• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

17 Ekim 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
17 Ekim 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Bu sözler kulaklarımıza küpe olsun. Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Fotoğrafını istifadelerinize sunuyoruz... (17 Ekim 2026)

ÂYET - VAHYİN DİLİNDEN:



(١٣٣) اِنْ یَشَاْ یُذْهِبْكُمْ اَیُّهَا النَّاسُ وَیَاْتِ بِاٰخَرٖینَؕ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى ذٰلِكَ قَدٖیرًا

Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla  

(133) O isterse -ey insanlar!- sizi toptan yok eder ve yerinize başkalarını getirir. Allah’ın gücü kesinlikle buna yeter.

(Nisâ Suresi, 4/133)         (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)

TEFSİRİ:

Önceki âyetlerde adalet, sulh, iyilik ve takvâ emredilmiş, istenmesine ve çaba gösterilmesine rağmen aile hayatına devam edilememesi durumunda ayrılmanın da bir çözüm olacağına işaret edilmiş, aç ve açıkta kalma korkusuyla zulme boyun eğmek, istenmeyen bir evliliğe katlanmak gerekmediği vurgulanmıştı. Hemen ardından Allah’ın bu emir, tavsiye ve açıklamalarıyla ilgili bulunan sıfatları zikredilmek suretiyle bu hususlar teyit edilmiş, bu isteklerin ve açıklamaların nasıl bir makamdan geldiğinin düşünülmesi istenmiştir.

Allah’ın “göklerde ve yerde ne varsa hepsinin sahibi ve mâliki olduğunun” üç kere tekrarlanması kendisinin bu özelliğini ve sıfatını güçlü ve teyitli olarak ifade etmekten ziyade üç ayrı hükmü ve mânayı teyit etmek içindir. Önce boşanma halinde Allah’ın taraflara imkânlar bahşedeceği bildirilmiş, arkasından Allah’ın her şeyin mâliki olduğu gerçeği hatırlatılmıştır.

Sonra insanların Allah’tan korkmaları ve inkâra sapmamaları istenmiş, bu isteğin Allah’ın ihtiyacından değil, kulların ihtiyacından kaynaklandığına işaret edilmek üzere O’nun her şeye mâlik olduğu tekrar ifade edilmiştir. Daha sonra bu ezelî-ebedî gerçek bir daha zikredilmiş, itaatsizlik halinde bütün insanları yok edip yerine başkalarını getirmeye de kadir bulunan Allah’ın bunu yapmamasının aczinden değil, hikmetinden kaynaklandığı bilinsin istenmiştir.

Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 157-158
 

KUDSİ HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)   

"Sabır, acı bir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür."

Kaynak: Buhârî, Cenâiz, 32
 

GÜNÜN SÖZÜ:




GÜNÜN FOTOĞRAFI:


İlham Aliyev'in büyük kızı Leyla Aliyeva'nın eski eşi Emin Ağalarov'un (2006–2015 yılları arasında evliydiler) babası Azeri kökenli Müslüman, annesi ise Yahudi asıllıdır.
İslam hukukuna göre müslüman bir kadın, Yahudi veya başka bir dine mensup gayrimüslim bir erkekle evlenemez.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

066

Ayet tefsiri yanlış!?

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Hayatın Dört Altın Sütunu: Geleceği İnşa Edenlere Dede Nasihati! İnsanın olgunlaşma yolculuğu, ergenlik denilen o fırtınalı dönemde başlar. Her şeyin hızla değiştiği, kararların duygularla alındığı bu evrede, kulaklara küpe olacak sağlam bir pusulaya ihtiyaç vardır. Eskilerin tecrübe imbiğinden süzülerek gelen, sadeliği içinde derin bir hayat felsefesi barındıran öyle bir öğüt vardır ki, adeta huzurlu bir yaşamın manifestosudur: "İşine, eşine, askerliğine ve ibadetine sakın hile yapma!" İlk bakışta birbirinden bağımsız görünen bu dört kavram, aslında bir insanın karakterini, toplumsal saygınlığını ve iç huzurunu belirleyen ana sütunlardır. Hayatı görkemli bir saray gibi düşünürsek; bu sarayın ayakta kalması, söz konusu dört temel direğin sağlamlığına bağlıdır. 1. İşine Hile Yapma: Emeğin Kutsallığı ve Rızkın Temizliği İş, insanın toplumdaki aynası ve kimliğidir. Bir genç için "işine hile yapmamak"; dersine çalışırken kopyaya kaçmamak, iş hayatına atıldığında zamandan çalmamak ve ürettiği değeri eksiksiz sunmaktır. Kısa yoldan zengin olma hayallerinin, zahmetsiz rahmet beklemenin moda olduğu bu çağda, dürüst emek en büyük erdemdir. İşine hile karıştıran insan, kazancının bereketini kaybeder. Hileli başarılar sabun köpüğü gibidir; parıldar ama ilk rüzgarda söner. Kalıcı bir kariyer ve kalibreli bir saygınlık, ancak alnının teriyle ve dürüstçe üretilen işlerin üzerine kurulur. 2. Eşine Hile Yapma: Güvenin ve Sadakatin Kalesi İnsan sosyal bir varlıktır ve hayatın yükünü tek başına omuzlayamaz. Bir eş seçmek ve onunla ömrü paylaşmak, insanın kendine kurduğu en mahrem, en güvenli limandır. "Eşine hile yapmamak", sadakati sadece bedensel değil, zihinsel ve duygusal olarak da korumaktır. Yalanın, gizli ajandaların ve güvensizliğin sızdığı bir yuva, fırtınada ilk yıkılacak yapıdır. Gençlerin kavraması gereken en önemli gerçek şudur: Hayattaki en büyük zenginlik, eve döndüğünüzde sizi kayıtsız şartsız bekleyen güven dolu gözlerdir. Eşine hile yapan, o güveni yıkan kişi, kendi elleriyle sığınacağı tek kaleyi yerle bir eder. 3. Askerliğine Hile Yapma: Vatana ve Topluma Karşı Sorumluluk Geleneksel anlamda askerlik, vatan savunması ve bireyin olgunlaşma sınavı olarak görülür. Modern dünyada bunu daha geniş bir perspektifle okumak gerekir: Vatana, devlete ve topluma karşı sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmek. Trafikte kurallara uymak, vergisini dürüstçe ödemek, çevreyi korumak ve toplumsal görevlerden kaçmamak bu başlığın ruhunu oluşturur. Ortak yaşam alanlarında "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyerek veya sistemin açıklarından yararlanarak sıyrılmaya çalışmak, hiledir. Vatani ve toplumsal görevlerine hile karıştıran bir nesil, gelecekte üzerinde yaşayabileceği güvenli bir toprak parçası bulamaz. 4. İbadetine Hile Yapma: İçsel Dürüstlük ve Vicdan İbadet, insanın yaratıcısıyla veya kendi iç dünyasıyla kurduğu en samimi bağdır. Gösteriş için yapılan, sadece "başkaları görsün" diye sergilenen inanç ritüelleri hiledir. Kişinin ibadetine hile yapmaması, içinin ve dışının bir olması demektir. İnancı, değerleri veya ahlaki ilkeleri bir maske gibi sadece çıkarları doğrultusunda kullananlar, en büyük ihaneti kendi ruhlarına yaparlar. İçsel dürüstlüğünü kaybeden, vicdanının sesini kısan bir insan; ne kadar zengin veya güçlü olursa olsun, asla hakiki bir iç huzuruna kavuşamaz. Sonuç: Cenneti Bu Dünyada İnşa Etmek Dedenin uyarısı sert ama bir o kadar da gerçektir: "Bunlara uymazsan, bütün hayatın cehenneme döner." Gerçekten de işinde hırsızlık yapanın malı, eşine yalan söyleyenin yuvası, topluma sırtını dönenin huzuru ve inancını satanların ruhu sürekli bir huzursuzluk içinde yanmaya mahkumdur. Hileyle bir gün, bir ay, belki bir yıl kazanılabilir; ama asla güvenli bir gelecek inşa edilemez. Bu dört alanda hileye başvuran insan, dışarıdan ne kadar başarılı görünürse görünsün, içeride sürekli yakalanma korkusu ve vicdan azabı içinde yaşar. İşte cehennem tam olarak budur. Kendi geleceğine mezar kazmak istemeyen yeni nesiller, yaşam felsefelerinin merkezine dürüstlüğü koymalıdır. Paranın, şöhretin veya gücün ötesinde, başını yastığa koyduğunda huzurla uyuyabilmenin kıymeti paha biçilemezdir. Dedemin vasiyet ettiği bu eskimeyen öğüt, modern dünyanın karmaşasında yönünü kaybetmek istemeyen her genç için zamansız bir rehber ve tertemiz bir pusuladır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23