--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kiev’e Erdoğan morali

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
3

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla 16 Aralık 1991’de kurulan Ukrayna’yı ilk tanıyan ülkelerden biri de Türkiye olmuştu.

O günden bu yana her geçen gün ileriye taşınan ilişkilerin Başkan Sn. Erdoğan’ın Ukrayna ziyareti ile daha da geliştirilmesi hedefleniyor.

Ziyaretin iki ülke arasında kurulan diplomatik ilişkilerin 30’uncu yıl tarihine denk gelmiş olması, İki ülke arasında 2011’de kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey (YDSK) toplantısı ve ‘Serbest Ticaret Anlaşması başta olmak üzere 8 ayrı anlaşmaya imza atılmış olması elbette önemli ve anlamlıdır. Ancak bu ziyareti daha çok önemli ve anlamlı kılan ise Başkan Sayın R. Tayyip Erdoğan’ın Rusya ile Ukrayna arasındaki krize çözüm bulma arayışıyla Kiev’de bulunuyor olmasıdır.

Ülkeler arasındaki husumetlerde görüşmelerden bir sonuç alınamaz ve tarafların karşılıklı restleşmesi sonrasında taraflar arasında diplomatik kanallardaki tıkanıklığın aşılması ve anlaşmazlıkların bir savaşa dönüşmeden önlenmesi amacıyla her iki tarafın kabulüyle çözüm odaklı çıkış yolları keşfederek var olan problemlerin çözümünü üçüncü bir ülke üstlenir.

Bugün Ukrayna krizinin sürüklendiği tam da bu noktada üçüncü ülke olarak Türkiye ve lider olarak Başkan Erdoğan devreye girmiştir.

Çünkü, Ukrayna üzerinden iki dünya gücü olan ABD ile Rusya’nın karşı karşıya gelmiş olmaları ve şimdiye kadarki diplomatik görüşmelerden de bir sonuç alınamaması bakımından durum fevkalade tehlikeli bir noktaya gelmiştir.

Kısacası, taraflar arasında karşılıklı suçlamalar ve restleşmelerin bir büyük felakete dönüşebileceği tehlikesi söz konusudur.

Başkan Erdoğan’ın “Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimi azaltmak için oynayabileceği her türlü rolü oynamaya hazır. Bunu hem Rusya ve Ukrayna’nın dostu hem de bir NATO müttefiki olarak yapıyoruz” önerisi bir sorumluluğu yerine getirme niteliğindedir.

Kiev’de bu yönde görüşmeler gerçekleşmesi ise arabulucu olma önerisinin hem Kiev hem de Moskova tarafından karşılık bulmasının bir sonucudur. 

Nitekim, önümüzdeki günlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Başkan Erdoğan’ın davetine icabet ederek konu hakkında görüş alışverişinde bulunmak üzere Türkiye’ye geleceğini bildirmesi ile Kiev’de Başkan Erdoğan’ı ağırlayan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in “Savaşı bitirme yolunda Ukrayna Rusya arasında ara bulucu olma inisiyatifi için Sn. Erdoğan’a teşekkür ediyorum” açıklaması, Başkan Sn. Erdoğan’ın devreye girmesinden her iki tarafın memnuniyetinin birer ifadesiydi.

Ülkeler arasındaki anlaşmazlıklardaki uzlaştırma girişimlerinden kısa bir süre içinde sonuç beklemek elbette mümkün değildir. Ancak çözüm yolunda bu girişimler bir başlangıcın kilometre taşlarından olabilir ise bu bile kendi başına bir başarı sayılacaktır. 

Bunun sebebi, Rusya ile Ukrayna arasındaki sorunların tarihsel sebepleri hem çok hem de derin olmasıdır. 

Kısa sürede sonuç alınması mümkün değilse bile savaşın çıkmasına engel olunması ve diplomasiye yeniden bir kapı aralanması gelecek adına ümit verici olacaktır.

Görüşmede restleşme ve meydan okumalara son verilmesi ve görüşmelere dönülmesine ev sahipliği yapmaya ve arabulucu olmaya hazır olduğunu belirten Başkan Erdoğan’ın Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteklerini süreceğini ifade etmesi Ukrayna yönetimi ve Ukraynalıları memnun etmiştir. 

Çünkü Ukrayna’ya desteklerini sürdüreceklerini ifade etmekle yetinen ABD ve AB ile NATO bu ifadeyi şimdiye kadar kullanmamıştır.

Başkan Sn. Erdoğan’ın bu zor süreçte Kiev’i ziyareti ve destekleyici açıklamaları tek kelimeyle Ukraynalılara moral oldu.

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ahmet Tunç

5 Şubat 2022 17:10

Ne vizyonun var , ne bilgin var ...... yobaz kafan ile atıyorsun .....

Can

5 Şubat 2022 15:21

kendi evimiz ekonomik olarak alevlere tutusmus bize ne ukrayna dan. onlar mi söndürecekler bunlari hic durmadan haberlestiriyorsunuz yoksa kötü gündemi yazmayalim gayesi mi

Okur

5 Şubat 2022 13:13

Türkiye'nin ukranyadaki arabuluculuğu çok iyidir. Bağımsız ülke olmak budur. Bağımsız bir politikamız olmasaydı böyle bir arabuluculuk yapamazdık herşeyi ABD ve NATO'ya bırakırdık. Türkiye'nin hem Rusya hemde ABD ile ilişkileri hep bugünkü gibi tarafsız ve bağımsız giderse herkes Türkiye'nin kıymetini daha iyi anlıyacaktır. Türkiye, Yemen'de de arabuluculuk yapmak için girişimlerde bulunması lazım. Arabuluculuk barış demektir, tarafsızlık demektir, ekonomik gelişme ve ilişki geliştirme demektir. Keşke Suriye'de de savaşın başından beri taraf olmak yerine arabuluculuk yapılsaydı. Sorunların tarafı olmak yerine tarafsız olup arabuluculuk yapmak hem ülkeyi kalkındırır hemde dünyadaki rolün artar. Türkiye hem Rusya hemde Çin ile olan ilişkilerindede tarafsızlık politikasıyla yerini almalıdır ABD tarafını tutarak Çin ve Rusya'ya bakmamalıdır. Amerika'nın Uygur politikası ABD'nin çıkarları içindir Uygurların çıkarları için degildir ABD'nin oyunlarına gelinmemeli. Türkiye kendi çıkarları için ne yapacaksa yapmalıdır ABD'nin çıkarı Türkiye'nin çıkarı degildir. ABD ve NATO kuyrukçuluğu yaparak bağımsız olunmaz ABD ve NATO'ya da karşı çıkılması gereken yerde karşı çıkılmalıdır. Almanya'nın ukranyadaki sorunda kendi çıkarlarına göre politikası olduğu gibi Türkiye'nin de kendi çıkarları için kendi politikası olmalıdır. Almanya ve Fransa ukranyada ABD ile İngiltere ile degil kendi çıkarları için yol yürüdüklerini görüyoruz. İngiltere ve ABD'nin çıkarları ile Almanya ve Fransa'nın çıkarları aynı degildir hepsininde NATO'da olmasına rağmen. Türkiye'de tıpkı Almanya ve Fransa gibi kendi çıkarlarını düşünerek dünya ülkeleri ile ilişkileri olmalıdır. Eskiden İsrail Filistin sorununa bile NATO ve ABD penceresinden bakarak politika belirliyen Türkiye'nin Erdoğan'la birlikte Türkiye'nin de İsrail'de ve Filistin'de politikasının olduğunu belirtmesi ve uygulaması bir başarıdır. Türkiye'deki iç siyasette bile bağımsız bir politika belirliyemiyorduk. inançlarımız da dahil kemelizmin çikarları doğrultusunda gelişiyordu bugün Kemalizmin çıkarları yerine Türkiye halklarının çıkarları doğrultusunda olması bir başarıdır Kemalistlerin çıkarlarları her zaman Türkiye halklarının çıkarları olmayabilir. Bugün Erdoğan hükümetinden rahatsız olan Türkiye'de Kemalistler rahatsızlıklarını Erdoğan'ı devirmek için harcadıklarını görüyoruz. Erdoğan'dan önce Türkiye bağımsız bir ülke degildi kemalist bir ülkeydi, Kemalizmin sömürgesi bir ülkeydi Kemalizmin sınırları dışına çıkamıyordu. Bugün CHP'nin genel başkanı helallik istiyorsa Kemalizmin iflasını gördügündendir.

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle