Haddini bilmek…

07 Eylül 2019 Cumartesi

Reisin, şartların zorlaması sebebiyle istemeden işlediği iki siyasi hatası olmuştur. Bunlardan ilki Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanlığına, ikincisi de Ahmet Davutoğlu’nu Başbakanlığa taşımasıdır. Şayet ikisi de kendilerine bahşedilenin kendilerini çok aşan birer nimet olduğunu idrakle davranabilselerdi, belki işlenen hata tarihsel olur ve topluma yansımaları da zamanla telafi edilir, unutulur giderdi. Halbuki işin içine hırslar, ihtiraslar girdi.  Kişisel hevesler, toplumun beklentileri gibi pazarlanmaya çalışıldı. Bu sebeple de baş ağrıtan mesele haline dönüştü.

Yine de bu yazı, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan gibi bazı isimlerin hadlerini çok aşan ifadelerle bulanık suda balık avlama heveslerine bir cevap olarak yazılmamıştır. Bu yazıda Abdullah Gül’e de bir gönderme yoktur. Tahlillerimiz genel bir değerlendirmeyi yansıtmakta. Ne ki adı geçen isimlerin bu yazıdaki bazı ifadeleri herkesten çok sahiplenmeleri gerektiği zarureti de açıktır. Atalarımız boşuna dememişler, İslam’ın şartı beştir, altıncısı haddini bilmektir.

Sonsuzluk ve sınırsızlık, sadece ve yalnız Alemlerin Rabbine mahsustur. O’nun dışında her varlık, nitelik ve nicelik açısından göreceli de olsa, neticede belirli bir nihayetle sınırlanma ve akıbetle sonlanma durumundadır. Kozmik kural budur. Genel ve özel, külli ve cüzi istisnası da yoktur.

İsimlendirme,  hayret ve şaşkınlığını aşmış bulunan idrakin, şeylerin mahiyetini ihata hamlesidir. Eşyanın belleğe kodlanması ise, ayrı ayrı binlerce birin aynı bir tek bire teksifi ameliyesidir. Buna, somutu soyuta, soyutu somuta dönüştürme faaliyeti demek de mümkündür. Şekil mahbestir. Ne ki muhteva için rahmi mader sayılır…

Sınırlılık psikolojisinin açılım varyasyonları pek çoktur. Örneğin, yetinme psikolojisi de denilen kanaat bunlardan biridir. Yetinme psikolojisi, istek, talep ve arzuları ihtiyaç ve zaruret ilkeleriyle sınırlandırmak demektir. İsrafa ve fantastik taleplere rezerv konulması şarttır. Paylaşımda adalet esastır. İhtiyaçları ihtiraslardan arındırmak elzemdir. Nefsani dürtü ve tazyiklere akıl, vicdan ve elbette dinin getirdiği sınırlandırmalarla set çekilmesi vecibedir. Ölçü ve dengeyi yaşamın merkezine oturtmak reel pratiktir. Hak ile çerçevelenmiş bulunmak korunmanın da gerçek garantisidir.

His, duygu ve melekeleri terbiye ile sınırlandırma, şahsiyeti olgunlaştırıcı tedbirdir. Sınır tanımayan serbestlik uzak ve yakın vadede hep faciadır. Kültürel erozyon, kültürel disiplinlerden kopuşun tabii neticesidir. İnsani hak ve değerlerle çelişmeyen örf, adet ve geleneklerin bağlayıcılığı toplum reflekslerini canlı tutan dinamiklerimiz kabul edilmek durumundadır. Kaybedilen her değer, insan yanımızdan koparılıp atılan bir parçadır. Olanları kanıksama tepkisizliği, maruz kalınan felaketin vahametine göstergedir. Değer ve disiplinlerimizin sınırına geri dönüş ise yegane kurtuluş çaresidir.

Mesleki veya düşünsel anlamda ihtisaslaşmanın, derinleşmenin temelinde yatan besleyici faktör yine sınırlılık şuuru, limit bilincidir. İlgi, alaka ve gayret yönlendirmelerinin belirli konulara yoğunlaştırılmasının elde edilmesi planlanan neticelere pozitif katkısı malumdur. Kolektif total başarı, bireysel partikül başarıların bileşkesidir. İnsan  zeka, deha ve kabiliyetlerinin harikulade inkişafı ve elvan elvan çiçek açması belirli tahdit ve tecrit temrinleriyle, inhisar süreçleriyle yakından alakalıdır.

Çeşitliliğe dağılmış istidatların böylesi bir inkişafa mazhariyetleri oldukça zordur. İhtisaslaşma biraz da bütünleşme meselesidir. Süreli ya da süresiz ama mutlaka öteki şeylerden arınma yaşanmadan böylesi bir bütünleşmenin hayata geçirilmesi imkansızdır.  Söz konusu şuur insanın kendi potansiyel ve değerlerini doğru ve rantabl kullanması bakımından da ayrıca mühimdir. Uğraşılarda seçicilik ön şarttır,  faydalılık, yararlılık öncelikli kriterdir.

Bir başka varyasyon da haddini bilmek, yani edepli olmaktır. Haddini bilmek, insanın kendini tanıması bilgeliğini, tevazu, mahviyet ve herkesi özünden üstün görme erdemleriyle taçlandırması vakasıdır. O, ariye ve ödünç alınmış şeylere gönül kaptırmama ve geçici konumların yüzündeki fanilik yazgısını okuma ferasetidir. Yine o, verilenlerin de elden alınanların da sonuçta aynı gayeye, iptila ve imtihana vesile kılındığını asla unutmama meziyetidir.

Haddini bilmek, üstünlüğü takvada arama, takvanın neticesini de bütünüyle ötede bekleme, bulma arzu ve kararlılığı; iyilikleri, güzellikleri hep gerçek sahibine yani Allah’a irca, hataları, kusurları, kötülükleri, çirkinlikleri daim nefsine mal etme asaletidir. O, salaşı saraydan, sarayı salaştan tefrik etmeme; birincide huzur sarayında, ikincide tevazu salaşında ikamete amade olma halidir. Hastalıklar  uyarıdır, musibetler öğretidir, rabıta-ı mevt azıktır. Haddini bilmek bunlarla kaimdir.

Tekvini sınırlandırma ferdiyetten bir tezahürdür, tanınmaya ve istiladan korunmaya vesiledir. Teşrii sınırlandırma çok yönlü hususiyeti, çok yönlü mükemmelliğe dönüştürme strüktürüdür. Her iki paradigma hayatın bütün cepheleri için aynı oranda elzem ve geçerlidir.

Cennet zahmetlerle, cehennem ise şehvetlerle çevrilidir. Sınır algılaması, her insanı yakından ilgilendiren, ilgilendirmesi gereken böylesi bir finale hazırlıklı olmaya zorlayıcı keyfiyeti yönüyle de çok önemlidir.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer7 gün önce
    Sevgili..Latif..Erdoğan..Güzel..derinlikli..yazınızı..beğeniyoruz..ancak..kullandığınız..kelimelerin..parantez..içinde..kısa..manalarını..yazarsanız..iyi..olur..malum..Laik..eğitim..gördük..Selamlar..saygılar.
  • ErdemErdem8 gün önce
    Sayın yazar adaletli olun herkese hakkını verin. Yanlış yapana yanlış yapıyor deyin halkın aklını da karıştırıp okurlarında vebaline girmeyin. Kıral çıplak hikayesini unutmayın sonra kralı da kendinizi de bizide rezil edersiniz.
  • HaydarHaydar8 gün önce
    PKK ORMAN YAKAR taksimde feryat eden ... çocukların dan ses cıkmıyor.
  • Hayrettin HatunoğluHayrettin Hatunoğlu8 gün önce
    Hüseyin Gülerce, Latif Erdoğan, Nurettin Veren,Bir zamanlar Fetönün yılmaz savaşçıları. Yıllarca Fetöyü överek kazandılar Şimdilerde de Fetöye söverek kazanmaya devam eden her devrin ve dönemin kahramanları, Helal olsun size Sizin milyonda bir suçunuzu işlememiş olanlar içeridehapis yatarken siz dışarıda kazanmaya devam ediyorsunuz.
  • Muhammet GençMuhammet Genç8 gün önce
    LATİF HOCAM2 000 LERDE MÜNAFIKLAR LA MÜCADELEYE FİİLİ OLARAK BAŞLAMIŞTI... BİZLER ALLAH İÇİN ŞAHİDİZ.SİZE SALDIRANLARINİSLAHI MÜMKÜN OLANLARINI RABBİM İSLAH ETSİN. İSLAHİ MÜMKÜN OLMAYANLARA DA BU AZİZ VATANIN TOPRAKLARINDA ÖLMEK NASİP OLMASİN."MUSA -FİRAVUN" KIYAMETE KADAR VAR.
  • mızrak çuvala sığmaz:mızrak çuvala sığmaz:8 gün önce
    Hiç bir fetö' cü ben fetöcüyüm demez; çünkü halk indinde iğrenç ve tiksinti verici bir habisliktir bu! Ama siz onun fetöcü olduğunu nasıl anlarsınız? İpucu verir, şöyle; 'Tayyib tövbe etsin' der; ona, 'karun, firavun, süfyan' der; (çünkü aynısını fetö diyor, uslub aynı), 'bunların zulmü 28 şubatçıları da geçti' der (halbuki kendisi zamanının en önde koşturan çevik bir' cisidir) anlarsınız yani siz onu hemen.. [(gülen denen işbirlikçi 28 şubat ortaklarına; 'beceremediniz, bırakın gidin!' demişti, ama öte yandan kendi televizyonunda 'şubat soğuğu' diye bir mağduriyet filmi çevirtiyordu!]
  • FeritFerit8 gün önce
    Alamanın, ingilizin, frengistanın yöneticileri gevur olduğundan şeytan hiç onlarla uğraşmaz. Hırsa kapılmazlar. Bulanık suda balık avlamazlar. Kişisel hırsları için ümmetlerini bölmezler. Ülkelerini jet hızıyla ileri götürürler. Bunlar derin mevzulardır. Bizim kalem esnafının ne aklı ne ilmi bu konulara yetmez.
  • DirgenDirgen8 gün önce
    Yorumcuların bazıları güzel; diğer bazıları ise belli ki kuyruk acısıyla dolanıyorlar orta yerde. Bunlar fetocu, ve Latif bey yazdıkça kıçlarına ardarda çuvaldız yemiş eşşek gibi bir o yannı bir bu yannı zıp sıp sekiyorlar.
  • mhmtmhmt8 gün önce
    Cennet zahmetlerle, cehennem ise şehvetlerle çevrilidir. Tabi inananlar için geçerli bir söz. Adı Müslüman yaşayışı ise haddi aşmak ise bu söz yerini bulur mu? İnananlara gelip inanmadığı halde bende sizdenim deyip oy alıncaya kadar iyi olup oyunu aldıktan sonra at izini it izine karıştırıp zulüm yapan Müslüman cennet ve cehennem ile ilgilenir mi? Dünyası cennet mekan ahiret umurunda mı? Vebal mi, zulüm mü, adalet mi, hak hukuk mu kimin umurunda. Din kullanılmak için şahane. Yar bana bir eğlence. Batan gemi kimin umurunda. Yattı balık yan gider. Bana dokunmayan zarar bin yaşa. Olmadı sil baştan. Bizde bu geniş karın ve vicdansızlık varken güzelinden ve damardan girdik mi bozulan dümen tekrar düzelir. Koyunlar var oldukça çakallar, tilkiler bayram eder. Tabiat kanunu. Büyük balık küçük balığı yutar. Altta kalının canı çıkar.Pire için gerekirse yorganı yakacaksın ki menfaatin korunsun. Önce can sonra canan. Adalette böyle. İlahi adalet için konuşmak ise koyunları uyutmak için.Adalet gücün dediğidir. Allah korkusu olmayan da ilahi adalet olur mu? Allah korkusu olur mu? Sözde dindarlar. Yapılanlar ise dinle alakası olmayan her şey.Faiz harammış yemeyen var mı? Faiz bile kitabına uydurulunca uydurulmayan neyimiz kaldı? Din sanki afyon gibi. İnsanları uyutmanın yolu. Din istismarı bu yüzden her dönemin dümeni olmaya devam edecek, din tüccarları kaymağı yemekten asla doymayacak. Gerekirse kusacaklar tekrar yemeye devam edecekler. Kıyamet alameti bunlar.
  • Ekrem KoyuncuEkrem Koyuncu8 gün önce
    Reis işlediği kusurlardan dolayı tövbe etti mi ?Her gün istemeyerek veya bilmeyerek kusur işlemediği nereden malum ?Şeytan gözlük takıp herkese günahını sevap göstermiyor mu? Devlet başkanları kusur işlemekten muaflar mi? Gül ve Davutoğlu da çok tövbe namazı kılıp akabinde nasuh tövbesiyle günah ve kusurlardan uzak durmaya adt içmeliler ! Çok tövbe gerek çok! Ey Latif, hem kendihem de reis adına çok tövbe et ki ülkede çok fazla kusur zuhur etmesin !
  • Cabbar CokkibarCabbar Cokkibar8 gün önce
    Sayin yazar,ipini koparmislara sinir cizmeye calisiyorsunuz,tumuyle naif ve nafile bir ugras.Cunku insanin ozu degismez ve insan ozune gore hareket eder.Ayni cabalamayi Penisilvanyada ki yilan icin de yapiyordunuz basda ama bunun yararsiz bir is oldugunu hemen anladiniz ve biraktiniz bu isi.Bu budalalar icin de dil dokmenin faydasiz oldugunu cok yakinda anlayacaksiniz.Cunku ozleri farkli bunlarin.
  • AbdullahAbdullah8 gün önce
    Reis hata etmez. Abdullah gül Davudoğlu hataydı. Ama bahçeli Perinçek le kanka olmaları hata değil.Ülke ulusalcı ,kızıl elmacılığa evrilmiştirSiz i Allah ıslah eylesin... Ne diyebiliriz ki Aydın takımı yalaka olacak,....
  • VatanımVatanım8 gün önce
    Bu zor zamanda böyle bir şeye tevessül etmeleri ve birilerinin durmuş olan degirmenine su dökmeye çalışması muthi strateji sığlık ve aptallık olmuştur! Başarı oranı 0
  • İnşallah umuyoruz:İnşallah umuyoruz:8 gün önce
    Hazreti Musanın asası çıkacak: ortadaki tüm yılanları: esedi, fetö' yü, gül' ü, davuloğlan' ı, damacan' ı, dr. fatih' i, ne varsa hepsini yutup kusacak; bekliyoruz.
  • SİYASİ AYAĞI EN İYİ BİLENLER!!!SİYASİ AYAĞI EN İYİ BİLENLER!!!8 gün önce
    FEHMİ, NURETTİN BEY, LATİF BEY, HÜSEYİN BEY, Konuşursa HÜKÜMET DE DÜŞER! ANA MUHALEFET DE PARÇALANIR!
  • FerhatFerhat8 gün önce
    Hak ile batıl mücadesi ademoğlunun var oluşundan kıyamete kadar var olacak olan bir hakikattir. Şüphesiz rabbimiz bizi kerim kitabimda zikr ettiği gibi sinayacaktir. Kısacası biz inandık demekle sınanmayacağımızı mı zannediyoruz. Reis malesef hakkı merkezine alarak hakkın adaletine inanarak siyaset yapmıyor , bilakis ademoğullarını Allah'ın emrettigi dosdoğru yoldan saptırmak için iblisin yeryüzündeki varisleri mason ve siyonistlerin kurmuş olduğu liberalizm ve hümanizm merkezli düzenin ölçü ve değerlerine inanarak ve onlarin toplumu ifsad edici sapkın reformlarinı hayata geçirerek siyaset yapmakta. Müminlerin iki seçeneği var ya modern çağın Bel'am larina inanarak hak yololundan sapacaklar yada gönülden iman ederek rabbimizin bize emr ettiği tevhid nizamina inanarak sadece rabbimize tevekkül edecekler. Reislerimizin tabi olduğu Libralizm merkezli humanist ideoliji ve sistemlereve yahut atalarimin dinene değil, bilakis her sapkınlık ve bizgunculuktan arındırılmış olan ve münezzeh olan rabbimizin dinine davet ediyorum herkezi.
  • ÜÇ NANKÖRLER!ÜÇ NANKÖRLER!8 gün önce
    ABDULLAH AHMET ALİ
  • Şeytanın avukatlarına Şeytanın avukatlarına 8 gün önce
    Latif Erdoğan’a hücum eden bedbahtlar!Mazide FG konusunda herkes uyurken uyanan ve haine kılınç çeken Latif Hoca hayatıyla ders vermiş samimi bir müslümandır vesselam. Güneş balçıkla sıvanmaz.
  • ProjeProje8 gün önce
    FETÖ MHP’yi bitiremedi. Proje tutmadı. Erdoğan’ı tasfiye için yeni oluşum sahaya sürülüyor. ABD ve AB şiddetle bunu istiyor. Milletin feraseti ve basireti biiznillah planları bozar.
  • Ne yapılmak isteniyorNe yapılmak isteniyor8 gün önce
    CHP İP SP HDP PKK ve FETÖbir amaçta birleştiler: Önce Erdoğan’ı tasfiye. Ardından Ak Parti’nin parçalanması. Babacan, Gül ve Davutoğlu kötü niyetliler için bir vasıtadır. Her şerde bir hayır vardır. Allah CC milletimizin birliğini bozmasın. Yöneticilerimizi muvaffak etsin. İstikamet versin. Ey FETÖ! Makyaj bozuldu. Takke düştü. Hizmet hareketi diye diye büyüdün. Şimdi Fitne hareketi olarak tescillendin. Artık eski hal muhal. Rüyalar ve müjdelerle mensuplarını tutmaya çalışman beyhudedir. Üstelik her adımında milletin nazarında ve vicdanında sana olan nefret büyüdükçe büyüyor.
  • mehmetmehmet8 gün önce
    her zaman anlamli yaziyorsunuz, tabi anlayana nefsine kul olup bize toplum beklentisi diye sunuyorlar. biz de yedik. Siz özetlemissiniz iste elinize saglik
  • alioğlualioğlu8 gün önce
    Kimlerin kimi nereye taşıdığının yanılgısı var. Kim kimlerle şu anda işbirliği için de ve kimlerin kökü kazınıyor dikkatle bakmalı ve kimler yeniden devrimlerle buluşuyor.
  • Bugüne kadar yeni parti kurma zorunluğu darbelerden geliyordu; peki ya şimdi?Bugüne kadar yeni parti kurma zorunluğu darbelerden geliyordu; peki ya şimdi?8 gün önce
    10 yılda bir darbeden; 10 yılda bir parti kurma merhalesine geldik! Ve 1 yaşındaki parti "küt" diye iktidar olacak, 5 yıl sonra eskiyecek ve yeniden yenisi kurulacak! Hangi Avrupa ülkesinde var bu? Amerika' da var mı? Adamların partileri 200 yaşında! Ama işte muhasebe memuru Babacan' ın dünya görüşü uzansa uzansa aha buralara kadar uzanır! Onun aksaçlı akıl vereni Gül de, işletse işletse bir kuruyemişçi dükkanı işletir, topu topu millete veresiye hesap defteri sunar, hepsi bu, tüm ufukları buraya kadar ve bundan ibaret!
  • İki gözü dönmüş adam!İki gözü dönmüş adam!8 gün önce
    Bu konuda ben de bir yazı yazacak olsaydım aynen böyle yazardım; çok güzel; duygularımıza tercüman olmuşsunuz! Bu Gül ve Davudoğlu' nun haddi aşmışlığı nereye kadar uzanacak bilen yok! Sanıyorlar ki; Refah Partisinden nasıl bir Ak Parti doğdu, bunlar da aynen öyle bir parti doğuracaklar! Halbuki bütün filmlerin sonu aynı bitmez; farklı farklı biter, bunu bilmiyorlar! Ayrıca Refah' ı 28 Şubat' ın teröristleri yıkdı, Erdoğan onların yıktığı enkazdan çıktı; Refah' ı yıkan o değil! Buna bile kafaları çalışmıyor bunların! Şu an Türkiye' de maazAllah bir komünist parti icra-ü faaliyet yapsa, inanın ne davudoğlu' nun ve ne de gül' ün(babacan' ın) tozuna yetişebilir! Ne günler görüyoruz değil mi!

Günün Özeti