--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bülent Kaya ve Birol Aydın’ı, Böcek’in duruşmasında da görelim

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
0

Murat Ağırel en son fon yolsuzluğu ile ilgili olayda, bağlantısız isimlere attığı iftira sebebi ile adli kontrol ile serbest kalmış, evinde ayağında keleçe, yalanlarına devam ediyordu..

Kendisi ile ilgili dün, yeni bir gelişme daha yaşandı..

Sözcü gazetesi gelişmeyi haberleştirirken, kendisini şöyle tanıtmış: “Fon soruşturmasını haberleştirdiği için ev hapsinde gazeteci Murat Ağırel”..

Arkadaşlar, fon soruşturmasını yüzlerce gazeteci haber yaptı... 

Yalan söylemeyin. 

Şöyle deyin: “Fon soruşturmasında dürüst insanlara çamur atmaya kalkışan, ortağı İsmail Saymaz ile birlikte, davul zurna eşliğinde iftira atmaya kalkışan Murat Ağırel” deyin...

Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’ın fon yolsuzluğuyla uzaktan yakından ilgisi var mı? Yok. 

Aile Bakanımız Mahinur Göktaş’ın var mı? Yok... 

İlgisi olmayan isimleri soruşturmaya dâhil etmek suç değil mi?

Bu bir kenara; Mustafa Sarıgül’ün eski eşi ve iki oğlu ile birlikte aynı soruşturmada dün tekrar gözaltına alınan Ağırel demiş ki: “Yaptığım haber nedeniyle gözaltına alınmaya alıştım, ancak yapmadığım haber nedeniyle gözaltına alınmak ilk defa nasip oldu. Hamdolsun!”


 

Utanmazlık işte böyle bir şey... 

Dürüst gazeteci modunda ortalıkta dolaşıyorsunuz... Ama size gelen yolsuzluk iddialarının içeriğine bakmıyorsunuz... Yolsuzluk iddiası içeren anlatımlardaki isimlere bakıyorsunuz... 

İçerik önemli değil. 

Sizden yana birisi yolsuzluk yapmış ise... Ekrem İmamoğlu şüpheli ise... Murat Ongun milyonları götürmüş ise... CHP’li belediye başkanları belediyeleri soyup soğana çevirmiş ise... Hatta belediye personelini yatağa atıp sonra bankamatik memuruna dönüştürdü ise... 

Onların haberlerini yapmıyorsunuz.

Başka bir iddia önünüze konulduğunda, AK Partili bir ismi görünce ise; iddia doğru mudur, yalan mıdır hiç araştırmadan bodoslama suçlama yapıyorsunuz.

İkinci yaptığınız ne kadar suç ise, birinci yaptığınız da suç. 

Dünyevi cezaları öngören ceza kanunlarında belki çok kesin tanımlı bir suç olmayabilir. Ama basın ahlakı açısından suç...

Sergilediğiniz tavırda, bir de haber yapmamanın yanında, yapılmayan haberin muhataplarını uyarmak var ise... 

Yolsuzluk yaptığı ileri sürülen kişilere, “Sizin hakkınızda haber yapmam için şu bilgiler bana ulaştırıldı. Tedbirinizi alın” denilmiş ise; bu dünyevi kanunlar nezdinde de çok net bir suçtur... 

Murat Ağırel’e atfedilen son suçlama işte bu...


 

Ama muhterem “Hamdolsun” diyor... 

Çünkü utanmıyor... 

Milyon avrolardan bahsediliyor. Milyar avroluk fon kaynağının yurt dışına çıkarılmasına yönelik iddialardan bahsediliyor... 

Beyefendi “Yapmadığım haberden gözaltına alındım” diyerek övünüyor...

Biz de hatırlatıyoruz: “Senin yapmadığın ilk haber bu değil ki... Bak arşivine; Ekrem İmamoğlu’na yöneltilen 143 suçlamadan bir tanesini haber yapmış mısın?” 

Onları yapmazsın. Ama Ömer Bolat ile ilgili iftira atabilirsin... Mahinur Özdemir’e iftira atabilirsin.

Biz haksız bir isnat var ise köşemizin kendilerine açık olduğunu hatırlatarak, üzerinden onlarca saat geçtiği halde yalanlama gelmemesinden cesaretle, Murat Ağırel’in asla yapmayacağı bir iddiayı daha gündeme taşıyalım.

Tamar Tanrıyar’ın anlatımlarına göre, geçtiğimiz aylarda Ekrem İmamoğlu ile bir voleybolcu arasındaki gayriahlaki ilişkiye ait belgelerin kendisine ulaştırılması konusunda, Mustafa Sarıgül’ün ailesinden isimler kendisiyle irtibata geçmişler.

Belirlenen tarihte buluşma gerçekleşmiyor. Sarıgül ailesinden belge getirecek kişiler, buluşmaya gelmiyorlar, bilgi de vermiyorlar..

İlginçtir, o tarihden sonra Sarıgül ailesi ile Ekrem İmamoğlu arasında önceki yıllara göre daha sıcak bir ilişki oluşuyor... 

İki taraf da olayı yalanlamadı... “Biz eskiden beri çok iyiydik” de demediler. “Bizim ailemizden hiç kimse Ekrem İmamoğlu ile bir voleybolcu arasındaki ilişkiye ait belgelere sahip değildir. Kimseye de bu konuda bir bilgi verilmemiştir” de demediler.

Ekrem İmamoğlu da; fon yolsuzluğundan tutun, taa 1923’lerdeki dedesinin erken terhisine kadar her konuya mahkeme önündeki savunmasında değindi ama... 

Sosyal medyayı, cezaevinde de olsa, gelen gidenlerden kaynaklı olarak çok iyi takip ettiği halde, Tamar Tanrıyar’ın anlatımlarına bir cevap vermedi...

Alın size Murat Ağırel, Timur Soykan, İsmail Saymaz ekibine “yapılmaması gereken bir haber” daha... 


 

İddiada ismi geçenler kimler? 

CHP’li Mustafa Sarıgül ve oğulları... CHP’den istifa etti mi, etmedi mi henüz bilinmeyen Ekrem İmamoğlu...

“Biz gazeteciyiz. Kamuoyunun önündeki tüm siyasetçiler için her iddiayı haber yaparız” diyerek birçok iftiranın dillendirilmesinin ciddi ciddi savunmasını yapan arkadaşlar şimdi suskun kalıyorlar. 

Kalmaya da devam edecekler...

Tam da böyle bir gündeki duruşmaya, yolsuzlukları zirve yapmış CHP’li belediye başkanının duruşmasına, artık “Ekrem İmamoğlu’nun esir aldığı Saadetliler” diyebileceğimiz iki isim de katılmış... 

Fon yolsuzluğu iddialarında, henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmasa da, iddiaları yeterli görerek, hep birlikte suçlama yaptığımız, bazıları da AK Partili olan isimlerle ilgili hiçbir hakareti esirgemeyen Bülent Kaya ile Birol Aydın; şimdi Ekrem İmamoğlu’na sıra gelince... 

Yolsuzluğu yapandan yana tavır aldıklarını göstermek için Silivri’deki duruşmaya katılmışlar...

Bu ne ki? 

Ben kendilerini Muhittin Böcek’in Antalya’da yakında başlayacak olan duruşmalarına da bekliyorum. 

Belediyede işe alınacak 11 kadını yatağa atan Muhittin Böcek’in yargılamasına da katılsınlar... 


 

Yetmez... 

Eşinden özür dileyerek üstünü örteceğini sandığı, belediye personeli ile otel odalarındaki ilişkilerini gizleyemeyen Tanju Özcan’ın duruşmaları devam ediyor; Bülent Kaya ve Birol Aydın’ı o duruşmalara da katılarak sanık Tanju Özcan’a destek vermemelerinin sebebini öğrenmek istiyorum...

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ı atlamayalım... 

Belediye başkanı seçildiğinde, “Belediye taşınmazlarının Ensar Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti’ne, üniversiteli öğrencilere yönelik hizmetler için sembolik bedellerle kiralandığını görüp, hepsini fesheden” Özkan Yalım’ın, sevgilisini komşu belediyede bankamatik memuru yaptığı dosyanın duruşmasında da, Saadet Partili Bülent Kaya ve Birol Aydın’ın katılımı çok önemli..

Seçim meydanlarında aldattıkları hacı amcalara bunu nasıl açıklarlar, bilmiyorum..

Ama..

Ekrem İmamoğlu’na gösterdikleri ilgiyi, rüşvetçi diğer CHP’lilerden esirgememeleri artık kendilerinden beklenen, doğal tavırları olacaktır.. 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle