınarak tutuklandı. Soruşturma tüm yönleriyle sürüyor. 

Kuriş’in Almanya'nın Köln şehrinde yaklaşık 70 milyon euro maliyetle dev bir kompleks inşa ettirerek yönetim merkezini buraya taşıma hazırlıkları da cabası. 


Kuriş’in bu hamlesi, kendisine Pensilvanya’daki çiftlik evini merkez yaparak Türkiye’ye ihanetlerini buradan yöneten FETÖ’yü hatırlatıyor. 


İlk olarak İslam tarikatlarına nüfuz ederek, ya da sıfırdan tarikat kurdurarak Müslüman ülkelerin içinde beşinci kol olarak kullananların İngilizler olduğu söylenir.

Sonra diğer emperyalist ülkeler de onların peşi sıra benzer operasyonlara giriştiler. 

Yabancı istihbarat servislerinin de nüfuz etme çabasıyla birlikte, ülkemizde İslami cemaat ve tarikatlar üzerinde hiç istemediğimiz bir algı oluştu. 

Sadece bu algı bile Türk ve İslam düşmanlarını sevindirmeye yeter sanırım. 

İslam’a hizmet eden cemaat ve tarikatlar da bu durumdan oldukça rahatsız. 


Ama elin gavuru ne yazık ki boş durmuyor. 

Sürekli olarak bizim tarlaları sürüp zehirli tohumlar ekiyorlar. Sonra da tıpkı FETÖ’de olduğu gibi bu zehirli ayrık otlarını temizlemek onlarca yıl alıyor. Ülkemize ve maneviyatımıza büyük külfete neden oluyorlar. 

Türkiye düşmanları nasıl vatanımızı, mavi vatanımızı, gök vatanımızı, yeşil vatanımızı, siber vatanımızı hedef alıp zarar vermeye çalışıyorlarsa, manevi vatanımızı da hedef alıyorlar. 

Belki de en büyük ve yıkıcı saldırıları manevi vatanımıza yapıyorlar. 

Bu yüzden devlet kurumları görevini yerine getirirken, insanlarımızın da manevi vatanımızı ve manevi iklimimizi korumak için azami çaba göstermesi gerekir. 

Bu vatan hepimizin olduğu gibi manevi vatan da hepimizin. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23