2023 yılı, gerilim ve savaşlarla dolu bir yıl olacak
Rusya’nın Ukrayna’daki işgal savaşını sonlandıracak barış planları ve nükleer tehdit, yeni yılda tehlikeli bir yöne doğru maalesef ilerleyeceği ve savaşın yayılarak büyük bir hesaplaşmaya dönüşeceği ihtimal dahilindedir.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, ilk olarak Kasım ayında açıkladığı barış planını ABD Başkanı Joe Biden ve diğer dünya liderlerinin katılımı ve desteğiyle bir ‘küresel barış zirvesi’ düzenlenmesini önermiş ancak bu öneri karşılık bulmamıştı.
Zira bu plan, Rus güçlerinin uluslararası kabul görmüş Ukrayna topraklarından çekilmesini öngörüyor, bu da Rusya’nın 2014’te ilhak ettiği Kırım’la birlikte 2022 yılında ilhakını ilan ettiği 4 bölgeyi terk etmesi anlamına geliyor.
Nitekim Zelenskiy, 10 maddelik bu barış planını Rusya, referandumların ardından Eylül 2022’de ayında Ukrayna’nın Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerinin ilhakını kabul eden bir ibare yer almadığı için reddettiğini duyurdu.
Putin’e göre bu plan, Zelenskiy’nin değil, ABD’nin öncülük ettiği Rusya karşıtı Batılı ülkelerin barış adı altında bir oyunu olduğu görüşünde.
Aslında Putin, bu görüşünde kısmen haklı. Çünkü savaş her ne kadar Rusya ile Ukrayna arasında sahada devam ediyor ise de bilinen bir diğer gerçek var ki, Ukrayna üzerinde Batılı emperyalist devletlerle Rusya arasında aynı zamanda süren bir asimetrik savaş var.
•
Kremlin, Ukrayna ile barış görüşmelerine başlamaya hazır olduklarını ancak ABD’nin yönlendirdiği Kiev’in müzakere etmeye yaklaşamadığını iddia ediyor.
Batı, bir yandan Rusya’ya yaptırımlar uygularken, diğer yandan Ukrayna’ya silah sevkiyatı sürdükçe barıştan söz edilmesi mümkün olmayacağı bir gerçektir.
Ayrıca Batının silah desteği savaşın uzamasını sağlayacak, ancak o derece Ukrayna ordusunun Rus Ordusuna karşı her açıdan kayıpları da büyük olacağı ise bir diğer gerçektir.
Yine Batı cephesi, NATO doğrudan savaşa girmediği sürece Ukrayna ordusunun Rus ordusunu yenme kapasitesine sahip olmadığını bildikleri halde bu savaşa silah sevkiyatıyla desteği, ABD ve AB ile NATO’dan oluşan Batı cephesi adına utanç vericidir.
Çünkü Batı cephesi elini taşın altına koymaktan kaçınıyor, yani savaşmıyor ama savaştırıyor.
Putin bu savaşı başlattığı için hiç şüphesiz suçludur. Ancak, ABD ve AB ile NATO’dan oluşan Batı cephesi de savaşı kışkırtan ve müzakereyi desteklemek yerine daha fazla silah vererek savaşı alevlendirdikleri için aynı derecede sorumlu ve suçludur.
•
Sonuç olarak ifade etmek isterim ki, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın baş müsebbiplerinden biri ve en güçlü aktörü ABD’dir.
Bu savaşı durdurabilecek olan da yine ABD’dir. Müzakereler Rusya ile Ukrayna arasında değil de Washington ile Moskova arasında başlatılıp Putin ile Biden arasında doğrudan bir görüşme sağlanabilirse savaşın şiddeti düşer ve barışa giden yolun kapısı açılabilir.
Çünkü Rusya yaptırımların sonlandırılıp işgal ettiği Ukrayna’nın Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerin ilhakını kabulünü içeren bir anlaşmayı imzalamaya hazır.
Zelenskiy, bu planakarşı olsa dabu barış anlaşmasını ona kabul ettirtecek tek lider ise Başkan Joe Biden’dir.
Zira Zelenskiy, ‘karar verme yetkisi olmayan’ bir lider, ABD aracılığıyla uluslararası alanla iletişim kurmaya çalışıyor.
Ancak, ABD bu savaşın kazananı olduğu için Ukrayna’nın Rusya’yı daha fazla zayıflatması ve AB’nin Rusya korkusundan ABD’ye tam teslimiyeti sağlanmadıkça bir süre daha savaşın devam etmesini istiyor.
Sizin anlayacağınız, 2023 yılında dünya, barıştan uzak, gerilim ve savaşlarla dolu bir yıl olacak ve Rus -Ukrayna savaşı yıl içinde devam edecek.
Tabiri caizse, barış masasının bulunduğu odanın anahtarı ABD’nin elinde. ABD’ye göre barış için gerekli koşullar oluşmadan bu odanın kapısı açılmayacaktır.
Kısacası, hem Rusya hem de Ukrayna ABD’ye mahkûm durumda. Ancak mevcut denge ve durum, Çin’in devreye girmesiyle değişebilir.
Yine de 2023 yılının savaşların bittiği, barış ve huzurun hakim olacağı bir yıl olması dileğiyle…







