• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Tarihin yol haritası hatıratlardır

05 Ağustos 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Tarihin yol haritası hatıratlardır

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Milli Mücadele, İstiklal Mücadelesi derken, İdris Küçükömer’in Profil Yayınlarından çıkan, “Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması” eseri aklıma geldi.

Kitabın üst başlığında şu ifadeler vardır:

“Türkiye’de sağ sol, sol da sağdır. Türkiye’nin ‘solcu”ları gericidir. Halkı güdülecek koyun görürler. Türkiye’nin ilericileri “sağ” cenahta yer alan geniş İslamcılık kitleleridir”.

Bu noktada İdris Küçükömer’in, “İslamcılık” kavramına itiraz kaydımı koymalıyım.

İslam, Müslümanların inandığı dinin adıdır. Sonuna herhangi bir ilavenin getirilmesi, dinin muhtevasına karşı yapılmış haksızlıktır.


Mesela “İslamcı Yazar” söylemi külliyen yanlıştır. İslam, temsil anlamında kitabımız Kur’an-ı Kerim’e ve Peygamberimiz (s.a.v.)’e sahiptir. Kitabımız ve Peygamberimiz İslam’ı temsil etmektedir. Ve dinimizin sahibi Allah’tır.


Dolayısıyla hangi meslek olursa olsun, böyle mükemmel bir dini, “İslamcı” gibi bir unvan ile anmak, dinimize karşı yapılmış münasebetsizliktir.

Mesela siz hiç; “Hıristiyancı Yazar”, “Katolikçi Yazar” “Kiliseci Yazar” diye unvan duydunuz mu?

Bir kimsenin Müslüman olması, onun İslamcı veya bilmem neci olması demek değildir ve yakışıksız bir durumdur. İdris Küçükömer ve onun gibi bu ifadeyi kullananlara itirazım var.


Ayrıca şahıslara da “İslamcı” yaftası asla doğru değildir yahut bir kısım kimselerin, “Ben İslamcıyım” demesi de zinhar dinimize saygısızlıktır.

Böyle diyenlere: “Gel bakalım arkadaş, İslamcı olduğunu iddia ediyorsun, senin özel, aile ve toplum içerisindeki hayatını bir gözden geçirelim ve bakalım ne kadarı İslam ahlakına uymaktadır” denilirse sonuç ne olur acaba?

Peygamber Efendimiz zamanında sahabenin Müslüman olmasının birinci nedeni, Efendimiz (s.a.v)’in Mekke halkı içerisindeki “emin” insan ve “ahlaklı” oluşu idi. Geçelim.


Evet, sözünü ettiğimiz kitabın 101. sayfasında, CHP Lideri İsmet İnönü’nün kendisinden şöyle bir hatırat aktarılmaktadır.

“…. CHP liderinin Ulus gazetesinde yayınlanan hatıratında, İkinci İnönü (İnönü bölge ismidir. H.Ö) Savaşları sırasında, Bursa’dan geriye doğru göçen ve içinde subay ve ailelerinin bulunduğu bir kafileye rastlanır. İnönü yaşadıklarını şöyle anlatıyor:


“Kafileyi durdurdum. Subayları bir kenara topladım. İçinde bulunduğumuz vaziyeti bilesiniz. Subay olarak da yerinizi bilmelisiniz. Padişah düşmanımızdır. Yedi düvel düşmanımızdır. Bana bakın, dedim. Kimse işitmesin millet düşmanınızdır”. Ulus-17/Mayıs 1968

Burada araya girmeli. Türk Silahlı Kuvvetleri 2235 yaşında ve o tarihten bu yanan, TSK milletimiz tarafından “Peygamber Ocağı” olarak addedilir. Neden millet düşman olsun?

Ülkemizde yıllardır belli bir cenahın, daha doğrusu doğduğu, beslendiği, barındığı toprakları hazmedemeyenlerin Batılılaşma sevdası, taklitçilik ve kopyacılıktan öte geçememiştir. 

Ezcümle:

Bir milletin siyasi şekli ve faaliyeti, ancak ve ancak tarihi ile mazisi ile tabi olduğu sosyal ve siyasi usullerle ortaya çıkar.

Şimdi bir bu hakikati ihya ve imar etmek isteyenlere bakalım, bir de karşı duranlara. Hangisine güvenmeli ve inanmalıyız?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23