Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman damarı
Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman damarı
İDRİS GÜNAYDIN
Lise yıllarımızda malum gençlik üç gruba ayrılmıştı: Solcular, Ülkücüler, İslamcılar…
Bizler İslamcı kanadı temsil ediyorduk ve Ülkücüleri hem eleştiriyor hem de iki sloganlarından ötürü onlar hakkında umutlanıyorduk. “Kanımız aksa da zafer İslamın”, “Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslümanız”..
Biz Ülkücü camiayı ırkçı olmakla itham ederken, hayat ve davranışlarının bu sloganlarla ters düştüğünü söylüyorduk. Ama, yukarıda dediğim gibi, umudumuzu hep koruyorduk.
İlk sınavı 1975 yılında yaşadık. Meslek Liseleri ve İmam Hatip mezunları üniversiteye alınsın diye Türkiye’nin yedi bölgesinde, MTTB öncülüğünde miting yaptık. Giresun, Ordu, Rize; Trabzon’da toplandık. Giresun’da Ülkü Ocakları ile müşterek hareket ettik. Sonra 1991’de Refah, MÇP, İDP ittifak yaptı.
Orada da anladık ki biribirine en yakın damarlar kan uyuşmasını sağlıyordu.
Gel zaman git zaman MHP’nin o Tanrı Dağı gibi sert esen rüzgarı yani damarı Hira Dağı kadar Müslüman damar ile ittifak kurdu. Tarih boyunca da hep böyle olmamış mıydı? Rahmetli Necip Fazıl’ın “İdeolojya Örgüsü” adlı eserinde anlattığı gibiydi her şey. Altay Dağlarından Anadoluya inen kurt, Anadolu bozkırında su içerken kendini yani benliğini gördü. Mevlana’yı, Yunus’u gördü. Asıl kimliğine kavuştu. Savaşlarda Bozkurtların posbıyıklı erleri, elleri tesbihlilerin “Hu” zikirleriyle düşmanı tepelediler.
Bugüne bakıyoruz: O iki damar bir araya geldi, Türkiye’ye bir şeyler oldu. Amatör ligden çıkmaya çalışan ülkemiz bir anda süper ligde oynamaya başladı.
Dün terör yanlıları için dişini gıcırdatan, yumruğunu sıkanlar, bugün “Terörsüz Türkiye”yi konuşuyorlar. Dün koyun otlatmaya korkan Şırnak’ın Gabar Dağında bugün petrol gabarıyor. Ne sayesinde? O iki damarın yan yana gelmesi sayesinde.
Bir de bu damarların, standart olarak sapanları var: Müsavat, Saadet... gibi. Bari akıllı politika takip edin de boş yere para harcamayın. Siz sert olsanız ne yazar?
İşte anketler röntgeninizi çekiyor. Hanımlarınız bile sizi desteklemiyordur ha!
Aslında siz de bu birlikteliğin en doğru karar olduğuna inanıyorsunuz ama mırın kırın etmek zorundasınız. Yaptığınız iş karın gürültüsü. Alkışlanmak insanı mutlu eder. Alkışlayacak, ufak da olsa bir kitleniz var. Onunla yetiniyorsunuz.
KUR’AN MUCİZE! HER DEVRİN VE HER AKLIN MUCİZESİ
Ne yapsın ahmak olanlar? Ne kadar okursa okusun, aklı olursa olsun; işe yarar mı?
Yunus Suresi 5. Ayete bakmak gerekmez mi? Ey Ateist, deist! Sen de akıl, izan, şuur var mı? Varsa şu ayet seni hiç düşündürmez mi? “Güneşi bir ziya, Ay’ı bir nur yapan ve yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için menziller (konaklar) belirleyen O’dur. Allah bunları ancak hakkı ile yaratmıştır. O bilen bir halk için ayetlerini ayrıntılı bir şekilde açıklamaktadır.”
Şu ayet üzerinde düşünmez misin? Ziya, ışık saçan, ışığı bitmeyendir. Güneş böyle bir varlıktır. Ay, ayna gibidir. Güneş’ten aldığı ışığı yansıtır. Onun için nur lafzı ile isimlendirilmiştir. Bre inkarcı adam; 6. Asırdaki Muhammed A.S. Güneş’in sonsuz enerji kaynağı olduğunu, Ay’ın yansıtıcı olduğunu nereden bildi? Onun için Güneş sınırsız ışığı ile aydınlık olan gündüzü parlatıyor, Ay da karanlığı… Bu bile Kur’an’ın insan eliyle yazılamayacağını gösteriyor. Ama neylesin akıl? Yoksa kafada.. vesselam.