--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kanlı Ukrayna işgalinin suçluları ve suç ortakları

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
4

Benzeri görülmemiş bir biçimde, Uluslararası Topluma meydan okuyan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Viyana Devletler Sözleşmesi, BM’nin kuruluş ilkeleri ve Beynelmilel hukuku hiçe sayarak, Ukrayna’nın işgal emrini vermiştir.

Ukrayna’da bir ‘devlet terörü’ uygulayan Rus ordusu, bir insanlık trajedisine sebep olmuştur.

Sadist ruhlu Putin’in ‘insanlığa karşı suç’ işlediği açıktır. Bir çılgınlık hali yaşayan Putin’in kimyasal savaş tehditlerinde bulunmuş olmasına rağmen hâlâ cezalandırılmamış olması Uluslararası Toplumu temsil eden kurum ve kuruluşlar adına utanç vericidir.

ABD ve AB ile NATO’dan oluşan Batı cephesi ise kanlı Ukrayna işgali karşısında verdiği sözleri tutmadığı ve Ukrayna’yı yalnız bıraktığı için suçludur.

Unutulmasın ki, suçu işleyenler kadar suçun işlenmesine müsamahakâr davranarak yol verenler de suçludur. 

Diğer bir ifadeyle; suçu engelleme gücüne sahip olduğu halde üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyenler suçlunun suç ortaklarıdır.

Batılıların, Ukrayna yakılıp yıkılırken hâlâ ekonomik yaptırımlarla yetinmeleri ise kelimenin tam anlamıyla kepazeliktir.

Çünkü Ukrayna’yı 2008’den beri NATO’ya alınacakları vaatleriyle oyalayarak kışkırtıp Rusya’nın önüne iten Amerika, Avrupa ve onların güdümündeki NATO’dur.

Bütün bu gelişmeler ve yaşananlar bir arada düşünüldüğünde Amerikan desteğine bağımlı olan uluslararası düzen işlemez veya işletilmez olduğu görülmüştür. 

Zira dünyayı fesada boğan, kan akıtıp ülkelere operasyonlar düzenleyen, terör örgütlerini destekleyip ülkelere şantaj yapan, sermeyesi, yalan, kışkırtma, saldırı ve işgal olan ABD öncülüğündeki Batı cephesidir.

ABD öncülüğündeki Batı ittifakının Rus işgalcilerinden bizim nazarımızda hiçbir farkı yoktur. 

Her ikisi de emperyalist ve öncelikleri insani değerler değil, kendi çıkarlarıdır.

BM ise zaten onların yani emperyalist ülke ve güçlerin güdümünde bir örgüttür.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BM-GK)’nin ‘5’li Çete’ yapısı; barışa, huzur ve güvene karşı sorumluluklarını yerine getirmesine engel olduğu diğer bir gerçektir. 

Dünya kamuoyu, gelişmeleri ve kanlı Ukrayna işgali ile yaşanan trajediyi canlı olarak TV kanallarından izliyor.

Nefreti, kini ve öfkesi sadece Putin ve havarilerine değil, aynı zamanda ABD ve AB ile NATO’ya dolayısıyla BM’yedir. 

Bütün gelişmelerin hülasası; Batı cephesinin bir güç boşluğunu ve suçluyu cezalandırma konusundaki isteksizliği tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğu görülmüştür. 

Şimdi, kanlı Ukrayna işgalinde bu gerçekler tüm açıklığıyla görüldüğü için artık kimse kimseye güvenmiyor. 

Rusya’nın, 30 yıl önce bağımsız bir devlet olmayı tercih eden ve demokratik dünyanın saflarına katılmayı başaran Ukrayna’nın egemenliğini yok etmesine eğer Batı müsaade eder ise bedeli çok ağır sonuçlarla karşı karşıya kalacaktır. 

Her şeyden önce bu savaşın siyasi, askeri ve ekonomik maliyetleri sanıldığından çok daha büyük olacağı bir gerçektir.  

Ukrayna’daki soğuk savaş dönemini hatırlatan vahşet görüntüleri, yaşanan trajedi, Ukrayna işgalinin emrini veren Putin’i büyütmedi, aksine küçük düşürdü.

Çünkü, Putin’in bu kararları ve işgal emri geleceğin dünyasına bir ihanettir. 

Bu kanlı işgal, tarih boyu etkisini sürdürecek büyük mali kayıp ve insan kaybına sebep olan bir insanlık faciası olarak tarihe geçecektir.  

Kısacası, bu işgalin ve beraberinde büyük kayıplar ve yıkım ile yaşanan trajedi hesaplandığında; kazananı olmayacağı kesin, ancak kaybedeni tüm taraflar ve bileşenleri olacaktır.

Putin’in, bu savaşın sonu hakkında bir fikri var mı bilmem amma; Putin’in belki de sonunu getirecek olan bu vahşet, aynı zamanda ABD ve AB’ye başta güven olmak üzere siyasi ekonomik ve stratejik anlamda çok ciddi kayıplarına sebep olacağı muhakkaktır. 

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Oğuz Han

5 Mart 2022 15:56

Hacı abi Reis bu gereksiz adama niçin ''Dostum Putin'' diyor acaba?

Can

5 Mart 2022 10:16

iyi de Nato üyesi TR hava sahasini kapatti ve ekonomik ambargoya katildi lukasenko yu tanimaktan vazgecti ve dostum putin demekten simdi ona buna laf yetistiriyorsun dimi. 33 sehidin ardindan bile dostum edebiyati halen devam etmek neresi tutarli bir izah et. disislerindeki u dönüsleri bile ayak uydurdunuz israil misafiri gelecek gözünüz aydin olsun bakalim

Okur

5 Mart 2022 07:02

Kanlı Kıbrıs işgalinin suçluları ve suç ortakları Benzeri görülmemiş bir biçimde, Uluslararası Topluma meydan okuyan Türkiye Devlet Başkanı Bülent Ecevit, Viyana Devletler Sözleşmesi, BM’nin kuruluş ilkeleri ve Beynelmilel hukuku hiçe sayarak, Kıbrıs'ın işgal emrini vermiştir. Kıbrıs'ta bir ‘devlet terörü’ uygulayan türk ordusu, bir insanlık trajedisine sebep olmuştur. Sadist ruhlu Ecevit'in’in ‘insanlığa karşı suç’ işlediği açıktır. Bir çılgınlık hali yaşayan Ecevit'in’in kimyasal savaş tehditlerinde bulunmuş olmasına rağmen hâlâ cezalandırılmamış olması Uluslararası Toplumu temsil eden kurum ve kuruluşlar adına utanç vericidir. ABD ve AB ile NATO’dan oluşan Batı cephesi ise kanlı Kıbrıs işgali karşısında verdiği sözleri tutmadığı ve Kıbrıs'ı yalnız bıraktığı için suçludur. Unutulmasın ki, suçu işleyenler kadar suçun işlenmesine müsamahakâr davranarak yol verenler de suçludur. Diğer bir ifadeyle; suçu engelleme gücüne sahip olduğu halde üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyenler suçlunun suç ortaklarıdır. • Batılıların, Kıbrıs yakılıp yıkılırken hâlâ ekonomik yaptırımlarla yetinmeleri ise kelimenin tam anlamıyla kepazeliktir. Çünkü Kıbrıs'ı 1965’den beri NATO’ya alınacakları vaatleriyle oyalayarak kışkırtıp Türkiye'nin önüne iten Amerika, Avrupa ve onların güdümündeki NATO’dur. Bütün bu gelişmeler ve yaşananlar bir arada düşünüldüğünde Amerikan desteğine bağımlı olan uluslararası düzen işlemez veya işletilmez olduğu görülmüştür. Zira dünyayı fesada boğan, kan akıtıp ülkelere operasyonlar düzenleyen, terör örgütlerini destekleyip ülkelere şantaj yapan, sermeyesi, yalan, kışkırtma, saldırı ve işgal olan ABD öncülüğündeki Batı cephesidir. ABD öncülüğündeki Batı ittifakının türk işgalcilerinden bizim nazarımızda hiçbir farkı yoktur. Her ikisi de emperyalist ve öncelikleri insani değerler değil, kendi çıkarlarıdır. BM ise zaten onların yani emperyalist ülke ve güçlerin güdümünde bir örgüttür. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BM-GK)’nin ‘5’li Çete’ yapısı; barışa, huzur ve güvene karşı sorumluluklarını yerine getirmesine engel olduğu diğer bir gerçektir. Dünya kamuoyu, gelişmeleri ve kanlı Kıbrıs işgali ile yaşanan trajediyi canlı olarak radyo kanallarından dinliyor. Nefreti, kini ve öfkesi sadece Ecevit ve havarilerine değil, aynı zamanda ABD ve AB ile NATO’ya dolayısıyla BM’yedir. Bütün gelişmelerin hülasası; Batı cephesinin bir güç boşluğunu ve suçluyu cezalandırma konusundaki isteksizliği tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğu görülmüştür. Şimdi, kanlı Kıbrıs işgalinde bu gerçekler tüm açıklığıyla görüldüğü için artık kimse kimseye güvenmiyor. • Kıbrıs'ın 50 yıl önce bağımsız bir devlet olmayı tercih eden ve demokratik dünyanın saflarına katılmayı başaran Kıbrıs'ın egemenliğini yok etmesine eğer Batı müsaade eder ise bedeli çok ağır sonuçlarla karşı karşıya kalacaktır. Her şeyden önce bu savaşın siyasi, askeri ve ekonomik maliyetleri sanıldığından çok daha büyük olacağı bir gerçektir. Kıbrıs'ta ki Osmanlı dönemini hatırlatan vahşet görüntüleri, yaşanan trajedi, Kıbrıs işgalinin emrini veren Ecevit'i büyütmedi, aksine küçük düşürdü. Çünkü, Ecevit'in bu kararları ve işgal emri geleceğin dünyasına bir ihanettir. Bu kanlı işgal, tarih boyu etkisini sürdürecek büyük mali kayıp ve insan kaybına sebep olan bir insanlık faciası olarak tarihe geçecektir. Kısacası, bu işgalin ve beraberinde büyük kayıplar ve yıkım ile yaşanan trajedi hesaplandığında; kazananı olmayacağı kesin, ancak kaybedeni tüm taraflar ve bileşenleri olacaktır. Ecevit'in’in, bu savaşın sonu hakkında bir fikri var mı bilmem amma; Ecevit’in belki de sonunu getirecek olan bu vahşet, aynı zamanda ABD ve AB’ye başta güven olmak üzere siyasi ekonomik ve stratejik anlamda çok ciddi kayıplarına sebep olacağı muhakkaktır. Not: Sayın yazarın yazısından sadece bazı kelimeler degiştirilerek olduğu gibi konmuştur. Ukrayna yerine Kıbrıs, Putin yerine Ecevit, Rusya yerine Türkiye, soğuk savaş yerine Osmanlı, TV kanalları yerine radyo 30 yıl yerine 50 yıl rakamı veya kelimeleri ile degiltirildikten sonra olduğu gibi konmuştur. Empati yapmak için yaptım.

÷÷÷

5 Mart 2022 05:49

Tek kelime: suçlu putin.

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle