O sapkının ismi Eyüp’e yakışmıyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Fatih Sultan Mehmed’in emaneti İstanbul’un en mübarek tepelerinden birine asılan, ecdat mirasını Fransa’ya kaçırarak, kendisine koleksiyon yapan Fransız eşcinsel sapkın Pierre Loti’nin ismi hâlâ mübarek topraklarımızı kirletiyor.
Sebahattin Ayan İstanbul
Erdoğan liderliğindeki Türkiye son dönemde yerli ve milli atılımlarla özüne dönerken geçmişin kirli izleri hâlen duruyor. İstanbul’un maneviyat merkezi, Osmanlı’nın kalbi Eyüp Sultan’da hâlâ bir garabet yaşanıyor. Fatih Sultan Mehmed’in emaneti İstanbul’un en mübarek, en yüce tepelerinden birine asılan, kendini Türk dostu diye tanıtarak ecdat mirasını Fransa’ya kaçırarak, kendisine koleksiyon yapan ve yazdığı eserlerde Türk toplumunu övüyormuş gibi göstererek aşağılayan Fransız eşcinsel sapkın Pierre Loti’nin ismi bir asrı aşkındar topraklarımızı kirletiyor. Asıl adı Louis Marie Julien Viaud olan Fransız ordusunda deniz subayı olarak 1. Dünya Savaşında Osmanlı’ya karşı kurşun sıkarak “Osmanlı’yı öldürmek istiyorum” şeklinde küstah sözler söyleme cesaretini de kendinde bulan Fransız seyyah ve yazar Pierre Loti’nin ismi tepeye 1934 yılında İstanbul Belediyesinin aldığı karar ile verilmiş.
TARİHLE BARIŞ ZAMANI
Konuyla ilgili gazetemize konuşan sanat tarihçisi Dr. Murat Özer, bakın neler söylüyor: “Eyüpsultan Tepesinin ismi zaman içerisinde değişti. Mesele sadece Pierre Loti Tepesi ile de sınırlı değil. Pierre Loti’nin adı Eminönü’nde, Sultanahmet’te ve İstanbul’un başka birçok noktasında da karşımıza çıkıyor. Bence buranın olması gerektiği gibi yeniden İdris-i Bitlisî Tepesi olarak adlandırılması, tarihi gerçekliğe daha yakın ve daha doğru bir karar olur. Aynı zamanda günümüzün ruhuna da son derece uygun olur. Çünkü İdris-i Bitlisî, özellikle Yavuz Sultan Selim Han döneminden itibaren Kürt halkının Türklerle güçlü bir ilişki kurduğunun ve Doğu’dan gelecek tehlikelere karşı birlikte ne kadar büyük ve güçlü bir mücadele verildiğinin en önemli tarihî delillerinden biridir. Aynı zamanda Terörsüz Türkiye sürecine de çok büyük bir katkı sağlayabilir. Bize ait olan bir ismin, Türk devletine büyük hizmetlerde bulunmuş çok önemli bir âlim ve önderin adının oradan kaldırılmasının mantığı nedir? Buranın yeniden asıl tarihî adına kavuşturulmasının hem tarihle barışmak hem de içinde bulunduğumuz zamanın ruhuna uygun bir adım olacağını düşünüyorum.”
Tarihçi yazar Fahri Sarrafoğlu da, şunları dile getirdi: “Bu yüksek kesimin İdris-i Bitlisî Tepesi olarak bilindiği, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde ise İdris Köşkü Mesiresi olarak geçtiği belirtiliyor. Bölgenin tarihî hafızasında Karyağdı Bayırı ve Karyağdı adı bulunmaktadır. Mümkünse tepenin adının ‘Karyağdı Tepesi’ olarak yaşatılmasını istiyoruz. Kadim şehre yakışır.”