--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye’nin En Büyük İhya Projesi Konya’dan

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
5

Türkiye’nin En Büyük İhya Projesi Konya’dan

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Bize ve dünyaya “Türkiye” ismini veren Selçuklulardır.

Konya’da “Mevlana Dergâhından” (müze ismi yanlış) sonra en çok görülmesi gereken yerlerden birisi de “Dâru’l Mülk Türkiye Selçuklu Sultanları” müzesidir.

Konya Büyükşehir Belediyesinin uhdesinde ziyarete açık olan müze, Selçuklu Sultanlarının tarihi ve topraklarımızın vatan edilmesindeki mücadeleler anlatılmaktadır.

Ne demek istediğimin anlaşılması için ve “Türkiye’nin en büyük ihya projesi” demekle neyi kastetmekteyiz, önce o hususa değinelim.

Dönemin Konya İl Kültür Müdürü Abdüssettar Yarar’ın proje koordinatörlüğünde başlayan çalışmalar hakkında verilen bilgiler şöyle:

“2017’de Kültür Bakanlığı, Konya Valiliği İl Kültür Müdürlüğü tarafından kurtarma arkeolojisi, dijital arkeoloji, endüstriyel arkeoloji, adli bilimler ve heykeltıraşlık kapsamı dâhilinde yürütülen projede, “Türkiye Selçuklu Sultanları, devlet adamları ve aile bireylerinin” pozitif kimliklendirme yöntemi ile çalışma başlatılmıştır.

Bir anlamda söz konusu bireylerin geçmişini bugüne taşımak, saltanat ailesinin iletişimleri, yeme içme alışkanlıkları, yaş ortalamaları, boy ve kiloları, yaş ve cinsiyetleri gibi verileri içeren projede bu bilgiler ışığında yeniden yüzlendirme kapsamında çalışılmıştır.

Gerçek verilere dayalı ve pozitif kimliklendirmede son aşama olan heykeltıraşlıkla dokulandırılan bireylerin karakter yüklemesi ile araştırma tamamlanmıştır.

Birçok uzmanlık alanını birleştiren projede; biyoloji, kimya, mühendislik, yazılım, tarih, kronoloji, endüstriyel bilimler, güzel sanatlar, adli bilimler, biyoarkeoloji, adli arkeoloji ve osteoarkeoloji dâhil olmak üzere disiplinler arası bir yol izlenmiştir. Sadece bireylerin nicel yönlerine değil, yaşam tarzı, yaşadığı zaman gibi kısımları da yansıtılmıştır.

Alâeddin Tepesi ve çevresinde başlatılan araştırmada, Türkiye Selçuklu Sultanlarının bedenlerinin; pozitif kimliklendirme, morfolojik özelliklerinin tespiti, patolojik kanıtlar ve antropometrik, metrik ve metrik olmayan patolojik unsurlar dışında, hassasiyet ilkeli bir şekilde muhafaza edilmiştir.

İşlemlerin ardından, uygun kefenleme işlemleri yapılarak, tek tek bireylerin isimleri ve tanımları etiketler ile iliştirilmiştir.

Bütün işlemler bireylere, bireylerin manevi haklarına, mahremiyetlerine, insan haklarına ve milli tarihe saygı, projenin hedeflerinde öncelikli unsur olmuştur.

Bireylerin metrik özelliklerinin tespiti, yaş, boy, vücut ağırlığı, cinsiyetleri, DNA analizleri ve nihayetinde yüz rekonstrüksiyonunun (yeniden yapılandırma) sonrasında Sultanlar Türbesindeki bireylere ait 3D kafatası replikalarının oluşturulması yapılmıştır.

Bu aşamaların hiçbirinde yapay zekâ kullanılmamış, Sultanlar haricinde 2 kadın, 1 kız çocuğu, 2 erkek birey, bir de bebeğe ait kimlik tespitleri tamamlanmış, bebek haricindeki bireylerin silikon heykelleri yapılmıştır.

Efendim, teknik terimleri anlamak için uğraşmayın. Meselenin özü şu:

Maziden Atiye anlatılan tarihimizin özeti, 5000 metrekare alana sahip “Dar-ül Mülk”isimli müzede sergilenmektedir.

Müzeyi gezdiğinizde tarihe yolculuk ediyor ve bugüne öyle kolay gelinmediğini idrak ediyorsunuz. Tabi idrak edebilmek için de tarihimize ve vatanımıza dost olmak gerekiyor.

Sözlerim de dostlaradır vesselam. 

Yorumlar

(5)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yine millî eğitim

15 Mayıs 2025 16:50

70’lerde beri çocuklara matematik, ingilizce, fen, men okutmaktan artık kusturduk, onları da ebeveynlerini de milleti de. 50 yıldan bu yana caddeler, sokaklar, trenler, otobüsler hayvandan geçilmiyor, her yer hayvan dolu. 2025 yılı baz alınsın; iman, insanlık, sosyal, türkçe, ahlak bilgileri okutulsun, bir de böyle deneyelim. Yine olmazsa hepbirlikte botlarla ege adalarına, oradan da macaristan’a norveç’e falan kaçarız, nabayım yol bitti başka bir şey yokk.

Algıya Yatmak Ve Gerçekler

14 Mayıs 2025 21:09

Selçuklu ailesinin boy, kilo ve fiziksel özelliklerini araştırma Türkiye'nin ihyası öyle mi? Köksüzler tarihten kendine kök arar. Millete ihya diye anlattığınız bu mu? İhya etmeye bak. Kırşehir'de kamuya 14 temizlikçi alınacagı duyuruluyor. 11 bin kişi baş vuruyor. Birde büyük şehirleri düşünün. İhya etmek üretime yönelik yatırımlarla işsizliği ortadan kaldırmak, gençleri iş, aş, eş sahibi yapabilmektir. Milletin gönlüne girenlere ilk seçimde yenilme korkusuyla devletin gücünü kullanarak silkelemek, telef etmek, ahtapot gibi sarmalayılp muhalefeti etkisizleştirme girişimlerinden ekonomiyi iyileştirip düzlüge çıkarmaya ,ülkeyi ihya etmeye bir türlü sıra gelmiyor. Soruşturma üstüne soruşturma, vekiller hakkında fezleke düzenleme, konuşanın mahkeme kapılarında süründürme, yargı kararı yokken en yetkili agızlardan "suç örgütü" diye ilan edilip yargıyı yönlendirme panik halinde rakipleri yargı kıskacına alma demokrasisi işliyor. Bu normalleşememenin ekonomik bedeli dar gelirli halka ödettiriliyor. Yoksul emekliler sürünüyor. Çalışan kazandığı ücretle geçinemiyor, mutsuz. Gençler evlenemiyor. Evlenenler boşanıyor. Doğum oranları düşüyor. Dolaylı vergiler halkı perişan ediyor. Pazar, manav,market ateş pahası. Yaşlılar pazarların atıklarından sebze,meyve seçer oldu. Sayın yazar bu mu ihya oluyor halimiz? Demirel, Ecevit, Özal, Erbakan dönemlerini arar oldu halk. Eskiden bir çalışan baba beş, altı nüfusa bakıyor, çocuklarını okutabiliyordu. Şimdi çalışan biri sadece kendini geçindirmez oldu, bırakın ev geçindirmeyi, çocuk büyütmeyi, okutmayı. Muhalefetin ileri gelenlerini siyasetin dışına çıkarma, belediyeleri çalışamaz hale getirme girişimleri ülkenin sorunlarına çare olmuyor, olamıyor. 2008 den bu yana içeri atılan gazeteci, yazar, ögrenci, asker, siyasetçi, sanatçı, düşünür sayısı o kadar çok ki ülkenin refaha ulaşmasına ne katkısı oldu? Dış yatırımcıyı caydırmanın dışında. Avrupa Birliğine giriyoruz diye bayram ediliyordu, o yoldan vaz geçildi. Serbest dolaşım geliyor diye davul zurnalar çalınıyordu.Boş hayallerle avundurulduk. Demokrasimizi güçlendirmeden vaz geçildi. Dış yatırım çekilemiyor. Yabancı şirketleri bırakın yerli şirketler Hindistan'a, Bulgaristan'a yatırım yapar oldular. Fabikalarını dış ülkelere taşıyorlar. Kişisel Milli Gelir 2004 seviyesinde kaldı. Sözde hedef 2025 de Kişisel Milli Gelir 35 bin dolar olacaktı. Uçacagız demekle uçulmuyor. Güçlü Demokrasi ve Adalet yoksa kalkınmada olmuyor. Bir iki yürekleri ferahlatan girişim dışında( Terör örgütünün silah bırakması, Rusya -Ukrayna görüşmelerinin ülkemizde olma ihtimali) dışında gidiş iyiye değil. Kaldı ki ihya!

Ali

14 Mayıs 2025 10:40

A.B.Devlet Başkanı Arap ülkelerine geliyor ve tüm petrol paraları alıyor.Bizde hamaset nutukları dinliyoruz.Dünya lideri(!) ......

Guzel

14 Mayıs 2025 08:39

Ihya olmustur konyali

Nahit sazoglu

14 Mayıs 2025 06:00

Konyayi. Büyük bir şehir devlet politikası yapmaliyiz savunma sanayimizi devlet politikası yapmaliyiz ASELSAN havelsan roketsani TUSAŞi çok uluslu şirket yapmaliyiz üç tarafı denizlerle çevrili denizciligimizi devlet politikası yapmaliyiz İncirlik ve kürecik üslerini acilen kapatilmaliyiz tam bağımsız Türkiye güçlü Türkiye ülkemizde ekonomik gelişmeler ancak demiryollarıyla olacaktır petrol şirketleri otomotiv şirketleri otobüs şirketleri lastik şirketleri cumhuriyet kurulduğundan bugüne kadar demiryollarini engellemişlerdir her ilimize hızli tren yapmaliyiz yük ve yolcu taşımacılığında acilen demiryollarına geçmeliyiz demiryolları toptan tüfekten daha mühim bir emniyet silahıdır tulomsas tudemsas TÜVASAŞ demiryolu şirketlerini çok uluslu şirket yapmaliyiz

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle