Yapay zeka fıkhı
Yapay zeka fıkhı
İDRİS GÜNAYDIN
Son yıllarda gündemimize, dilimize “Yapay Zeka” kavramı girdi. Yapay insan, yapay robot gibi bir şey. Yalnız bu, robottan farklı. Bir insan evinde bulundurduğu insan robotun yanında soyunsa bu caiz midir değil midir diye soruya cevap bulmaya çalışmaz. İlim sahibi olsun olmasın her insan aklı, bunun cansız bir varlık olduğunu ve ilgi duyma, haz alma, aşık olma,hafızaya kaydetme gibi özelliklerinin olmadığını bildiğinden, baştan, evde bulundurmakta beis yoktur der. Lakin yapay zekanın farklı bir durumu var; varmış. Son günlerde duyduğum bazı uygulamalar beni şaşırttı. İlacı yapay zekaya soruyor, bitkiyi yapay zekaya soruyor. Hatta, gülmeyin ama, boşanacağı erkeği yapay zekaya soran var. Henüz evleneni duymadım.
Şöyle bir konu aklıma geldi: Adam yapay zeka ile malını pazarlasa o ticaret caiz midir? Mesela kurbanlığını pazarlasa, rötuş yaptırsa internetten kurbanlığı almak, malı almak caiz midir?
Mesela, bir adam birinden bir bahçe alacak. Onu yapay zekaya soruyor ve şu kadar fındık vereceğini öğreniyor. Fakat eğriyi de düz gösteren yapay zeka, Giresun’u Düzce gibi gören yapay zeka ortaya bir tonaj çıkarsa. Bir tonluk bahçeyi on ton olarak pazarlasa.. Sonuçta hüsran olacak alıcının imdadına kim yetişecek?
Yapay zeka her malın özel durumu hakkında bilgi veremez. Geneli hakkında bilgi verir. Gittikçe hayatımıza daha çok gireceği anlaşılan yapay zekanın anlaşılıyor ki bir fıkhı olmalıdır. Benim düşündüğüm sorular bunlar. Sizler daha farklı yönleri ile düşünürsünüz.
Bunun için bir İlahiyat Fakültesi öncülüğünde veya DİB öncülüğünde bir çalıştay yapılmalı konuya vakıf akademisyenler nezaretinde konu tartışılmalıdır.
İKİ GÜNDÜR BEKTAŞ YAYLASINDA İDİM
Bektaş Yaylası Giresun’un namlı yaylalarından biridir. Geçen yıl Yavuzkemal Belediyesine bağlanarak önemli bir adım atılmıştır. Halen yapısal ve yerleşme ile ilgili meseleleri mevcuttur. Öncelikli olanı su… Su var, nizami bir çalışma henüz yok.
Yaylayı gözlemledim. Bir iki ev hariç eski bina hiç yok. Köylere in; birkaç ev hariç eski ev yok. Yaylaya giden gelen yollar birinci sınıf asfalt. Yani insan valiliğe teşekkür etmese ne olur? Nankör olur mu? Olur. Peki hükümete teşekkür etmese ne olur? Nankör olur mu? Olur herhalde.
Ama emeklinin hali ne olacak? Emekli de emekli. Bu konuda zaman zaman sizinle aynı düşünmekle birlikte baltamı hakikat ilkesine vuruyorum, kesmiyor.
Diyelim ki; evladınız sizden zaman zaman 1000 TL 2000 TL para istiyor. Hiç tereddüt etmeden verirsiniz. Evladınız... Ama bir gün 30.000 Tl istedi. O ne? Sorarsınız; neden? Ne yapacaksın? İzah eder; şöyle oldu böyle olacak… Durup düşünür o para bütçenizde yoksa ertelersiniz.
Her devlet bir aile gibi yönetilir. Her baba bir cumhurbaşkanıdır. Veremiyorsa bir sebebi vardır. Yaptıklarına teşekkür etmek icraatta olanları yüreklendirir.
Yıllar önce idi. Gözden muayene için Bulancak Devlet Hastanesine gittim. Sabah erkenden. Göz poliklinik odasının kapısına adımı yazdım, sıra bekliyoruz. Dr. saat dokuzda gelecek.
Bilahare bekleyen hastalar çoğaldı. İki yaşlı ihtiyar, belli ki SGK emeklisi; hükümeti eleştirmeye başladılar. Aldıkları maaş yüzünden. Baktım kimse cevap vermiyor, eleştiri şiddetini artırıyor.
Sessizliği bozdum: “Çok ayıp hükümete! Dedim. Evet, değil mi ya! dediler.
- Gerçekten çok ayıp. Sizin gibi iki doktor emeklisine bu kadar maaş gerçekten ayıp, dedim.
- O zaman anladılar meramımı.
- Sizin zamanınızda köyünüzde okul var mıydı?
- Vardı.
- Neden okuyup doktor olmadınız?
- Eh, işte şu sebep, bu sebep.
- Şimdi kalkmış emekli doktor maaşı istiyorsunuz. Nerede o yoğurdun bolluğu?...
- Yanımdan usulca kalktılar. Hikaye bu kadar.
HZ. HATİCE NAMIYLA BİR KADIN
Hz. Hatice bnt Huveylid Rasulullah’ın ilk hanımıdır. Hz. Havva, Hz. Adem Peygamberin ilk eşi, insanlığın ilk annesidir. Hz. Meryem bir mucize olarak Hz. İsa’yı, bir peygamberi üstelik bakire olarak doğurmuştur. Hz. Asiye, Firavun’un hanımı olduğu halde bataklıktan biten gül gibi iman ile şereflenmiştir. Hz. Hacer ve Hz. Sare, Hz. İbrahim Peygamberin hanımları ve peygamberimize inen soyun başlatanı olmuştur. Hz. Hatice-i Tahire peygamberimizden önce iki evlilik yapmış, servetini harcamak uğruna peygamberimizle üçüncü evliliğini yapmıştır. Peygamberimizden önce üç çocuk sahibi iken peygamberimizden yedi çocuk sahibi olmuştur.
Hz. Hatice’nin ne büyük ve fedakar bir kadın olduğunu Hira Dağına çıktığımda anladım. O büyük dağa yemek çıkarmak, bazen peygamberimizden haber almak, anlamını veremediği bir ritüel yapan kocanı anlayışla karşılamak… Ardından getirdiği iman esaslarına ilk inananlardan olmak,servetini o yolda harcamak!..
Hz. Hatice öldüğünde iki kefene sarılıyor. Acaba neden? Başarılı her erkeğin ardında fedakar bir hanım vardır. Hz Peygamberin peygamberliği çabaya dayalı değildir ama Hz. Hatice’nin fedakarlığını gölgelemez. Hanımlarımız, Hz. Hatice gibi fedakar bir kadın olmalıdır. Allah rahmet eylesin. Umarım kadınlarımız onu örnek alırlar. Vesselam.