• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
TÜM YAZILARI

Terörü tarihe gömen bu Meclis, bizi darbe anayasasından da kurtarabilir

13 Ağustos 2026
A


Muhammet Kutlu İletişim:

Terörü tarihe gömen bu Meclis, bizi darbe anayasasından da kurtarabilir

MUHAMMET KUTLU 

12 Eylül 1980 askeri darbesi, Türkiye’nin hukuki, siyasi, toplumsal ve ekonomik yapısında onarılması güç çok büyük tahribatlara yol açmıştır. 

Türk demokrasisini yıllarca askıya alan bu müdahale, insan hakları ihlalleri, idamlar, işkenceler ve geniş çaplı yasaklarla ülkeyi uzun yıllar sürecek karanlık bir döneme sürüklemiştir.

Bu dönemde yaşananları kısaca hatırlayacak olursak; Darbe döneminde yaklaşık 650 bin kişi gözaltına alındı ve 52 bin kişi tutuklandı.

Açılan 210 bin davada yargılanan binlerce kişiden 517 kişiye idam cezası verildi; 17 Yaşındaki Erdal Eren dahil 50 kişi darağacına gönderilerek idam edildi.

Hapishanelerde ve sorgularda 171 kişinin işkence sonucu öldüğü yapılan araştırmalar sonucunda belgelendi. 14 kişi ise cezaevlerindeki açlık grevlerinde hayatını kaybetti.


Darbe döneminde yaklaşık 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı ve binlerce kişi siyasi sığınmacı olarak yurt dışına kaçmak zorunda kaldı. İnsanların aileleri parçalandı, hayatlar mahvoldu. 

12 Eylül darbesiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lağvedildi ve mevcut anayasa tamamen yürürlükten kaldırıldı. 

Yine darbeciler tarafından tüm siyasi partiler kapatıldı, mal varlıklarına el konuldu ve Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş gibi siyasi parti liderleri hapse atılarak uzun süreli siyaset yasakları getirildi.

Toplumun, özellikle de gençliğin siyasetten tamamen uzaklaştırıldığı, apolitik ve baskılanmış bir kuşak yaratılması hedefi doğrultusunda gençler adeta evlere hapsedildi.


1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu uyarınca, binlerce üniversite öğretim üyesi, öğretmen ve kamu görevlisi işinden atıldı veya sürüldü. 

Yaklaşık 937 film yasaklandı, binlerce ton kitap siyasi ya da sakıncalı olduğu bahanesiyle yakılarak imha edildi. Gazeteler günlerce kapatıldı ve basın özgürlüğü tamamen yok edildi. 

Çok sayıda sanatçı ve eli kalem tutan, düşünen insan sürgüne zorlandı.


Uzun yıllar boyunca işçi hakları kısıtlandı, sendikalar kapatıldı ve çalışanların reel ücretleri büyük oranda geriletildi.

Türkiye, darbecilerin aldığı ihanet gibi kararla Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına koşulsuz dönüşünü onayladı. 

Darbecilerin hiç düşünmeden aldıkları bu karar, Ege Denizi'ndeki dengelerin ve ilerleyen süreçte Türkiye’nin Avrupa Topluluğu ilişkilerinin kalıcı olarak zarar görmesine yol açarken, ABD’nin sırf Yunanistan’ı NATO’ya geri alabilmek için Türkiye’de darbe yaptırdığı yazıldı, çizildi. 


Aynı darbeciler, yine aynı dönemde ABD merkezli küresel karanlık güçlerin kurup başımıza bela ettiği FETÖ ve PKK terör örgütlerinin güçlenmesi için her türlü ihanete imza attı.

Dini cemaatlere gün aşırı baskınlar, gözaltılar, türlü yıldırma politikaları uygulanırken, FETÖ’nün o zamanki evleri es geçildi. Diğer cemaatler bu dönemde büyük darbe yerken, nedense daha sonra 15 Temmuz darbe girişiminde bulunacak olan ihanet örgütü FETÖ gittikçe palazlandı. 

Yine PKK ve bölücü terörün artması için alçak ve sinsi planlar devreye sokuldu. Diyarbakır Cezaevi’ne tıkılan binlerce Kürt vatandaşımıza insan dışkısı yemekten, köpeklere ısırtılmaya, dondurucu soğukta hortumla ıslatılarak dövülmeye, Filistin askısında günlerce bekletilmeye kadar, insanlık dışı, akla hayale gelmeyecek işkenceler uygulandı. 


Bu planlı işkenceler yüzünden Diyarbakır ve çevre illerdeki cezaevleri, adeta bölücü örgüte eleman toplama merkezleri gibi çalıştı. 

Sonra, yine darbeyi yaptıran küresel çetenin talimatı ve yönlendirmesiyle, darbeciler bir anayasa hazırlattı. Bu darbe anayasası, 7 Kasım 1982 tarihinde yapılan halk oylamasında yüzde 91,37 oranında “evet” oyu aldığı belirtilerek yürürlüğe konuldu. 

İşte biz, küresel çetenin emriyle Türkiye’ye askeri darbe yapıp herkesin hayatını mahveden, ülkeyi onlarca yıl geri götüren darbecilerin hazırlatıp zorla kabul ettirdiği bu anayasadan 44 yıldır kurtulamıyoruz. 

10 Ağustos 2026 günü, terörsüz Türkiye amacıyla TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüp 467 oyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, bu köhne ve dışarıdan dayatılmış darbe anayasasından kurtulup kendi hür irademizle, günün şartlarına uygun, toplumsal mutabakat şansı olan bir anayasa için umut oldu. 

Yeni anayasa için Meclis’te 400 ve üzeri oy yeterli oluyor. 10 Ağustos’ta 467 milletvekili “evet” oyu vererek Türkiye’mizin terör belasından kurtulması için gerekli duyarlılığı gösterdi. 

Bu siyasi uzlaşma iklimi, toplumsal barış ve esenliğin korunması için gerekli olan yeni anayasa için de bulunursa, darbe anayasası ayıbından da kurtuluruz. 

Hepimiz 10 Ağustos’ta oylamaya katılan milletvekillerinin ülkenin bekası söz konusu olduğunda nasıl sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini gördük. 

Bence bu Meclis yeni anayasa için de aynı duyarlılığı gösterecektir. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23