• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI
02 Mart 2019

FETÖ jargonunda Kahtani - Zimamdar - ölüm fermanı

Zimam, yular demektir. Zimamdar yuları tutup çeken kimseye denir. Osmanlıcada bu kelime mecazi olarak yöneten, idare eden kimse için kullanılır. Fakat FETÖ’cüler jargonlarına eklemekle bu kelimeye gerçek anlamını tekrar yüklemiş oldular. Yani, kendilerini güdülen bir hayvan, başlarındakini de kendilerini güden bir kişi olarak kabullendiklerini açığa vurdular.

FETÖ elebaşısı artık zimamdar olarak anılıyormuş. Gecikmeli de olsa doğru bir itiraf. Onlar hayvanlar gibidir, belki daha aşağıdırlar mealindeki ayetin hakikatine ilahi tuzağa düşüp kendilerini dahil ettiler. Hapishanedeki FETÖ militanları birbirlerine soruyorlarmış: Zimamdar son vuruşu ne zaman yapacak? Sormaya devam etsinler. Kader o “zimamdara” ve güttüğü “davarlarına” son vuruşu çoktan yaptı; fakat hâlâ akıl edemiyorlar. Şuurları kapalı, kişi ve kimlikleri sürgünde, aldatılma psikolojisinden medet umuyorlar.

Bir de FETÖ elebaşısı, içlerinde benim adımın da geçtiği bazı kişilerin, seçim öncesinde, devlet tarafından öldürüleceği ve suçun kendilerine yıkılacağı kehanetinde bulunmuş.

Ben kendi hesabıma mesajı aldım. Vatikan devşirmesi otuz senedir deneyip durduğu ama bir türlü elde edemediği meramına ulaşmak sevdasında. Beni öldürmenin fizik-metafizik bütün yollarını denedi, denemeye de devam ediyor. 

On doktorun her an gözünün içine baktığı, tam teçhizatlı ambulansın kapısının önünde bekletildiği bir tevekkül kahramanından(!) bahsediyoruz. Öksürse beş doktor birden yanına koşuyor, aksırsa diğer hazırdaki beş doktor nöbete geçiyor. Ben bildim bileli koruma ordusuyla birlikte yaşıyor, onlarsız bir adım atamıyor. O kralların dahi yaşamadığı konfor içinde gününü gün ederken hapishanelerdeki sürüleri de zimamdarlarından son vuruş (artık ne demekse) bekliyor. 

Bak devşirme eleman, sana şunu hatırlatayım, sakın bu tür tehditlerle beni sindireceğini sanma. Sen herkesten daha iyi bilirsin ve bilmen gerekir ki muhatabın sıfır korkuyla yaşayan bir insan. Seninle kavgamız hak-batıl kavgası. Sen batıla talip oldun ben ise hakka. Bu can bu tende durduğu sürece de bu kavganın bir neferi olarak kavgam devam edecek.

Ölüm ise bir hakikat-i sabite, can taşıyan herkes için değişmez kural. Mesele ölümün hakikatine uyanabilmek. Ölümün hakikati vuslat-ı kamile nuruna kavuşmak. Bu hakikate ulaşanlardır ki, ölümü sevmiş ve ölmeden önce ölmek istemişlerdir. Kabul göreceğine inandığım duam bu hakikate uyananlardan olmak.

Hangimiz önce ölecek, elbette onu ancak ömürleri taksim eden Rabbim bilir. Ama Yunus’un dediği gibi “Ölen hayvan imiş aşıklar ölmez”. Biz hakkın karasevdalısıyız ve inşallah Yunus’un ifadesinde ölmeyecek olanlara dahilizdir. Sen ise, zahirde zimamdar görünsen de hakikatte yularını CIA, MOSSAD ve diğer dış mihrakların çektiği bir zavallısın. Bu halinle de Yunus’un ölür diye vasıflandırdıklarına dahil sayılırsın. Zaten ölümden çok korkuyorsun; fakat ben yine söyleyeyim: Ölüm sana belki bana olduğundan daha yakındır, kork ve titre…

Öbür tarafta mı? Bütün şu mazlum, mağdur milletin her birinin iki eli senin kirli iki yakanda. Bütün zalimler yakasını farz-ı muhal kurtarsa senin kurtulman yine muhal. Çünkü sen hem zalimsin hem hain.

Yirmi iki sene önce, adamalarına dinlettirdiğin odamda, dinlediğini bildiğim için avazım çıktığı kadar haykırmış ve sana hitaben “sattın bizi hoca” demiştim. Amerika’ya ikinci gidişindi ve bütün karanlık mihraklarla pazarlığa oturduğun vakitti. Geldiğinde bir ay bana küs durdun. Dediğimi duydun ve kendince tavır aldın. Ama zaman beni doğru çıkardı. Yine doğru çıkaracak. Amerika seni terörist ilan edip Türkiye’ye teslim edecek. Güvendiğin Britanya dağlarına çoktan kar yağdığını ben de en az senin kadar biliyorum. Türkiye’ye döndüğünde koca bir hiç olarak döneceksin. Seni zimamdar sanan ve kendilerine hayvan konumunu reva gören şu aptalları da ham hayallerle boşuna umutlandırma…     

Duyduğuma göre Mehdiyet-Mesihiyet iddialarından vazgeçmiş ve Kahtaniliğe razı olmuşsun. Zimamdarlığını yaptığın sürü artık sana Kahtani diyormuş. Kahtanilik, İslam’ın ukde-i hayatı onun hayatını besleyen, varlığı İslam’ın varlığı ile özdeş asfiyanın işidir. Bu urba sana çok bol gelir. Boşuna beklentiye girme. Sen, tövbe nasip olur da sıradan bir mümin olarak ölebilirsen bunu kendine en büyük ganimet bil. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23