• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI
07 Aralık 2019

Subliminal FETÖ uyarısı

Bizim, akıllı, şuurlu, nurani, külliyet kazanmaya istidatlı, hariçte bir vücudu bulunan ve emir âlemine aidiyeti bilinen bir varlık olan ruha verdiğimiz faaliyetleri, modern psikoloji ruhun varlığını kabul etmemesi sebebiyle başka türlü izahlarla geçiştirmeye çalışıyor. Geçiştirmeye çalışıyor, çünkü dediklerinin çoğuna sözün sahipleri bile inanmıyor.

İşte onların bilinçaltı çerçevesinde değerlendirdikleri konular da bu cinsten geçiştirmelerden ibarettir. Sonuca bakıp sebebi keşfetme gayretindeler. Ne ki getirdikleri izahlar, sebep- sonuç bağlantısını vuzuha kavuşturmaktan çok uzak.

Ruh, dış tesire açık bir varlıktır. Bu tesir ne kadar soyuta yakınsa ruha olan tesiri de o kadar güçlü olur. Ruhun algılamalarını beş duyuya indirgemek eksiktir. Bizim beş duyu ile algılayamadığımız frekans ve titreşimleri ruh algılar; fakat ruh bu algılarını beş duyuya aktaramaz. Çünkü beş duyunun algılamaları hem maksimal hem de minimal olarak belli bir sınırla ve Cenab-ı Hakk’ın bir lütfu, bir ihsanı olarak sınırlandırılmıştır. Yoksa bu hayat çekilmez olurdu ve insan kısa sürede ya çıldırır ya da ölürdü. 

İnsan ruhunun en çok ve en çabuk etkilendiği dış etkenlerden ikisi ses ve nefestir. Onun için sihir ve büyüde bu iki etken aktif hale getirilerek ruh baskı altına alınmaya çalışılır. Ruh baskı altına alındığı ölçüde de bu tesir insanın bedenine yansır. Ruhun bu yolla baskı altına alındığını insan iradesi ve şuuru idrak edemez; fakat sonuçlarını yaşamak zorunda kalır. Bu sebeple de sihrin, büyünün her çeşidi dinimizde büyük günahlardan biri olarak kabul edilmiştir.

Bizim bir Müslüman olarak itikadımız, bu tür dış baskıların tesiri Allah’ın dilemesine bağlıdır. O dilemedikçe bütün sihirbazlar bir araya gelse ve bütün marifetlerini sergilese yine de hiç kimseye zerre kadar tesir edemezler. Nitekim Firavunun sihirbazları Hz. Musa’nın asası karşısında yenik düşmüş ve yaptıkları sihirlerin nasıl hiçe savrularak tesirsiz kaldığını görerek yaşamışlardır. 

İrade ve şuuru devre dışı bırakarak çeşitli yöntemlerle insanları etkileme ve ruhu baskı altına alma anlamına gelen subliminal mesajlar da sihir ve büyünün yumurta ikizidir. Subliminal mesajların teknolojik vasıtalarla yapılması bu neticeyi değiştirmez. Ayette, “Haydi onlardan gücünün yettiklerini sesinle yerlerinden oynat” (İsra, 64) denilmektedir ki, subliminal mesajla yapılmak istenen bu şeytani uygulamadan başkası değildir.

Şeytan, insana telkinini ya doğrudan ya da dolaylı yapar. Şeytanın doğrudan kendi sesiyle yaptığı kara telkin ya kalpteki lümmeyi kullanarak olur ya da insan beynindeki sinyal merkezine gönderdiği sinyallerle gerçekleşir. Kişi kendini bu iki saldırıya karşı korumaya aldığında ise şeytanın hiçbir telkini o insana tesir etmez. Şeytanın dolaylı olarak yaptığı telkinlerde ise, şeytan bunları başka sesleri kullanarak yapar. Bu sesler beden tarafından da algılandığı için ruhtaki tesiri daha güçlü olur. 

FETÖ, hedefe varmak için her yolu meşru gören şeytani düşünce ile sihir ve büyünün her çeşidini kullandığı gibi subliminal mesaj içerikli bütün yöntemleri de kullanıyor ve böylece toplumda kaybettiği sempatiyi yeniden elde etmeyi hedefliyor.

Elimdeki ikinci elden bilgi de dediklerimi aynen tasdik ediyor ki bu bilgiye göre, İsrail yapımı bir alet, toplumdaki FETÖ antipatisini sempatiye dönüştürmek için sürekli subliminal mesajlar yayıyor. Türkiye’nin pek çok yerine yüzlercesi yerleştirilmiş bu aletler, Güneydoğu illerimizde ise PKK sempatisi adına kullanılıyor. 

Bu tehlikeyi işaretleyerek diyorum ki, FETÖ nün bunca ihanet ve zulmünden sonra, zahiri sebep ne olursa olsun, içinizde zerre kadar bu terör örgütüne sempati duyuyorsanız, hiç kuşkunuz olmasın FETÖ’nün ya büyüsüne ya da subliminal mesajlarına maruzsunuz demektir. Hemen kendinize gelin ve bu sempatinin kalbinizde, ruhunuzda yer etmesine fırsat vermeyin. Ve şeytandan Allah’a sığındığınız gibi FETÖ’den Allah’a sığının; “Euzü billahi mineşşeytani ve’l- FETÖ…” deyin, kurtulun.

Hz. İbrahim sesle tasarrufu devam eden bir peygamberdir. Nitekim beş bin yıl önce yaptığı hac çağrısının tesiri hâlâ devam etmektedir. Sesi onun ses frekansına ulaşan kutlu kişiler de ses ile tasarrufta bulunabilirler. Ses sesi bastırır. Bu kutlu kişilerin sesi hem şeytanın hem de onların yolundan gidenlerin seslerini bastırmaya, onların ses frekansını bozmaya yeter. Belki de onun için, FETÖ’nün subliminal mesajları istedikleri ölçüde etkili olmuyordur.

Ve yine öyle anlaşılıyor ki, dünya ile ve bütün büyücülerle entegre yaptıkları büyüler de Hz. Harut ve Marut’un (Bakara, 102) tasarrufuyla bozulup iptal ediliyor ki, her yaptıkları büyü yapanların başına bela ve musibet olarak geri dönüyor. Dünyaları hüsran olduğu gibi ahiretlerini de aynı akıbet bekliyor…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

yılan hâlâ sürünüyor:

Feto piçtir; anlamayanlara bunu zaman gösterecek.
  • Yanıtla

Mustafa

Yazınız harika. Rabbim sizden razı olsun :)
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23