• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Sapkın örgütler, terör listesine alınarak faaliyetleri yasaklanmalı! LGBTİ’li sapkınlar ahlak teröristi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Sapkın örgütler, terör listesine alınarak faaliyetleri yasaklanmalı! LGBTİ’li sapkınlar ahlak teröristi

Yesevi Alperenler Derneği Genel Başkanı ve Fikirde Birlik ve Mücadele Platformu Başkanı Kürşat Mican, ülkemizi ve tüm insanlığı hedef alan sapkın akımlar ve bu akımlara yönelik düzenlenen “Ailem Güvende” operasyonlarına ilişkin Akit’e çarpıcı açıklamalarda bulundu. Mican, LGBTİ sapkınlığının küresel çetenin insan neslini yok etmek için aktive ettiği bir proje olduğunu vurguladı. LGBTİ’li sapkınları ‘ahlak teröristi’ olarak nitelendiren Mican, dünyanın birçok ülkesinde sapkın örgütlerin faaliyetlerinin yasaklandığını hatırlatarak, “6284 sayılı kanun durdukça, sapkınların faaliyetleri sürecektir. Müslüman Türk milletinin en sağlam kalesini yıkmaya çalışan LGBTİ faaliyetleri terör listesine alınmalı ve yasaklanmalıdır” çağrısı yaptı.

Aile kurumunu korumaya yönelik yürüttüğü çalışmalarıyla dikkatleri çeken Yesevi Alperenler Derneği Genel Başkanı ve Fikirde Birlik ve Mücadele Platformu Başkanı Kürşat Mican, Akit’in pazar röportajında LGBTİ terörüne dikkat çekerek, bu sapkın örgütlerin tüm faaliyetlerinin ivedilikle yasaklanması ve terör listesine alınması gerektiğini söyledi.

Sayın Mican, Türk aile yapısını ve gençleri sapkın akımlardan korumak amacıyla Adalet Bakanlığı koordinasyonunda, geçtiğimiz günlerde Türkiye genelindeki LGBTİ derneklerine, eğlence mekânlarına, dijital platformlara düzenlenen “Ailem Güvende Operasyonu” hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Öncelikle Devletimize ‘Ailem Güvende’ projesi kapsamında düzenlediği operasyonlar için çok teşekkür ederiz. Bu sapkın derneklerin özgürlük paravanı arkasında yaptıkları, nesillerimizi ve aile yapımızı bozmaya çalıştıkları, zehirli faaliyetleri hepimizin malumudur. İnşallah bu operasyonlar daha da derinleşir ve tıpkı Rusya ve Macaristan’da olduğu gibi ülkemizde de LGBTİ sapkın örgütünün bütün faaliyetleri yasaklanır ve terör listesine alınır.


 

BUNLAR AHLAK TERÖRİSTLERİDİR!

Sizler Türk aile yapısını ve gençlerimizi hedef alan sapkın akımlara yönelik mücadelenin içinde sivil toplum kuruluşları olarak ülkemizin hedef alındığı bu sapkın akımları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizler uzun yıllardan beri bu sapkın örgütlerle mücadele içerisindeyiz. Çünkü bu örgütlerin muhkemliğiyle asırlara meydan okuyan, güçlü ve sarsılmaz yapısıyla tüm dünyaya örnek olan, Müslüman Türk Milletinin en sağlam kalesi ailemizi bozmayı, parçalamayı ve yok etmeyi amaç edindiklerini gördük. Yaptıkları tüm dayatma ve propagandalar, yayınlar, sözde ışıltılı faaliyetler hep aile yapımızı yıkmak gençlerimizi, nesillerimizi kandırmak, tuzaklarına düşürmek, zehirli telkinlerle kafalarını karıştırarak ‘cinsiyetsiz’ bireyler haline getirmek içindir. Bunlar ahlak teröristleridir. Bu yüzden LGBTİ örgütü ve bütün uzantıları terör listesine alınmalı ve tüm faaliyetleri ivedilikle yasaklanmalıdır.


 

BU SAPKIN ÖRGÜTLER İNSANLIĞIN ORTAK MESELESİDİR

Bu tür sapkın akımları tüm insanlığın ortak sorunu olarak mı görmek lazım?

Kesinlikle öyle. Bütün insanlığı ve binlerce yıldır insanoğlunun alışageldiği tüm ortak değerleri, insan doğasını, fıtratını, yaradılış gerçeklerini hedef alan bu sapkın örgüt ve akımlar küresel çete tarafından fonlanan ve beslenen şeytani bir projedir. İnsan neslini yok etmeyi, üremeyi durdurarak nüfusu azaltmayı, LGBTİ örgütünce tüm dünya gençlerini zehirleyerek hastalıklı bireyler ve topluluklar oluşturmayı, evlilikleri ve dolayısıyla aile kurumunu tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyorlar. Bu sapkın örgütler ve tüm faaliyetleri bütün dünya insanlığı için tehdidin ötesine geçmiş çok büyük bir sorundur! İnsanlığın ortak meselesidir.


 

SİNSİ STANBUL SÖZLEŞMESİ'NİN ANLAŞILMASI ZAMAN ALDI

Bu tür sapkın akımlar, İstanbul Sözleşmesi’nden yararlanarak ülkemizdeki etkinliğini artırdı diyebilir miyiz?

Kesinlikle diyebiliriz. İstanbul Sözleşmesi ‘Kadına yönelik şiddetin ve Aile içi şiddetin önlenmesi’ başlığıyla ihtiyatlı bir şekilde servis edildiği için, içindeki zehirli tohumların, sinsi planların ve toplumsal ahlakı yıkıcı maddelerin anlaşılması bir hayli zaman aldı. Kadına şiddetin önlenmesi hususuna kimsenin itiraz etmeyeceğini bilen küresel LGBTİ lobileri bu sözleşmenin içine soktukları ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ kavramı ile tüm sapkın ‘cinsel yönelimlere’ serbestlik getirilmesini sağlamış oldular. İstanbul Sözleşmesi, ülkemizdeki LGBT lobi faaliyetleri için bir dönüm noktası ve maalesef çok ciddi bir kazanım olmuştur. Ülkemizde bu sapkınların sadece ‘resmi evlilik’ yapmaları yasaktır. Diğer tüm faaliyetleri 6284 sayılı kanunla toplumsal cinsiyet özgürlüğü kavramı altında serbesttir.


 

6284 SAYILI KANUN DURDUKÇA LGBTİ FAALİYETLERİ DEVAM EDECEKTİR

Bu açıdan bakıldığında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının önemini anlatır mısınız?

Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemize yönelik kararı elbette çok isabetli bir karardır. Lakin bu sapkınlara serbestlik veren adeta koruma şemsiyesi mesabesindeki 6284 sayılı kanun durdukça LGBTİ faaliyetleri maalesef devam edecektir. İnşallah bu kanun için de bir düzenleme yapılır.

SAPKINLIĞIN HER YERE YAYILMASI İÇİN OLUK OLUK PARA AKITIYORLAR

Sapkınlıklara yönelik STK ve yayın organlarının AB ve bağlı kuruluşlar tarafından fonlanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizdeki sapkın derneklerin, lobilerin ciddi paralarla dışarıdan fonlanması asla şaşılacak bir durum değil. LGBTİ faaliyetleri küresel çetenin üremeyi durdurmak, insan neslini yok etmek gibi şeytani nedenlerle tüm dünyada aktive ettiği bir projedir. Ve bu projenin başarılı olması, tüm dünyada ‘Cinsel Kaos’ çıkması, her türlü ahlaksızlık ve sapkınlığın her yere yayılması için oluk oluk para akıtıyorlar.


 

ÜLKEMİZDE CİNSİYET DEĞİŞTİRME AMELİYATLARINDA ARTIŞ YAŞANIYOR

Bu gibi cinsiyet değiştirme operasyonları yasal mı? Bunlara karşı nasıl tedbirler alınabilir?

Evet, bu ameliyatlar ülkemizde yasal. Bazı şartları var tabii ki. Öncelikle psikiyatristlerin onayı gerekiyor. Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi maalesef bizim ülkemizde de cinsiyet değiştirme ameliyatları gençlerimiz arasında oldukça artış gösteriyor. Geçici heves ve özentinin zirve yaptığı ergenlik döneminde gençlerin genellikle sonradan pişman olacakları ama geri dönüşü mümkün olmayan bir kaotik sele kendilerini kurban ettikleri görülüyor. Hatta bu uğurda merdiven altı satılan hormon ilaçlarını kullanıyor bir çoğu. Onları bu ruhsal kaymadan kurtarabilecek uzmanlar tam tersine cinsiyet değişimini destekliyor ve teşvik ediyorlar. Küresel çete tarafından fonlandığı için ücretsiz olan bu ameliyatlar gençlerimize çok cazip geliyor. Bu konuda devletimiz, yetkililerimiz daha sıkı tedbirler almalı. Ameliyat şartları zorlaştırılmalı ve uzmanlar bu konuda ince eleyip sık dokumalı, yeni nesillerimizin geçici heves ve özentiyle tüm hayatını karartmasına, kaosa sürüklemesine izin verilmemelidir. Son olarak şunu söyleyeyim tüm insanlığı cinsiyetsizleştirmek isteyen küresel çete birçok iş adamını, bilim insanını, akademisyeni, doktorları, sanatçıları, sporcuları, modacıları, film yapımcılarını, siyasetçileri baskıyla, türlü tehditle, dayatmayla vesaire kontrol altına almış durumda. Küresel LGBTİ lobilerince fonlanan dernekler, vakıflar ahtapot misali her yönden çalışıyor, üniversitelerde kulüpler kuruyorlar ve aktif çalışıyorlar, liselerde yine aynı şekilde, anaokullarındaki sinsi çalışmalarını görüyoruz, özellikle İBB’nin açmış olduğu anaokullarında yapılan faaliyetlerde bunları bariz bir şekilde gözlemliyoruz. Bugün moda dünyasına baktığımız zaman çocuklarımıza düzgün kıyafet bulma ve alma imkânımız yok. Kırtasiyelerdeki kitaplarda, silgilerde, kalemlerde hep LGBTİ propagandası var. Çizgi filmler, bilgisayar oyunları, hikâye kitapları vs. bu sapkın örgütün tasallutu altında. Hâsılı bu sapkın LGBT terör örgütü bütün insanlığın ortak sorunu ve en büyük problemidir. Allah yar ve yardımcımız olsun, ülkemizi, milletimizi, tüm insanlığı bu şeytani sapkın akımlardan muhafaza eylesin.


 

AİLEMİZİ VE YENİ NESİLLERİMİZİ BU SAPKIN AKIMLARDAN KORUMAK GELECEĞİMİZ İÇİN BİR ZORUNLULUKTUR

Türk aile yapısını ve aslında tüm Türkiye’yi hedef alan bu tür akımlara karşı ne gibi kalıcı ve etkili tedbirler alınabilir?

Bu sapkın akımlara karşı bir blok oluşturmak gayesiyle yıllardır mücadele ediyoruz. Bu doğrultuda programlar, seminerler, konferanslar düzenledik. Farkındalık oluşturmak için yürüyüşler yaptık. Bu sapkın örgütün tüm faaliyetlerinin durdurulması, derneklerinin kapatılması, bütün yapılanmalarının ülkemizde yasaklanması için imza kampanyası başlattık. 150 binden ziyade imza topladık ve TBMM’ye götürüp teslim ettik. Tabii bu imzalarla birlikte bu sapkınların ülkemizdeki faaliyetlerine ilişkin ve bunlara karşı yapılması gerekenler noktasında hazırladığımız raporu da sunduk. Ailemizi ve yeni nesillerimizi bu sapkın örgütlerden ve akımlardan korumak geleceğimiz için bir zorunluluktur. Vatanımızı, milletimizi, milliyetimizi ve medeniyetimizi savunmaktır. Bu noktadan hareketle 3 yıl önce LGBTİ örgütünün görünen ve görünmeyen yüzünün ortaya serildiği, tüm faaliyetlerinin aktarıldığı, aile yapımıza ve nesillerimize yönelik verdikleri zararın anlatıldığı “Aileni ve Neslini Koru Sapkınlığa Dur De” kitabımı yayınladım. Tüm genç kardeşlerimin ve kıymetli anne-babaların okumasını özellikle tavsiye ederim. İstikbal ve istiklalimiz için bir an evvel ülkemizde bu sapkın örgütün bütün faaliyetleri durdurulmalı, medya, sosyal medya, tüm dijital platformlardaki yayınları, yapılanmaları kapatılmalı, propaganda yapmaları ivedilikle yasaklanmalıdır. Halkımız, yeni nesillerimiz bu sapkın akımlara karşı daha fazla bilinçlendirilmeli. Ahlaki değerleri yücelten programlar ve yayınlar desteklenmeli ve devlet-millet el ele bu ahlak teröristlerine göz açtırılmamalı, ailemize ve nesillerimize nüfuz etmeleri engellenmelidir.


 

AMELİYATLARI GEÇİRENLER ÖMÜR BOYU BUNALIMDA!

Binlerce gencin cinsiyet değiştirmesine yönelik ameliyatlara ilişkin tespitlerinizi aktarır mısınız?

Son on yılın verilerine göre dünya genelinde cinsiyet değiştirme operasyonlarında 20 kat artış olduğu görülüyor. Özellikle kızlarda bu artışın daha fazla olması dikkat çekiyor. Doktorların ifadesiyle bu gençlerin büyük çoğunluğu tam olarak neden cinsiyet değiştirdiğini bilmiyor. Modaya uymak gayesiyle, internetteki reklamların, propaganda faaliyetlerinin etkisiyle ve arkadaş özentisiyle maalesef gençler sonrasını düşünmeden, artısını, eksisini hiç hesap etmeden bu ameliyatlara rağbet gösteriyor. Ayrıca kadın ve erkeğin sadece üreme organları, fizyolojik yapıları değil, beyin yapıları, ruhsal yapıları, düşünce yapıları, duygusal yapıları, zihinsel yapıları da birbirinden tamamen farklıdır. Sadece üreme organı ameliyatla değiştirilerek bir kadın erkek, ya da bir erkek kadın olmuyor. Dolayısıyla bu ameliyatları geçiren bireyler ömür boyu bunalımdan, ruhsal çalkantılardan, travmalardan ve depresyondan kurtulamıyor. Küresel LGBTİ lobisinin fonlamasıyla tüm dünyada ve ülkemizde ücretsiz yapılan bu ameliyatlar körpecik gençlere sözde ruhsal doyum ve mutluluk vaat ederken tam bir hüsrana dönüşüyor.


 

HEDEF SADECE BİZ DEĞİL TÜM MÜSLÜMAN MİLLETLERDİR

Bu tür sapkın akımların ülkemizde patlamasının nedenleri nelerdir?

Ülkemiz bulunduğu konum ve köklü geçmişiyle Türk-İslam Dünyasının adeta amiral gemisidir. Dolayısıyla bütün Türk-İslam coğrafyası ülkemizi örnek almakta, soydaşlarımız ve dindaşlarımız bizim yayınlarımızı izlemekte, ülkemizdeki her türlü değişim ve gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Sapkın örgüt ve akımların ülkemizi hedefleyip, bütün güçleriyle dört koldan saldırmaları aslında sadece bizim aile ve nesillerimizi değil eş zamanlı olarak tüm Müslüman milletleri bozma girişimidir. Bizim coğrafyamızdaki bir kişiyi bozmak, dünyanın diğer yerlerinde yaşayan binlerce kişiyi bozmaktan daha zordur. Bu asla abartı değil. Çünkü bizim coğrafyamızda yaşayan milletler din ve inancına, mukaddesatına, milli ve kültürel değerlerine diğer milletlerden çok daha sıkı bağlıdır. Küresel emperyalist çete bunu çok iyi bildiği için son iki-üç asırdır bizim coğrafyamıza çöreklenmiş ve bizi kendi kimlik kodlarımızdan koparmak, bütün kaynaklarımızı sömürmek, Müslümanları birbirine düşürmek, aile yapımızı ve nesillerimizi bozmak için iç ve dış mihraklar vasıtasıyla var güçleriyle saldırmaktadır. Maalesef bunca saldırı neticesinde aile yapımız ve nesillerimiz derin yaralar almıştır. Lakin zararın neresinden dönülse kardır prensibiyle devlet-millet el ele inşallah bu sapkın örgütlerden kurtulur ve ahlaki dejenerasyona yol açan bütün kanalları kurutur, yaralarımızı el birliğiyle sararız.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23