--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Veliaht Prens’in Ankara ziyareti ve ilişkilerde yeni dönem

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
6

Suudi Arabistan, İran’ı dizginlemek ve bölgedeki etkisini azaltmak istiyor. 

Çünkü Suudi Arabistan, İran’ın rejim ihracı bağlamında bölge ülkelerindeki Şii unsurları kışkırtması, silahlandırıp mevcut yönetimlere karşı isyana hazırlanması gibi yayılmacı politikalarından rahatsız.

İran’ın Lübnan’da, Suriye’de ve Yemen’de etkin olması Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliği BAE ile İran arasında aşılamayan bir güven bunalımına sebep olmaktadır.

Ayrıca ABD yönetimi ile İran arasındaki pazarlığın nasıl sonuçlanacağı henüz belli olmamakla birlikte Rusya’nın Ukrayna’yı işgal savaşı ve AB’nin karşı tavrı ile devam eden ekonomik yaptırımlar nedeniyle ABD yönetiminin İran ile bir uzlaşma yönündeki politik tavrı, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’ni endişelendirmektedir.

Bu nedenle Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün ve Türkiye ile daha yakın ilişkiler kurmayı hedefliyor.

Suudi Krallığı gibi benzer endişeleri taşıyan Birleşik Arap Emirliği (BAE)’nin Türkiye ile yakın ilişkiler kurması işte bu nedendendir.

Veliaht Prens’in diplomasisi: Bölgesel dönüşümler ve diyalog turu olarak adlandırılan ziyaretlerinin en önemli ayağı hiç şüphesiz Türkiye’dir. 

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Arap çevresi ve bazı bölge ülkeleri arasındaki gergin ilişkiler döneminin kapandığı anlamına gelmektedir.

Çünkü Başkan Erdoğan’ın Riyad’ı ziyaretine karşılık Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın kalabalık bir heyetle Ankara’ya iade-i ziyareti buzların eridiğini göstermektedir.

Karşılıklı ziyaretlerle eski ilişkilerde yaşanan kırılganlıklarla araya soğukluk girmesi de dahil olmak üzere birçok düzeyde büyük değişimler yaşanacağı kesindir.

Zaten karşılıklı yakınlaşma ve yeni dönem hazırlıkları yapılmadan ne Başkan Erdoğan’ın Riyad’ı ve ne de Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Ankara ziyareti gerçekleşmiş olmazdı.

Anlaşıldığı gibi her iki ülke aralarında başlatılan yeni dönemde eşitliği ve rekabeti esas alan bağları yeniden kurmak istiyor.

Karşılıklı ziyaretlerdeki samimi yakınlık ve yeni ilişkilerin kurulması yönünde atılan adımlar normalleşmenin ötesine geçildiği, Ankara ile Riyad arasında kurulan yeni ilişkiler aradaki bağları daha güçlü hale getirecektir.

Şu tarihi hatırlatma ile yazımı noktalamak istiyorum.

Şöyle ki:

Osmanlı Devleti’nin Emperyalist ülkelerin operasyonuyla Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmesi ve yıkılması üzerine İngilizlerin kışkırtması sonucu Necid Emiri İbn-i Suud, Osmanlı’dan koparılan Hicaz’ı topraklarına katarak kendisini 1926’da Hicaz ve Necid Kralı ilan etmiş, 1932’de ise ülkenin ismini Suudi Arabistan Krallığı olarak değiştirmiştir. Türkiye, İbn i Suud’un krallığını ilk tanıyan devlet olmuş ve iki ülke arasında 3 Ağustos 1929 tarihinde bir ‘Dostluk Anlaşması’ imzalamıştır. İki ülke ilişkileri o tarihten günümüze çeşitli safhalardan geçmiştir.

Bazı dönemlerde istenilen düzeyde gelişme göstermemiş ve mesafeli bir yaklaşım sergilenmiştir. 

Bazı dönemlerde ise Suudi Arabistan’ın yeni dengelerde Türkiye’ye ihtiyacı artmış olması nedeniyle ikili ilişkilerde ciddi bir hareketlenme ve yakınlaşma sağlanmıştır. 

Kısacası; Türkiye ile Suudi Arabistan arasında Osmanlı’dan günümüze inişli-çıkışlı dönemler yaşanmıştır.

Bunun asıl sebebi ise Batılı emperyalist ülke ve güç odaklarının Türkiye karşıtı propagandaları ve kışkırtmalarıdır. 

Türk devleti ve milleti olarak bizlerin Suudi Arabistan ve Arap Emirliklerinden beklentimiz, mevcut dengeler içinde Türkiye’ye ihtiyacı duyulduğu için değil, kardeşlik hukuku çerçevesinde samimi ve kalıcı dostlukların kurulmasıdır.

Başkan Erdoğan’ın Riyad’ı ziyareti ile başlatılan ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Ankara’ya iade-i ziyareti ile pekişen yeni dönemin daha da geliştirilerek kalıcı hale getirilmesi en büyük arzumuz ve dileğimizdir.

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Orhan İnan

25 Haziran 2022 19:00

KAVGA ETMEK İLİŞKİLERİ ZORLAŞTIRIR. KUMPASÇI BATILILARIN VE ABD NİN BUNDAN FAYDA SAGLAMALARINA FIRSAT VERİLMİŞ OLUNUR.NİHAYET BUNLAR OLDU DA.YUNAN BİLE SUUD İLE İLİŞKİ KURMA ÇABASINA GİRDİ. KARŞINDAKİ DEVLETİN YÖNETİMİNDE KALİTE YOKSA, ONA GÖRE POLİTİKA GELİŞTİRMEK DOĞRU.

Duyarlı Vatandaş

25 Haziran 2022 14:12

Ah ulan paranın gözü çıksın. Aklıma şu söz geldi eski insanlar söylerdi para kimdeyse o haklıdır ve güzeldir.

bozeren

25 Haziran 2022 13:43

asitçi bedevilerin parasına muhtaç oldu Türkiye.

Hilmi Özer

25 Haziran 2022 12:15

Sevgili peygamberimiz, hac, kutsal topraklar hatırına her zaman suudi arabistan ile ilişkimiz iyi olmalıdır

can

25 Haziran 2022 09:39

üst düzey arap yetkili BBC ye ne demis Türkiye ile ticaret bizim sartlarimiza ve takdiri göre ancak yapilacak. bizim disislerinden bagli medyadan herhangi bir tepki tisss. hepsi ekonomik kriz yüzünden yapilan u dönüsleri yoksa israil ile niye yakinlastiniz. yazin da artik durumu idare etmek ve gecmisi unutalim cabasi. bari bi daha öyle herzeler yemeyin milyarlik zararlari vatandas olarak niye katlandik sirf velvele demokrat gösteris yapmaniz icin mi?

Şeref

25 Haziran 2022 07:49

"Türkiye'nin ihtiyacı olduğu için değil......" yapmayın sayın yazar, her zamankinden daha fazla ülkemizin yabancı sermayeye ihtiyacı var.Hem cumhurbaşkanımız "Kaşıkçı cinayeti" nin hesabını soracağız demedimi?

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle