--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İran’daki çatlak sesler, korkular ve endişeler…

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
10

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki ‘Zafer Günü’ geçiş töreninde ‘Aras Nehri’ ile ilgili okuduğu şiiri kendilerine göre yorumlayan İran’daki rejim kontrolündeki basın ve bazı siyasi çevrelerin ile hükümet yetkililerinin aşırı tepkisi, Şii mezhebi maskesi altında gizlenen Fars milliyetçiliğinin kendini dışa vuruşudur.

Karabağ savaşına atıfta bulunularak “Ermenistan’ı desteklemeyerek hata yaptık”, “Erdoğan, Saddam’ın kaderinden ibret dersi almalı”, “ABD ve AB’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımları desteklemeliyiz” şeklindeki açıklamalarındaki hitap dili ve kurdukları cümleler tek kelimeyle diplomatik rezilliktir.

Tepkilerinde; devlet ciddiyeti, siyasi nezaket ve ahlak sınırları aşılmış, hakaretlere varan bir saldırganlık içeren seviyesizce ve küstahça bir tavır sergilenmiştir.

*

Peki, Başkan Erdoğan’ın okuduğu o şiirde hangi ifadeler yer alıyor. 

“Bu kadar abartılı ve hakaretler içeren ahlak dışı tepki ve yapılan suçlamalar doğru mu?” sorularına cevap için önce o şiire bakalım.

“Aras’ı ayırdılar,

Kum ile doldurdular;

Ben senden ayrılmazdım;

Zor ile ayırdılar.”

Başkan Sn. Erdoğan’ın okuduğu ve bahane edilen şiirde tepki çeken dörtlük bu: 

İran ve Azerbaycan arasındaki doğal sınır olan ‘Aras Nehri’nin iki yakasında Türkler yaşamakta. 

Şiir, nehrin ayırdığı Türklerin hasretini dile getirdiği için on yıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan bir ağıt niteliğindedir.

“Bu mısralarda İran’ı hedef alan güvenliğini tehdit eden veya ima eden, bir kelime olmadığı halde bunca hakaret ve seviyesiz tepki neden?” sorusunu cevabı ise şudur:

Anlaşıldığı üzere okunan o şiir işin bahanesi.

İran’da mezhep kılıflı Fars ırkçılığının depreşmesinin asıl sebebi, Karabağ savaşında Azerbaycan’ın elde ettiği tarihi zafer ile bu zaferde Türkiye’nin büyük pay sahibi olarak Kafkasya jeopolitiğinde aktör ülke olmasından duyulan rahatsızlıktır.

Diğer bir önemli sebep ise son yıllarda İran Azerbaycan’ında Türkiye’ye ve Başkan Sn. Erdoğan’a duyulan ilginin bilhassa Karabağ’ın kurtarılmasıyla başlayan milli refleks hareketlerinin günün birinde Azerbaycan ile birleşme arzusunun kitlesel bir isyana dönüşeceğinden duyulan korku ve endişedir. 

**

İran’da basın tamamen Mollalar rejiminin kontrolündedir.  

Merdom Salari gazetesi, “Erdoğan’ın şiir okuması: küstahlık mı cehalet mi?”

Keyhan gazetesi, “Sayın Erdoğan! Tarih mi bilmezsin yoksa İsrail için iyi dans mı etmektesin?” 

Bu iki gazetenin haddini aşan ve terbiye sınırlarını zorlayan manşetleri, rejimin basını nasıl kullandığını anlamak için sanırım yeterlidir.

Zira İran’da yayımlanan tüm gazetelerin manşetleri birbirinden farklı değildir.

Diğer bir gerçek ise şudur:

İran hükümetinin üyesi bakanlar, Meclis temsilcileri olan milletvekilleri ve rehberin Türklerin yoğun olduğu vilayetlerin yer aldığı Doğu ve Batı Azerbaycan’daki Zencan ve Erdebil’deki temsilcileri olan ‘Cuma imamları’ resmi sıfat sahipleridir ve rehber Ali Hamaneynî’nin emrinde hareket etmektedirler.

Bu zevatın bir şiir üzerinden Türkiye Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ı hedef alınıp hakaretler içerikli küstahça ifadelerde bulunulmaları İran İslam Cumhuriyeti ve rejiminin rehberi olan Ali Hamaneynî’nin bilgisi dışında zırvalamaları ise asla mümkün değildir.

Çünkü İran’da rejim demek rehber demektir. 

Ayetullah Humeynî’den sonra rehberlik makamında oturan kişi ise Ali Hamaneynî’dir. 

Basın, İstihbarat, Ordu ve Hükümet başta olmak üzere ülkedeki tüm kurum ve kuruluşlar ana bağlıdır.

Rehber Ali Hamaneynî’nin Türkiye Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’a yapılan bunca çirkefliklere engel olmadığı gibi bir açıklama yapmamış olması İran İslam Cumhuriyeti ve rejimi adına utanç vericidir.

Kısacası; İran’daki mevcut rejimin rehberi Ali Hamaneyî’nin yönetimindeki kadrolar, Humeynî öncülüğünde gerçekleştirilen (devrimi) yeni ‘İslam İnkılabî’ ilkelerinden uzaklaştığı gibi İslam’ın temel prensipleri ile bağdaşmayan bir yola saptıkları bir kere daha görülmüştür.

İran’da ve İran dışındaki İslam coğrafyasında izledikleri yayılmacı ve mezhebi bağnazlık politikaları bunun en bariz örneğidir.

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Korkut

19 Aralık 2020 23:45

8 yil iran irakla savasdi birmilyon insan oldu.abd silah fabrikalari kilit vurmusdu dort posta is basi yaptilar. 

Hak söz

19 Aralık 2020 23:17

Valla billaha şaka gibisiniz 

Ali Hamaney' i bir halt mı sanıyorsunuz

19 Aralık 2020 16:32

Tüm bu düşmanlık tohumlarını vaktiyle şah ismail ekmemiş miydi? Türk olması ne ifade ediyor?

Selahattin Kılıçlar

19 Aralık 2020 15:20

Aman dikkat adlı yorumcu; "İran İsrail'in önünde duran adeta son engeldir..." diyor. İran'ın Mezhepçilik dışında İslam ülkeleri ve Filistin için ne yapmıştır? Bize belgeleri ile açıklarsanız memnun olurum. Azerbaycan Ermeni savaşında Ermenistan'ı desteklemiştir. Suriye de birçok defa Türk ordusuna saldırmıştır. Daha bir hafta kadar önce okuduğu şiirden dolayı Sayın Çumhurbaşkan'ımıza milletvekilleri aleni hakaret etmişlerdir. Sayın yorumcu siz bunları bilmiyor musunuz?

Vatan

19 Aralık 2020 14:54

Sayın yazar bizim yörede şöyle bir atasözü der ki at kazığı çikarip bir yere vurur bir giçina vurur şimdi İran Müslüman ama mesebcilik yapip bu müslümanlari bir birine düşüren bir politika uygulama derdindeler şu kendini bilemez kişi yok biz Ermenistan a yardım etseydik bu çapsız sen nasil bir Müslümansinki Müslümanın kani akacak sen orda adam diye müslümanım diyeceksin mehrum Erbakanın sözü hadı oradan

ACE

19 Aralık 2020 13:28

lRAN MÜSLÜMAN MIDIR. 

Eden bulur

19 Aralık 2020 13:14

İranın bitişini izliyoruz , şahit oluyoruz. Bugünleri görmekte varmış. Eden bulur.

Mustafa Emre

19 Aralık 2020 12:38

İran şia cumhuriyeti

Aman dikkat

19 Aralık 2020 10:35

İran İsrail'in önünde duran adeta son engeldir... Dilimize hakim olup İran'ın bölünmesi yada zayıflamasına katkı yapmayalım... Severiz sevmeyiz ama İran önemli bir siyasi dengedir... Dikkatli dil kullanalım ltf...

Can

19 Aralık 2020 07:54

iran daki basinin durumuna bakincaya kadar bizdeki durum arasinda ne fark var ki rahatsiz olmusun bizde güdümlü degil mi. Macron Putin Trump Netanyahu icin de hakli oldugumuz halde seviyesiz üslüp takilmadi mi hem de hakaretvari. Iran basini da ayni refleksleri var bunu elestirme bari.

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle