--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tunus’ta ihanet ve karşı devrim

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
2

Dost ve kardeş ülke Tunus, Bizans entrikalarının sergilendiği bir dönemden geçiyor.

Cumhurbaşkanı Kays Said, kısa bir zaman önce referandumla 25 Mart 2021’de başlattığı antidemokratik planlarına meşruiyet kazandırma girişimi çeşitli halk katmanlarında karşılık bulmadı.

Tunus’ta halkın büyük çoğunluğunun boykot ettiği, küçük bir azınlığın katılımıyla gerçekleştirilen referandum ile kabul edilen yeni anayasa, ‘tek adam rejimi’nin mimarı Habib Burgiba ve halefi Zeynel Abidin Bin Ali’nin faşizan yönetimlerinin bir devamı niteliğindedir.

Yüzde 27.5 gibi düşük katılıma rağmen zafer ilan eden Cumhurbaşkanı Kays Said öncülüğündeki faşist çete Tunus’ta bir darbe gerçekleştirmiş oldu.

Tunus’taki yapılan referandum ile kabul edilen yeni anayasa; halkın değil, faşist azınlığın içinde yer aldığı bir azınlığı temsil ediyor. 

Devrimle birlikte başlatılan demokratikleşme reformları bu anayasa ile sonlandırılacak ve Cumhurbaşkanı Kays Said hem ordunun başına geçecek hem de meclisin onayı olmadan hükümet atayabilecek.

Ayrıca hazırlanan metinde yer alan maddelere göre yeni anayasada Cumhurbaşkanı için hesap verme yolu da kapanmış oldu.

Said’in 2021’de meclisi feshedip hükümeti görevden uzaklaştırmasının birinci yılında kendi pozisyonunu sağlama almak, yetkilerini artırmak ve otokratik bir sisteme geri dönmek istediği açık bir şekilde görülmektedir.

***

2014 anayasası ile dayatılan ve küçük bir azınlığın onayı ile kabul edilen yeni anayasa arasında çok derin ayrılıklar ve farklılıklar olduğu dikkat çekmektedir.

Hâlbuki anayasa, halkı ve halkın değerlerini koruyan, bu değerlerin yaşanmasını teşvik eden, hak ve özgürlüklerin teminatı olan bir toplumsal mutabakattır.

Bu gerçekten hareketle anayasa için yapılan referandumlarda halk desteğinde kahır ekseriyet aranır.

Demokratik temayüllere göre katılımın düşük olması nedeniyle Cumhurbaşkanı Kays Said’in anayasası meşru olmadığı ve Tunus halkını temsil etmediği bir diğer gerçektir.

Yeni anayasası için yapılan referandumun % 27,5’de kalmasının bir diğer sebebi ise anayasa metninin Cumhurbaşkanı Kays Said ve yandaşları tarafından hazırlanmış olmasıdır.

Müslüman Tunus halkının inanç ve kültür değerlerinin yeniden dirilişi ve milli ruhun uyanışı olarak kabul edilen, 14 Ocak 2011 ‘halk devrimi’ ile elde edilen hak ve özgürlüklerin bir ifadesi olan 2014 anayasası ise geniş bir mutabakatla hazırlanmış ve çok yönlü tartışmalar sonunda sağlanan uzlaşı sonucu kabul edilmişti.

2014 anayasası uzun yıllar süren otoriter yönetimin ardından demokratik kazanımları koruyabilmek için güçlü bir Anayasa Mahkemesi’ne yer verilmişti.

Kısacası: ‘2014 anayasası’, devrim kazanımlarını somutlaştıran bir hukuki metin olarak tasarlandığı için ve çok partili demokratik sistem ile tüm halk katmanlarını temsil etmekteydi.

Çok sayıda STK, siyasi parti ve sendikaların oluşturduğu ‘Tunus Ulusal Kurtuluş Cephesi’ tarafından yeni anayasa reddedildi ve ‘2014 anayasası ise ‘meşru’ referans olarak kabul edildiği halde Cumhurbaşkanı Kays Said ve havarilerinin devlet kurumlarını kullanarak karşı bir tavır içine girmesi ülkenin barış ve huzuru adına gerçekten üzücü ve tehlikelidir.

Çünkü anayasayı meşru kılacak katılım gerçekleşmemiştir. 

Cumhurbaşkanı Said ve yandaşlarının % 27.5 oranındaki katılımı yeterli kabul ederek yeni anayasada ısrar edilmesi halinde önümüzdeki günlerde istenmeyen olayların yaşanmasına sebep olacağı kuvvetle muhtemeldir.

Çünkü Cumhurbaşkanı Said ve yakın ekibi; İslam karşıtı, demokratikleşme yolunda başlatılan reformları içselleştiremeyen, despot faşist bir ‘Çete’ olan politikacılardan oluşmaktadır.

Bu ‘Çete’; barışa, diyalog ve müzakereye, Hukuk ve adaleti önceleyen uzlaşıya, ‘’hayır’’ demekte ısrarcıdır.

Yorumlar

(2)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sedat X

30 Temmuz 2022 14:38

O % 72.5'a seçimi (referandumu) protesto etme aklını kim vermiş acaba. Bu sayede %27.5 azınlık %72.5'a hükmedecek. Bir ara Türkiye'de de birileri Ak partiye oy veren Müslümanları vaz geçirmek için(oylarını kullanmamaları için) , dini terimler kullanıyorlardı. Türkiye, Türkiye devletinin dini İslamdır hükmünü kaldırıp zillet damgasını yedi, o hükmü geri getirmeyene kadar da bu zilletten kurtulamaz. Şimdi Tunus'ta aynı zillet damgasını yedi, sanırım onlar çok daha kötü bir duruma düşecekler. Zira bunu engelleyecek güç ve imkanları varken, bunu yapmadılar.

Mardinli Hoca

30 Temmuz 2022 09:50

Sayın hocam dilinize yureginize sağlık.Tunus halkı Müslüman bir ülkedir ama maalesef bir türlü müslümanlar tam manasıyla iktidara ulaşamadı.Devamli diktetor likla yönetildi ve son diktatör ne halkı ne ana yasa hiç bir şey dinlemiyor bu küfür güçlerin Tunus'a yapamayacağı yerli kafir yapıyor Habib burgiba Zeynelabidin de var güçleriyle Tunus halkına zulüm baskı yaptılar din düşmanlığı yaptılar.Sonuclari cehenneme yuvarlandı lar inşaallah bu melun kays da sonu gelecek ve yakında cehenneme bir kütük yuvarlanacak.Tabiki Tunus büyük iş düşüyor İlk önce bu kukla bu kafir karşısına birleşmek Allah'a güvenerek tevekkül ederek ayaklanmak.Hic korkmadan karşı çıkmak Tabiki bedel ödenecek evet odensin bu kukladan kurtulmak için bedel ödenmek gerekir.Yoksa bu melunun gitmesi mümkün değildir Halk acilen bunu yapmalı yoksa iş işten geçecek.Allah cc Tunus halkı en kısa zamanda bu şeytandan kurtulması için yüce Rabbimden temenni ve dua ediyorum.Selam Mazlum müslüman Tunus halkına selam olsun canını malını Allah Yolunda sarf edenlere selam olsun Allah için kıyam edenlere

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle