--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Don yüzeyden durgun, fon içeriden vurgun akmış!

İdris Günaydın
İdris Günaydın
0

Başlangıçta bu işin bu kadar derin bir boyutu olmadığına inanıyordum. Şimdi inanıyorum ki, cumhuriyet döneminin değil ama, benim siyasi ve devleti olayları takip ettiğim 1973’ten beri karşılaştığım en kapsamlı vurgun.

Bu ülkede Tuncay Mataracı, Hilmi İşgüzar, Yahya Murat Demirel, Ekrem İmamoğlu, Muhittin Böcek ve onun gibi nice belediye başkanlarının yolsuzluğundan söz edildi ama bu başka. Hem hacim itibariyle büyük hem yapı itibariyle. Hacim itibariyle 20 milyar dolarlardan söz ediliyor. Yani bu da yaklaşık sekiz yüz milyar TL demektir.

Yapı itibariyle farklı çünkü belki de ilk kez bu denli hacimli bir vurgunun iktidar da muhalefet de içinde. Yani gerçekten iyi kamufle etmişler. Don durgun akarken fon sessiz ve derinden işi bitirmiş. “Durgun Don” Mihail Şoholov adlı Rus yazarın, sonraları Nobel Edebiyat ödülü aldığı eseri. Fon da bizim fon.

Bir özelliği daha var: Ak Parti iktidarı gibi güçlü bir iktidar döneminde bu işin yapılmış olması. 

Bir eski bakan dürüstlük yaptı ve istifa etti. 

“Beratı zimmet asıldır.” Suçlunun suçu isbat edilinceye kadar masumdur. Bu karineye elbette inanırım. Lakin bir iddiaya göre “trilyonları zimmet asıldır” noktasına evirmişler işi. Bekleyip göreceğiz.


DEVLET AÇISINDAN DURUM:

Devlet güçlüdür elbet. Bunun altından da kalkar. Burada dindar gibi görünenlerle dine ağız dolusu kusanlar iş birliği yapmışlar. Münafıklar ve kafirler her zamanda ve şartta dünya menfaati için bir olur, aynı sofrada yer, aynı gölde yüzerler. Bunda şüphe yok. Devlet bu işin altından kalkar ama güçlü bir irade ile.

Burada şunu yöneticilerin unutmaması gerekir. Bu vatanın yılmaz sevici ve savunucuları ya çalmayanlar ya da çalmaya muktedir iken çalmayanlardır. Onları bir soğana mahkûm etmek ve sonunda böyle bir sonuçla karşılaşmak ilahi ceza değil de nedir?

Bunun en güzel örneği, Fatma Betül Sayan denilen o hanımın içine düştüğü acınası durumdur. İhsan Şenocak gibi mütevazı, çocuklarını ve evini geçindirebilen bir vazifeliyi vazifesinden attırmak sonunda böyle yapar adamı. Allah yarına bırakır da yanına bırakmaz.

ÇOK AKILLI OLMAK

Belli ki bu kadın çok akıllıdır. Ailecek öyle denilebilir. Bunun gibi aklını putlaştıranlar gene vardır. Akıl kasabın elindeki bıçak gibidir. Öldürür de ameliyat da eder. Aklına bu kadar güvenir, onu kötü yolda kullanırsan seni çöplüğe götürür. Dünya, nice aklına güvenen kibirlilerin hikâyesi ile dolu…


TAYYİP ERDOĞAN AÇISINDAN DURUM

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan bu olayın elbette ki dışında. 

Cumhurbaşkanı olayın dışında ama, burada en büyük yarayı Ak Parti alacak gibi duruyor. 

Tayyip Bey de bu kumpastan dolaylı olarak da olsa yara alabilir. Şöyle ki: dokuz aydır bu işleri MİT hiç mi haber vermedi? Hiç mi emniyet istihbarat, askeri istihbarat haber vermedi?  Dokuz aydır en yakınında bu değirmen dönüyor, adamlar altından halıyı çekmiş, katlamış, satmış sonra da Diyarbakır’dan Kırklareli’ne kadar katar katar eşeklere yükleyip kaçırmış. Niçin haber yok? .

TEKNOLOJİ RAHMET Mİ?

Bu olaylar yaşanıncaya kadar teknolojinin rahmet olduğuna inanıyordum. Bugün artık bu fikirde değilim. Tüm kötülüklerin anası teknoloji…

Adam dolandırıyor teknoloji ile. Telefon veya bilgisayar.

Tehdit ediyor teknoloji ile. Aldatıyor yapay zeka teknolojisi ile. Afrikalı ilkel insan karşısındakini aldatmak için bir hüner uydururken bizimki aldatmak için bin hüner uyduruyor. O ilkel insan biz okumuş… Olmaz olsun böyle okumuşluk. Sülün Osman rahmete gark oldu şimdi, vesselam..

 

İdris Günaydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle