Yeni bir yıla hazırlanırken…
Bugün dünya, ABD’nin öncülüğünde Batı emperyalist ülkelerinin de kışkırttığı Ukrayna’daki Rus işgal savaşına sadece kilitlenmiş durumdadır.
Halbuki bugün Suriye, Myanmar, Filistin, Yemen, İran, Haiti, ile Libya’da ayrıca Sahel bölgesi başta olmak üzere Afrika’daki birçok ülke ve bölgedeki savaş ve çatışmalar ile yaşanan yıkım ve insan hakları ihlalleri devam etmektedir.
Bu ülke ve bölgelerdeki olumsuzlukların Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı işgal savaşı ve Putin’in Nükleer tehdidi nedeniyle maalesef gündem dışı kaldı ve de kalıyor.
Bugün dünya genelinde savaşlar, işgaller, doğa afetleri ve salgın hastalıkların yanında işkenceler, terör saldırıları ve tecavüzler ile adaletsizliklerin sebep olduğu bir insanlık trajedisi yaşandığı bir dönemde miladi yılın sona eriyor olmasıyla birlikte, önümüzdeki miladi yıl için dünyanın gidişatıyla alakalı olarak bir dizi farklı beklentiler ve farklı tahminler içeren yorumlar yapılıyor.
Maalesef yeni bir yılı geride bırakırken, 2022’de var olan sorunların yaşanacağı yeni bir yıla hazırlanıyoruz.
Irkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan, ayrıca savaşlar, işgaller, iç çatışmalar, doğal afetler, salgın hastalıklar, nedeniyle kendine daha rahat yaşam koşulları arama sebebiyle yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan ve bu yüzden ülkesine geri dönmek istemeyen insanların sayısı BM’ye bağlı (UNHCR) verilerine göre 2022 yılı itibarıyla 96 milyondan fazladır.
Kısacası; göçmen, mülteci veya sığınmacılar olarak farklı isimler altında veya ülkeleri içinde yerinden edilen insanlar, eğer bir yerde toplansaydı, yani yeni bir ülke oluşturulsaydı, bu ülke dünyanın en büyük ülkelerden biri olurdu.
*
Madalyonun diğer yüzünde ise farklı bir gerçek var.
Dünya genelinde savaş, işgal, tecavüzler ve işkenceler, siyasi baskıların sebep olduğu ülke içinde çatışmalar, devam ettiği ve zaman zaman salgın hastalıklar (Covid 19 gibi) ve doğal afetler gibi olumsuzlukların da yani göçler, açlık ve yoksulluk, azalmadığı gibi katlanarak büyümekte olduğu bir gerçektir.
1996 yılında 90 milyon olan aç insan sayısı 2016 yılına gelindiğinde 815 milyona ulaştı. Bugün ise 1 milyarı aşan insan hâlâ aç ve Birleşmiş Milletler (BM)’nin hazırladığı rapora göre, dünya genelinde 35 milyon insan açlıktan ölüyor veya ölmek üzere.
Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı işgal savaşının tetiklemesiyle bugün 7.5 milyara ulaşan dünya nüfusunun gıda güvenliği tehlikede olduğu ise bir diğer gerçektir.
İnsan hakları denildiğinde ilk olarak bir insanın engellenemez ve dokunulamaz hakları, yani doğuştan gelen; eşit, özgür ve onurlu bir yaşam sürme hakları akla gelmektedir.
Dünya genelinde olan güncel insan hakları ihlalleri konusunda yapılan çalışmalarda ortaya çıkan sonuç, gerçekten korkutucu boyutlardadır.
Bu korkunç sonuç, tek kelimeyle Uluslararası Toplumu ve onu temsil eden kurum ve kuruluşların utanç tablosudur.
Bu acı ancak gerçektir.
*
Dünyanın birçok ülke ve bölgesinde savaşlar, işgaller ve ülke içinde iç savaş ve çatışmalar, emperyalist ülkelerin çıkar ve sömürü politikalarının bir sonucudur.
Bugün dünya genelinde insan haklarının en önemli dayanaklarından biri sayılan kuruluş Birleşmiş Milletler (BM)’dir.
Çünkü dünya barışını sağlamak adına “insan hak ve temel özgürlüklerine karşı saygıyı sağlamak ve geliştirmek” BM’nin başlıca kuruluş amaçlarından biridir.
Netice olarak ortaya çıkan sonuca göre, dünya genelinde insanlık onurunun ayaklar altına alınması ve dünyanın huzur ve güveninin sağlanamamasının müsebbibi aslı görevlerini yerine getirmekten açız olan BM’dir.
Alınan kararlar yönünde hazırlanan sözleşmeler yeterli olmakla birlikte BM’nin yapısındaki adaletsizliği sebebiyle bu sözleşmeler maalesef uygulanmadığı için adaletsizlik, güvensizlik ve huzursuzluğa sebep olan savaşlar, işgaller ve çatışmaların sebep olduğu insan hakları ihlalleri de devam etmektedir.
İşte yeni bir yılı geride bıraktığımız bu süreçte maalesef bu olumsuzlukları geride bırakmadığımız ve bu sorunlarla 2023 yılında da yaşamaya mahkûm bir gerçekle insanlık olarak karşı karşıyayız.
Yine de herkese savaşların biteceği huzurlu ve güvenli bir yeni yıl diliyorum.







