• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

NATO’nun olduğu kadar ABD ve AB’nin de Türkiye’ye ihtiyacı var

19 Haziran 2021


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

ABD, bu süreç içinde dünyadaki hakimiyetini sürdürebilme adına 11 Eylül saldırılarından sonra geliştirilen ve 20 Eylül 2002 tarihinde Başkan W. Bush imzası ile yayınlanıp uygulamaya konan “Yeni Amerikan Millî Güvenlik Stratejisi” yani ‘Bush Doktrini’ni benimsemesiyle yeni bir döneme geçilir.

Bu doktrine göre, tüm dünyayı bir savaş alanı olarak gören ABD yönetimi saldırı ve işgallerle dünyayı askeri gücüyle kontrolünde tutmayı hedefler.

Bu saldırı ve işgallerine kılıf uydurmak için ise ‘Küresel Terörle Mücadele’ ettiğini iddia eden ABD yönetimi, küresel düzeyde aradığı meşruiyet desteğini bulamaz.

Çünkü tüm dünya bu mücadelenin ‘terörle mücadele’ değil, bu isim altında ABD’nin hegemonik bir mücadele başlattığı biliniyor.

Trump döneminde bu yanlıştan kısmen dönülse de Joe Biden başkanlığındaki ABD yönetiminin tekrar geçmiş politikalara geri döndüğü görülmektedir.

Son NATO Zirvesi’nde Erdoğan- Biden görüşmesinde terör örgütlerine destekten vazgeçmeye niyetli olmadıkları yönünde beyanları o yanlış politikalara geri dönüldüğünün en bariz örneğidir.

ABD’nin yeni başkanı Joe Biden, “ABD’yi eski gücüne kavuşturacağım” gibi iddialı beyanları bazı kesimleri heyecanlandırabilir.

Ancak çok hırslı ve ihtirasları büyük bir siyasetçi olan Joe Biden’ın bu iddialarını doğrulayacak güç ve irade ortada yok.

Gelinen noktada ABD’nin dünyayı tek başına yönetme mücadelesinde yetersiz kaldığı gibi 1945 sonrasında başlayan dünya hegemonyasını sürdürme mecali kalmadığı bir gerçektir.

Çünkü; dünyada şartlar değiştiği gibi ABD, de eski gücünde değildir.

Ancak, madalyonun öteki yüzünde bir başka gerçek ise şudur:

Büyük devletler, öyle zannedildiği gibi kısa zamanda çöken, batan ve yıkılan oluşumlar değillerdir. 

Birilerinin iddia ettiği gibi ABD, “batıyor, yıkılıyor, çöküyor” noktasında da değil. 

ABD, tüm olumsuzluklara rağmen hâlâ dünyanın en büyük emperyalist güçlerinden biri ve uluslararası ekonomik ve siyasi ilişkilerde baskın etkisini de devam ettiriyor. Fakat, olumsuz bir gidişe doğru sürüklenmeye başladığı açık ve net olarak görülmektedir.

Tüm olumsuzluklara rağmen dünyayı yönetme (Başat ülke olma) yani hegemonik mücadelesinde AB’yi yanına almanın yeterli olamayacağını gören ABD yönetimi bir bölgesel güç olan Türkiye’yi yanına almaya yönelmiştir.

Siyasi baskılar, tehdit ve şantajlarla Türkiye’yi teslim alamayacağını anlayan ABD, şimdi Türkiye ile yeni ilişkileri geliştirmeye hazırlanıyor.

Çünkü Türkiye, eski Türkiye değil ve Türkiye’yi yönetenler de teslimiyetçiliği reddeden bir direniş ruhuna sahiptirler.

Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden ile gerçekleştirdiği görüşmede ve NATO Zirvesi’nde yaptığı açıklamalarının satır aralarında “Türkiye’nin devlet yapısı, siyasi, diplomasi ve askeri gelenekleri ile bürokratik kültüre bağlı tarihi geçmişe sahiptir. Kararlar, bu kurum ve yapıların görüşleri alınarak verilir. 

Karşılıklı çıkar ilişkilerine evet ancak birilerinin bize parmak sallamasına ise asla müsaade etmedik etmeyiz” mesajını vermiş oldu.

Önemli bir hatırlatma:

ABD’nin terör örgütleriyle bağlantılı askeri güç kullanımına dayanan tehditkar ve emredici temelli politikaları değişmedikçe Türkiye ile arasında anlamlı bir işbirliği olamayacağı açıktır.

 Eğer, ABD, dünya siyasetine yön veren başat ülke olmayı, AB küresel bir aktör ve NATO ise gücünü kaybetmek istemiyor ise işte o zaman Türkiye’yi kazanmaya mecburlar. Türkiye ile eşit seviyede, hak ve adalet ölçüsünde, karşılıklı çıkar ilişkileri ile müttefiklik hukukuna dayalı ilişkiler konseptini benimseyerek yeni bir dönem başlatmaları gerekmektedir.

Çünkü Türkiye, bir bölgesel güç olmanın ötesinde küresel düzeyde etkinliğini her geçen gün artıran potansiyeliyle stratejik güce sahip olmaya namzet bir ülkedir.

Unutulmasın ki: NATO’nun olduğu kadar, ABD ve AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Nahit sazoglu

Siyonizmin kuruluslari olan bm nato imf dunya bankasi unescodan acilen cikmaliyiz incirlik kurecik uslerini acilen kapatmaliyiz d8 acilen vtoplamaliyiz
  • Yanıtla

A yolcu

Hocam içimizdeki yabancılar bir anlasa şahsi çıkarları bu birtarafa bırakıp Memleket için çalışsa abd ne yapabilir içimizdeki adamlarına ğüveniyor fetö pkk chp hdp hepsi abd çalışıyorlar bidon mualefeti destekleyip Erdoğan yıkalım diyor
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23