Biz sussak tarih susmayacak
Bundan önce de bizi yöneten idareciler BM’de konuşma yapardı. Ya boş salona konuşurlardı ya da anlamsız sözler söylerlerdi.
Konuşanın ağırlığı olmayınca kim takar Yalova kaymakamını?
Şu üç örnek yetiyor. Solcu Ecevit yanağından makas aldırıyor. Sağcı Demirel, İtalya’daki bir toplantıda yumruğunu masaya vurdu diye Demirel Basınına bir haber ulaşıyor. Fakat Rahmetli Erbakan onun için “O masaya vuramaz, sadece takla atar” diyor. Başbakan Mesut Yılmaz bir kumar masasında yediği yumrukla burnu sarılı olarak memlekete dönüyor.
Türkiye’yi temsil edenlere bakın.
Fakat dün Recep Tayyip Erdoğan, Balkanlardan Kafkasya’ya, Afrika’dan Ege’ye, Güney Asya’dan Güney Amerika’ya, Kerşmir’den Ortadoğu’ya tüm ümmetin ve mazlumların hakkını savunuyordu. Orada zikrettiği “Biz susarsak tarih susmayacak…” sözü ise tam bir manifesto niteliğinde idi.
Onun için diyoruz ki, 100 yıllık tarihimizin en önemli adamı Recep Tayyip Erdoğan’dır. En iddialı dedikleriniz onun mahallesinden geçemez. Okuyucular, buna itiraz edeceklerdir ama yarın tükürdükleri tükürüğü kendileri yalayacak.
Tayyip Erdoğan sadece konuşmakla kalmıyor; bizzat yapıyor. Bugün Türkiye’nin etkinliğinin ulaştığı coğrafya Yavuz Sultan Selim’in fethettiği toprakları geçti.
Lakin bundan birileri rahatsız. Dünkü konuşmayı yabancılar alkışlar ama bizim fitne ruhlular alkışlamaz. Hatta hüngür hüngür ağlarlar. “Bu adam gittikçe hem iktidarını hem dünyadaki etkinliğini artırıyor. Galiba biz bu ülkeyi terk etmek zorunda kalacağız.” derler.
Kimdir bu asalak güruh? Memleketin fakirliğinde de zenginliğinde de ekonomik şartları hiç değişmeyen.
Ya bizim emekliler taifesine ne diyelim..
Evet, doğru, emekliler hak ettikleri maaşı alamıyor. Ama tepeden aşağı budamak mı lazım? Öyle ise vardır bir sebebi.
Ben küçükken kestane ağacının kabuğunu soyar, kabuğun arkasındaki şekerli kısmı yerdim. Gerekirse gene o yıllara dönerim.
Halk arasında bir söz vardır: “Eşeği bağırtan …….dır” diye.
Cumhurbaşkanımız o konuşmayı yaparken neye güvendi? Neye güvendiğini Trump açıkladı.
Çok iyi günlerimizdeyiz. Daha iyi olabilir. Yeni Rakıcılar pardon Yeni Particiler ismi değiştirmek istiyormuş. Daha çok şeyi değiştirecekler. Gün gelecek tüm vekilleri Ak Partiye geçecek.
Çok konuşan çok yanılır. Özgür bir Tamar’la baş edemiyor. Fena halde paçayı kaptırdı. Seçimde ittifak yapsalar da boş. O kadar küfür kıyamet ne oldu? Hangi haliniz doğru?
ŞU ÜLKE
Yıllardır fındık yetiştirir ve yıllardır kurutma mevsimi yağışlı geçer.
Yahu bir valilik, bir belediye, bir kaymakamlık, bir vekil bir kurutma tesisine öncülük yapmaz.
Başka illerde kurutma tesisleri var bizde yok. Biz aptalız, vatandaş değiliz ki!
Fındığın üç zorlu aşaması var:
Fındık öncesi, toplarken bir de kuruturken… Karadenizliye bunu reva görenler fitil fitil burunlarından gelsin.
Yani katarlar halinde iç bölgelere gittiğimizi de herkes bildiği halde.
Nerede orada sıcak aş, çay, konteynır evler?
Camilere talimat?
Yazık, çok yazık vesselam.







