--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Verimli topraklara ekilmiş binalar

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
7

Verimli topraklara ekilmiş binalar

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Şu hakikat kime nasıl anlatılır bilemedim gitti.

Nasip oldukça Anadolu’ya seyahat ediyorum. Seyahat ederken de çay sıra gidip yol sıra gelmiyorum.

Bu vatanın her metrekaresi yüreğimde kocaman bir ülke oluşturuyor. Bir taşına bile gelebilecek zarardan ürküyorum.

İstiyorum ki, bir santim toprağımız dâhi heba edilmesin, kurumuş bir ağacın yerine hemen bir ağaç dikilsin.

Akarsularımızın on gramı bile boşa akmasın. Su hayattır düsturunca, insanın ve tüm canlıların hayatına canlılık katsın.

Bu sahiplenme sanırım devletimize, milletimize, bayrağımıza, vatanımıza, dinimize aidiyet hisseden ve bu hissiyatını mesuliyetle taşıyan, mesuliyetinin gereğini yerine getiren herkesin üzerine farzı ayındır.

Belki çok büyük iddia gibi gelebilir ama gelsin, zararı yok. Bildiğim, inandığım ve kani olduğum bir gerçek var ki, o da; dünya üzerinde kendi kendisine yetecek nadir ülkelerden biriyiz.

Dünyanın hiçbir ülkesinden ithalat yapmazsak, ihracat yapmazsak; namuslu şekilde, ahlaklı şekilde, milli bir inanış ve amentü ile çalışır çabalarsak, kimseye müdanemiz olmadan ayakta kalır ve dünyanın gıpta ettiğini görebiliriz.

Söylediklerimin anlaşılması için Anadolu’muzun yedi bölgesini uzaktan, havadan, salonlardan, otel balkonlarından, televizyonlardan seyretmeden bizzat ayak basarak, bizzat elimizle dokunarak izlediğimizde ve incelediğimizde gerçeği idrak edebiliriz.

Ülkemizin neresinde neler yetiştiği ile ilgilendiğimizde ve geçmişte neler ekiliyordu, neler biçiliyordu, şimdi neler ekilip biçilmekte ve daha başka neler yetiştirebilir diye kafa yorulduğunda, zenginliğimizin ölçüsü tahmin edilemeyecek kadar yüksek seviyededir.

Şimdi bunları söyledikten sonra kimsenin şeytanını azdırıp, hazır cevaplara hazırlamadan, günaha sokmadan şunları söyleyelim.

Bu konuda Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve hükümetimiz çok hassas, bir karış toprağımızın bile hebasına razı değiller. Soru:

“Peki; buğday, mercimek, arpa, yulaf, nohut ve benzeri tarım ürünlerinin ekileceği topraklarda bina ekilmesi neyin nesi”? El-cevap:

Tarım Bakanlığı bu konuda elinden geleni yapıyor ve tarım arazilerine konut yapılmasını yasaklıyor ve yapılanları da yıkıyor. Yetiyor mu? Hayır!

Bakanlık yahut ilgili kurumlar, kuruluşlar her tarlaya bir polis yahut bekçi dikemez ki.

Yukarıda da söyledik; vatanımıza aidiyet, toprağımıza aidiyeti sağlar. Bu aidiyet yoksa böyle tiplerden ne ülkemize ne milletimize ne devletimize zerre fayda gelmez.

Devlet böyleleriyle mücadele ediyor ama nasıl oluyorsa, yine bir yolu bulunuyor ve güzelim arazilere binalar/evler ekiliyor. Bu mesele “millet-devlet imecesiyle” çözülebilir.

Tarım Bakanlığına akıl dağıtmıyorum ama köylerde, kasabalarda, illerde, çıkar peşinde koşmayan; ahlaklı, namuslu, şerefli, gönüllü tarım müfettişleri kadrosu oluşturulabilir ve tarım arazilerimiz, sularımız, ormanlarımız takip edilebilir. Millet-devlet imecesi budur!

Ezcümle:

Bayram münasebetiyle İstanbul’dan Ankara ve Kırıkkale’ye gidip gelirken verimli arazilere ekilen binaları görünce yüreğimin yangınını buraya yansıttım.

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Arazi

11 Haziran 2025 16:35

En güzel arazilere nüfusun en yogun olduğu yerlere halâ fabrika kuruluyor ! İnsanları tavuk çifliklerindeki gibi ucube yapılarda istiflenmiş yaşamaya mahkum ederseniz onlarda doğal ikinci bir mekan arayışına giriyor. Halen çözüm üretme yok. Halen çarpık sanayileşmeye/şehirleşmeye devam. Sadettin hocamızın kulağı çınlasın.

İsmail. Erçıktı

11 Haziran 2025 15:40

Huseyı bey ben Cankılıyım bızım kaydeden Tarım arazileri ev yapıyorlar muhtar tarlaya ev yapanlara tarım yapsın once yapıldıdıye mazmatverıyorlar. Ozeljdare araştırmadan onayverıyor

Merhaba

11 Haziran 2025 10:42

Âcil olarak îmâr plancıları ellerini ekim sahalarından çekmeli, tıpkı ecdâdımız gibi dağları tepeleri îmâra açmalılar. Mâlesef ekim alanları mütâhitler tarafından talan edilmiş durumda.

Şeref

11 Haziran 2025 19:26

Mütahitlere kim izin veriyor...?

Vatandas

11 Haziran 2025 09:39

Hep cehape nin işi... başka bi is yapmıyor bu cehape.....

Ferda

11 Haziran 2025 09:24

Yazın güzel de toprakları bu hale getirenler kimler.Sordunuz mu kendinize

Vay vay

11 Haziran 2025 08:49

Sayın yazar, tarım arazilerine binalar yapılıyor diye dert yaniyorsunuz da buna kimler izin veriyor yazmiyorsunuz. Buğdayda mecimege kadar her şeyi ithal ediyoruz...

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle