O incecik perde...

16 Mart 2019 Cumartesi

Dünya Kadınlar Günü bahanesiyle, yerel seçimlere çok az bir süre kala Taksim’de çıkarılmak istenen kaos elbette iç-dış belli mihrakların bir oyun ve tuzağıydı. Gerilimi tırmandırmak için, dini ve ahlaki bütün hassasiyetlerimizin sinir uçlarını tahrike çalıştılar; toplumu karşı karşıya getirmenin bütün serbest oyunlarını tekrar denediler. Allah’a şükür ki, tutuşturmak istedikleri fitne kıvılcımı alev almadan söndü, bekamıza kastetmek isteyenlerin kirli emelleri bir kez daha kursaklarında kaldı.

Ezana karşı ıslık çalarak mukabelede bulunan bu güruh ancak teline müstahaktır. Ellerinde taşıdıkları pankartlarda dini ve ahlaki hiçbir değere sığmayan ifadeler kullanan sapıkları kınamamız gerekir. Ne ki; kaybettikleri en önemli bir değere de burada temas etmek mecburiyetindeyiz. Konuya Akif’in şu mısralarıyla başlamış olalım:

Hayâ sıyrılmış inmiş öyle yüzsüzlük ki her yerde/ Ne çirkin yüzleri örtermiş meğer o incecik perde.

 İnsanı diğer biyolojik varlıklardan ve davranışlarını diğer hayvani insiyaklardan ayırt eden en önemli özellik, “hayâ” denilen utanma duygusuna sahip oluşu. Hayâ, ahlakı besleyen velut cevher. Özde hayatla eşdeğer. İnsan olmak da insan kalmak da ancak onunla mümkün. Hayâdan mahrumiyet, her türlü hayati fazilet ve erdemden mahrumiyet. Hem mahiyetimize yerleştirilmiş bulunan yaradılışla ilgili yönüyle hem de imandan beslenen hidayete mazhar keyfiyetiyle bu böyle. Utanma hissini yitirmiş kişinin, kişiliğini kaybederek manevi meshe (psikolojik dejenerasyon) uğraması kaçınılmaz. Sapkın yaşam gösterge. “Belhüm edal” vahim; fakat sabit netice..

Bütün peygamberlerin müşterek öğretilerinde yer alan “Utanmadıktan sonra istediğini yap!” vecizesi, hiçbir değer ve sınır tanımama girdabına düşüşün gerçek sebebini işaretlemesi bakımından önemli uyarı. Utanma hissi, pek çok yanlışın, pek çok cürüm ve günahın önünde önleyici set. Bu hissin zaafa uğraması, zaafın yaygınlaşması ahlaki anlamda “yecüc-mecüc”e davetiye. Sonuç, kirlenen iffet, horlanan ar-namus, korumasız mahremiyet ve ötesinde unutulan mefahir, yıkılan ümran, harap olan medeniyet..

Hayâ, imandan bir parça. İnsanda yaratılıştan var olan hayâ nüvesinin sürekli inkişaf ile yaşamın bütün katmanlarına nüfuz edecek ölçekte güce, kıvama ulaşması imanla beslenmesine, ameli temrinlerle şekillenmesine bağlı. Kulun, kendisine, ilahi canipten bakılması keyfiyetiyle bakması, zahir-batın his, duygu ve latifelerini; nihayette onu o yapan bütün mahiyetini bu zaviyeden kontrole, mizana tabi tutması öncelikli ilke. Rahmani lütuf, ihsan, ikram ve hediyelere istenen seviyede şükürle mukabele edilemeyeceği gerçeğinin gönülde hâsıl ettiği ürperti ve bu ürpertinin insanın niyet, düşünce ve meyillerini yönlendirecek yoğunlukta tecellisi, atılması gerekli ilk adım, birinci hatve.

Yaşanılan her yeni hal, ulaşılan her derece ve makamın göz kamaştıran ihtişamı karşısında liyakatinin hiçliğini bilmekten kaynaklanan hacalet ve utanma ile yakalanan nokta, hayâda önemli derinlik. Ayrılık hicranıyla kavrulmasına, vuslat hasretiyle yanmasına rağmen henüz can engelini aşamamış bulunmasının utandırıcı cürüm sıkletiyle ruhta hissedilmesi ve bu sebeple de daim başın eğik durması konuyla ilgili bir başka derinlik. Kurb - bu’d dönüşümleri hengamesinde yaşanan med ve cezirlerin her birinde salikin iliklerine işleyen, korkunun, endişenin, haşyetin, havf ve reca televvünlü halleri de hayâda daha bir başka derinlik.

Hayâ dinle özdeş seçkin muhteva. Dinden gaye ve maksadın bütün boyutlarında mevcudiyetini hissettiren bu muhteva özellikle İslam’ın müntesiplerine öncelikle kazandırmayı hedeflediği dini değer. Hadiste: “Her dinin bir ahlakı vardır. İslam dininin ahlakı ise hayâdır” buyrulması onun böylesi bir statüye sahip bulunuşunun çarpıcı delili. İslam’ı hayâdan, hayâyı İslam’dan ayrı düşünmek imkânsız.

İnsanın Allah’a karşı hayâlı olmasını konu alan şu hadis en mükemmel edep öğretisi: “Allah’tan hakkıyla utanın/O’na karşı son derece hayâlı davranın. Kim böyle olmayı dilerse, kafasını ve kafasındakileri; midesini ve midesindekileri sürekli denetlesin. Ölümü ve çürümeyi asla hatırından çıkarmasın. Ahirete istekli kişi dünyanın geçici ziynetine takılmaz/onu terk eder. Kim de böyle davranırsa, Allah’tan hakkıyla hayâ etmiş sayılır.” 

Yüce ve yüksek ahlakı tamamlamak üzere gönderilmiş bulunan Rehberimiz Efendimizin (a.s.) bütün yönleriyle şahsiyet mükemmelliğini ele veren mümeyyiz vasıflarından birisi de fevkalade hayâsı. Sütre arkasındaki bakire kızdan daha hayâlıydı, diyor sahabe O’nun hakkında ve devam ediyor: Hoşlanmadığı bir şey görmüşse biz onu hemen yüzünden anlardık.

Rabbimizin güzel isimlerinden biri de sonsuz hayâ sahibi anlamında “Hayiy”. Hayâ adına kat edilen mesafe Rabbimizle olan irtibatımızı ele veren belge. Fert ve cemiyet olarak mevcut ahlaki çöküntüden kurtulmamız, bu belgedeki pozitif gösterge ile yakından alakalı. Hayâ, en muhkem, en korunmalı edep sığınağı..

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Ahmed SerhendAhmed Serhend6 ay önce
    "El-hayâü minel-îmân."
  • Abdulcabbar Abdulcabbar 6 ay önce
    Latif bey işte tamda bu yüzden ben artık umudumu kaybetmiş durumdayım çünkü müslümanların ve dünyanın bu hali kıyametin çok çok açık bir alameti Allah sonumuzu hayır getirsin diyeceğim ama kitaplarda yazan hiçte öyle demiyor
  • Cabbar CokkibarCabbar Cokkibar6 ay önce
    Latif bey,evrim teorisini gelistirenlerin ve destekleyenlerin biricik gayesi vardir,o da sizin haya dediginiz olguyu kokunden halletmektir.Cunku bir insan ne kadar asagilik bir yaratik olursa olsun eger hayvan olduguna inandirilmazsa her zaman kendine bir sinir cizer,ama hayvan oldugunu kafasinin icine yerlestirirseniz hayvan gibi yasamaya baslamaz(keske oyle olsa)zekasal ozellikleriyle hayvansal utanmazligini kombine ederek bilim kurgu robotu gibi negatif ahlak ve davranis trendinde anlik/gunluk bazda sonsuz sayida eserler vermeye baslar.Kitabi mubin onun icin insanlar bu cikmaz donme dolabi(kisir donguyu) gorsunler diye"hayvandan da asagi"tabirini insanlarin gozunun icine adeta sokmaktadir ancak kendine insan diyen nihilist robotlarin durdurulabilmesi artik cok imkanli gozukmuyor.Kisa surede insanligi total bir kendini yok edis bekliyor gibi,her sey onu gosteriyor maalesef.
  • Nazım KARAMEHMETNazım KARAMEHMET6 ay önce
    Hayasızlar kendilerini deşifre ettiler. Hainler de onları milleti kışkırtmak için kullandı. Hepinizi Allah kahreylesin.
  • Mustafa Mustafa 6 ay önce
    Mümini diyenler mümin olduğunu iddia eden ler. Allah subhanehu ve teâlâ ya yaklaşmaya vesile arayın . Kafirler e müşrikler e yaklaşmayın onlarda kurtuluşu aramayın
  • Mustafa Mustafa 6 ay önce
    Hayasizlar haya lilardan daha özgür , devletler koruması altında . Imansizlar hayasizlar lar kol kola. Müslümanım diyenlerde yalakalıkla meşkkul. Müslümanlar imanlarına yalakalikla yapsinlar.
  • homoseksek kafir döküntülerhomoseksek kafir döküntüler6 ay önce
    Mekke' nin müşrik gverenleri, Kabeyi çıplak olarak ıslık ve alkışla tavaf(!) ediyorlardı. Günümüzün bu gverenleri de(biz ibneyiz diyorlar kendilerine) aynı mesleği sürdürüyorlar; kendilerini ne kadar ibne görüyorlarsa o kadar haklılar

Günün Özeti