• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI
28 Ekim 2020

Macron’dan Wilders’e Avrupa’daki İslam düşmanlığı

Evrensel insan hakları ve Beynelmilel hukuka göre “kişinin özgürlüğünün, başkalarının özgürlüğü ve inançlarının başladığı yerde biter” hükmüne rağmen Batılı emperyalist ülkelerinde İslam karşıtlığı eylemlerin devam ediyor olması 21. asrın en büyük utancıdır.

İslam dinini çağdışı, Müslümanları ise potansiyel suçlu görme Batılıların iflah olmaz hastalığının son günlerde tekrar nüksettiğine şahit oluyoruz.

İnsanlık adına yüz kızartıcı olan bu hastalık, tarihin derinliklerinden gelen kin ve nefretten beslenmektedir.

Fransa ve Danimarka başta olmak üzere Avrupa’da Peygamberimiz Hazreti Muhammed (SAV)’e ve İslam’a hakaret içeren karikatürlerin tekrar yayınlanması suretiyle bazı olumsuz eylemlere sebep olunması, o tarihin kin ve nefretin hâlâ aşılamadığını açık bir şekilde göstermektedir.

Bugün Müslümanlara karşı saldırılar ile İslam karşıtı tartışmalar Avrupa genelinde yeniden hortlatıldı. Bazı siyasilerin hezeyanları ile TV kanalları ve yazılı basında İslam ve Müslümanlara hakarete varan yorumlara geniş yer veriliyor.

Medenileşme ve çağdaşlaşma yolunda önemli mesafeler aldığını iddia eden Avrupa, şunu bilsin ki; ırkçılık belası, İslam düşmanlığı ve Müslümanlara karşı saldırgan tavrını değiştirmedikçe asla medeni olamaz ve asla çağdaşlaşmış sayılamaz.

MACRON’UN İLHAM KAYNAĞI WİLDERS

Bugün Avrupa’da bazı siyasilerin ve medya kuruluşlarının öncülüğünde sürdürülen İslam dinini ve Müslümanları hedef alan karalama kampanyaları elbette üzücüdür, ancak devlet adamlığı bilinci ve sorumluluğundan yoksun Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron gibilerin de bu kampanyaya katılmış olması ise daha da üzücü olandır. 

Macron’un “İslamcı ayrılıkçı” ifadesiyle Müslümanları hedef alması, ülkedeki İslam karşıtı aşırı sağcıları harekete geçirdi. 

Macron’un yanlış ve seviyesiz açıklamaları, İslam karşıtı Irkçı akımları kışkırttığı gibi Avrupa’da Müslümanlara yönelik bir tehdit dalgasının oluşmasına sebep olmaktadır. 

Bay Macron’un ilham kaynağı kendisinden önce İslam ve Müslümanlara düşmanlıkla siyaset arenasında prim yapmaya çalışan Holland’lı aşırı ırkçı Özgürlük Partisi’nin Başkanı Geert Wilders’ın olduğu görülmektedir.

Faşist G. Wilders, daha önce Hollanda’daki camileri kapatmak ve Kur’an’ı yasaklamak istediğini açıklamıştı.

Her fırsatta İslam ve Müslümanlara saldıran ve bu tavırları nedeniyle “kuduz köpek” olarak adlandırılan Wilders, son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmedildiği bir karikatürü paylaşıp “Terrorist” notunu düştü.

Bir yanda Macron diğer yandan G. Wilders gibi ruh hastaları ile bazı Avrupalı siyasiler ve medya kuruluşlarının pervasız ve ahlaksızca girişimleri kesinlikle bir klinik vakadır.

Çünkü hukuk dışı, insani değerleri ve onurunu ayaklar altına alan bu girişimler, karşılıklı birbirinin dini değerlerine saygılı kalarak bir arada yaşama kültürünü de olumsuz bir şekilde etkileyeceği açıktır. 

Ayrıca bu eylem ve söylemler toplumsal barış, huzur ve güveni sarsacak düzeyde tehlikelidir. Bu yanlışlarda ısrar, Müslüman toplumları olduğu kadar yerli Avrupa halkı içinde hem rahatsız edici hem de tehlikelidir. 

Nitekim tarih dersinde Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’e hakaret içeren karikatürleri öğrencilere göstererek İslam ve Müslümanlara hakaretler sıralayan tarih öğretmeni Samuel’in Fransa’ya göç etmiş bir Çeçen genç tarafından öldürülmesi bunun en bariz örneğidir.

Altını çizerek ifade etmek isterim ki; suçu işleyen kadar işleten de suçludur.

Ayrıca İslam dünyasında Fransız ürünlerini boykot etme çağrıları ve nefret dolu terimlerle, Fransa aleyhine gösteri çağrıları sosyal medyada yayınlanması, protesto gösterilerinin devam etmesi Mocron ve Wilders, gibilerin İslam düşmanlığı politikalarına duyulan tepkinin bir ifadesidir.

Avrupalı siyasiler, Avrupa’nın geleceği adına bu yanlışlardan vazgeçmeli ve anayasalarda yer alan din ve bireyin özgürlükleri ilkelerini öne çıkarmalıdır.

Aksi halde Avrupa’nın kuruluş felsefesi ve ruhunu oluşturan değerler asla inandırıcı olamayacağı gibi karşılıklı nefreti tetikleyen eylem ve söylemler de bitmeyecek.

Unutulmasın ki;

Avrupa’da İslam ve Müslüman düşmanlığı Avrupa’ya hiçbir şey kazandırmaz aksine çok şey kaybettiriyor ve ettirecektir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

HOMOTOKMAKUS

Avrupada ve dunyada islam dusmanliginin olmasindan daha dogal bir sey olamaz,cunku dunyanin kalpazanlik sistemine(para basarak durduk yerde zengin ve egemen olma sistemine) karsi koyan ve direnis gosteren yegane guc (olgu) islamdir. Fransiz cumhurbaskaninin bu konuda on plana cikarak siritmasi tecrubesizliginden ve fazlaca aptal olmasindan kaynaklanmaktadir yoksa butun egemen dunya yani ABD kongresinin iki kanadi,amerikan partileri ve devlet kuruluslari,Avrupa birliginin siyasal ve hukuksal aparatlari(Avrupa parlementosu?Avrupa birligi komisyonu ve conseyi),partileri,univerisiteler,basin-yayin kurumlari ve sivil toplum orgutlerinin hepsi bu kalpazanlik(para basma) sistemini korumak ve ona hizmet etmek icin organize edilmislerdir.Bu asil davaya karsi koyan kimse olamamistir simdiye kadar.Neden?Cunku karsi koyanlarin hepsini acimasizca oldurmuslerdir ya da basin yayin yoluyla yok etmislerdir bugun Charles Hebo nun yaptigi gibi.Dolayisiyla dunyanin butun materyalistlerinin bu didismede Macronun yaninda yer almasindan daha dogal bir sey olamaz.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23