• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI

Kalp eğitimi (2)

05 Aralık 2021


İlhan Oral İletişim: [email protected]

Kalp eğitiminde zikir ibadeti önceliklidir. Kalp eğitiminde yoğun hikmetler vardır. Bu hikmetler manzumesi, Kur’an atmosferinde umutlarla doludur. Her biri güven vermektedir.   

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.
 

Kalplerin her tür düşman hareketine karşı korkusuzca dimdik durabilmesi için tevhid inancı eğitimi almış olması gerekmektedir. Bu hakikati, dava Şairimiz Mehmed Âkif Ersoy iki muhteşem mısrada âbideleştirmiştir. İfadelerinde dört çarpıcı kavram ile her müminin dertlenmesi gerektiğini tablolaştırmıştır. Bu dört maddenin birincisi, müminleri Allah’ın ipinden koparan tefrikadır. Tefrika illeti, ümmeti dağıtarak çökerten hastalıktır. İkincisi düşmanın rahatça ümmet arasına sızma tehlikesidir. Üçüncüsü, ümmeti tevhidde bütünleştiren eğitilmiş kalptır. Dördüncüsü, Müslümanları ümmet yapan gönül birliğidir. Müslümanları ümmet yapan gönül birliği de zikir enerjisi ile gerçekleşmektedir. Zikir, kalbin fıtrat ayarıdır.

Nice adamlar vardır ki, ne ticaret, ne de alışveriş, Allah’ı zikretmekten, namazı kılmaktan ve zekât vermekten kendilerini alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin dehşetle döneceği günden korkarlar. (Nûr:24/37) Bu ayette de görüldüğü gibi zikir ibadeti, Kur’an-ı Kerim’in çeşitli yönleri ile işlediği aslî görevlerimizden biridir. Hem de her Müslümanın mutlaka yapması gereken görevdir. Çünkü farz bir ibadettir. Yapmayanlar için Kur’an’da ağır ifadeler kullanılır. Fâsık, kalbi katı, gafil, şeytanın arkadaşı, şeytanın askeri, zikir körü, dinleme özürlüsü, hüsrana uğrayan vasıflarla anılırlar. Böyle bir hale düşmek bahtsızlıktır.

Bu kadar önemli ve bir o kadar da çok gerekli zikir ibadetinin keyfiyeti ve kemmiyeti ile ilgili detaya girmeden ilkeler halinde konuyu dile getirmek gerekiyor. Öncelikle zikir farz bir ibadettir ve bu ibadet beşeri yorum ve müdahalelere açık değildir. Bu ibadet ancak ve ancak Rabbimizin öğrettiği gibi yapılır. Allah katında kabul görecek zikir de O’nun öğrettiği gibi yapılandır. Tasavvuf alanında beşerî yorumlar karışan zikir, en azından şüphe içeriklidir.

Şimdi, işin özüne dönelim. Eğer vücutta kalp mükemmel bir organizatör olarak görev yapıyorsa onu ciddiye almak akıllı olmanın gereğidir. En basit ifade ile kullandığımız herhangi bir ürünün beyni arızalı ise ondan faydalanamıyoruz. Öyleyse kalp gibi komplike çalışan bir organ her alanda, her halükârda ve her zaman bakımlı olmalıdır. Bakımı yapılmadığında oksitleniyor, kireçleniyor, arızalanıyor ve işlevlerini yapamaz oluyor. Elli senelik, yüz senelik bir hayat sürecinde hiç durmadan çalışan kalp randımanlı çalışması için mutlaka bakım ister. Kalp gibi bir makinanın bakımı için de ona ait kullanma kılavuzu gerek.

Onun kullanma kılavuzunda, estağfirullah tesbîhi vardır. Devamında fıtrat gereği ve neticesi olarak; “Lâ ilâhe illellah” ayarı yapılır. Bununla beraber günlük zikir, sabah- akşam yani sabah şafak ile güneş doğumu arasında, akşam da, akşam namazı ile yatsı namazı arasında yapılır. Gerek sabah ve gerekse akşam, bakım iksiri olarak; suphanallah, suphanallah, suphanallah, elhamdülillah, elhamdülillah, elhamdülillah, Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allahu Ekber, tesbîh edilir. Bu zikirler ortalama çok olarak tekrarlanabilir. Devamında lafzetullah yani, Allah, Allah, Allah daha çok sayıda tesbîh edilir. Bu tesbîhler dergâhlar arasında uygulamaları farklı şekillerde seyredebilir. Ancak Rabbimizin emri çok açıktır; “Kemâ allekumullah” yani Allah’ın öğrettiği gibi zikir yapılır ve sayısı ona göre ayarlanır. “Ey müminler! Allah’ı çok çok zikredin. O’nu sabah ve akşam tesbîh edin.”

Bu ilâhî beyandaki “çok çok” ifadesinden sonra gelen “tesbîh edin” Tef’il kipinden olduğu için çokluk ve süreklilik ifade eder. Bunun için de sayıda herhangi bir limit yoktur.

Bunlardan sonra Rabbimizin; “Beni zikredin, ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin de nankörlük yaparak küfre saplanmayın. ”Emri ilâhisi ile “eşşükrü lillah” tesbihi yapılır. Devamında hemen her peygamberin ümmetine, Rabbinize istiğfar edin, sonra O’na tevbe edin emri doğrultusunda; “esteğfirullahe’l azîm ve etûbu ileyh” ile kalbi besleyen enerji verilir.

İlim ile zikir kalp eğitimi için birer iksirdir. Bu iksiri kullanmamanın ağır bedelini ödediğimizi kim reddedebilir? Ve hangi delil ile? Esselamualeykum. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Avb

Sayın yazar SÜBHANALLAH zikrinde b harfi yerine p harfini kullanmışsınız Kur'an ı Kerim'de p harfi yoktur.
  • Yanıtla

Okur

Hocama Selamlar! Zikir olarak her gün başta Fatiha olmak üzere en az 10 ufak sureyi ve salavatı 100'er defa okurum , Kur'an'ı da bir aydan önce hatmezsem içim rahat etmez. Hayatta tek lezzetli gıdam budur. İnsanların neyle meşgul oldukları ne tavsiye ettikleri beni zerre kadar ilgilendirmez. Aslandan kaçar gibi onlardan kaçıyorum. İnsanlardan öğreneceğim hiçbir şey yok.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23