• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Süleymaniye minberindeki 'fraklı hocadan fraklı büyükelçiye' 94 yıllık mesaj

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Süleymaniye minberindeki 'fraklı hocadan fraklı büyükelçiye' 94 yıllık mesaj

Tarihçi-yazar Mustafa Armağan, Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi Korhan Karakoç’un İsveç Kralı XVI. Carl Gustaf’a güven mektubunu frak ve silindir şapkayla sunmasını, 5 Şubat 1932’de Süleymaniye Camii’nde yaşanan dikkat çekici olay üzerinden değerlendirdi. Hafız Sadettin Kaynak’ın frakla minbere çıktığı günü hatırlatan Armağan, iki görüntü arasında 94 yıllık bir kimlik ve Batılılaşma tartışmasına dikkat çekti.

Tarihçi-yazar Mustafa Armağan, Türkiye’nin yeni Stockholm Büyükelçisi Korhan Karakoç’un İsveç Kralı XVI. Carl Gustaf’a güven mektubunu sunduğu törende tercih ettiği kıyafet üzerinden başlayan tartışmayı dikkat çekici bir tarihî örnekle ele aldı.

Karakoç, İsveç’te yüzlerce yıllık geçmişe sahip “formal audience” adı verilen resmî kabul törenine atlı arabayla götürülürken beyaz yelek ve eldiven, frak ve silindir şapka giydi.

İsveç protokolünde erkek büyükelçiler için diplomatik üniforma, millî kıyafet veya frak seçeneklerinin bulunduğunu belirten Armağan, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî bir diplomat üniformasının bulunmadığına işaret etti.


“Bu şahıs hangi milleti temsil ediyor?”

Büyükelçinin görüntülerinin sosyal medyaya düşmesinin ardından başlayan tartışmaya değinen Armağan, bazı kullanıcıların kıyafeti protokol gereği olarak değerlendirirken bazılarının ise millî kimlik açısından eleştirdiğini aktardı.

Armağan kendisinin de tartışmaya,

“Bu şahıs hangi milleti temsil ediyor sizce?”

sorusuyla katıldığını belirtti.

Ancak tarihçi-yazara göre mesele yalnızca Stockholm’de giyilen bir fraktan ibaret değil. Armağan, tartışmanın Türkiye’nin Batılılaşma serüveninde çok daha eski bir geçmişinin bulunduğuna dikkat çekerek rotayı 5 Şubat 1932 tarihindeki Süleymaniye Camii’ne çevirdi.


Süleymaniye minberindeki fraklı hatibi hatırlattı

Armağan’ın aktardığına göre 5 Şubat 1932 Cuma günü Süleymaniye Camii’nde Türkçe hutbe okumak üzere minbere çıkan isim, dönemin tanınmış hafızlarından, bestekâr ve ses sanatkârı Hafız Sadettin Kaynaktı.

Ancak Kaynak’ın üzerinde alışılmış imam kıyafeti değil, frak bulunuyordu.

Armağan, Sadettin Kaynak’ın Türkçe hutbe okuması istendiğinde Mustafa Kemal Atatürk’e,


“Sarık saracak mıyım?”

diye sorduğunu; cevabın ise,

“Hayır. Sarığı bırak. Benim gibi başı açık ve fraklı çıkacaksın.”

şeklinde olduğunu aktardı.


Armağan iki görüntüyü yan yana koydu

Tarihçi Mustafa Armağan, Stockholm’deki tören ile 1932’deki Süleymaniye görüntüsünü karşılaştırarak şu noktaya dikkat çekti:

Bir tarafta kraliyet sarayına doğru ilerleyen atlı araba, silindir şapka, frak ve güven mektubu; diğer tarafta ise Süleymaniye minberinde başı açık ve fraklı şekilde Türkçe hutbe okuyan Hafız Sadettin Kaynak...

Armağan, iki sahne arasındaki bağlantıyı, “Frak birinde kraliyet merasimine uyumun adıdır; ötekinde minberi merasim salonuna çevirmenin. Stockholm’de ‘protokol bunu istiyor’ denilmiştir, Süleymaniye’de ‘inkılâp emrediyor’” sözleriyle değerlendirdi.


1350 Ramazanı'ndaki uygulamaları anlattı

Mustafa Armağan yazısında, 1932 yılının başına denk gelen Hicrî 1350 Ramazanı'nda gerçekleştirilen Türkçe ibadet uygulamalarına da geniş yer ayırdı.

Hafız Yaşar Okur’un 1962 yılında yayımlanan hatıratından aktarımlar yapan Armağan, Mustafa Kemal Atatürk’ün Dolmabahçe’de “musikiye aşina mümtaz hafızların” listesini istediğini ve Hafız Sadettin Kaynak’ın da listenin önde gelen isimleri arasında bulunduğunu kaydetti.

Armağan'ın aktardığına göre Yerebatan Camii’nde Yasin Suresi önce Arapça, ardından Türkçe tercümesinden okundu. Dönemin gazeteleri yaşananları “Yerebatan Camii’nde Türkçe Kur’an” şeklinde okuyucularına duyurdu.

Ardından Sultanahmet Camii’nde benzer bir uygulama gerçekleştirildi. Ayasofya Camii’nde Kadir Gecesi düzenlenen program ise radyodan yayımlandı.


Sıra Türkçe hutbeye geldi

Bu gelişmelerin ardından 5 Şubat 1932 günü Süleymaniye Camii'nde Türkçe hutbe uygulamasına geçildiğini anlatan Armağan, Hafız Sadettin Kaynak’ın yaklaşık 20 bin kişinin bulunduğu belirtilen camide frakla minbere çıktığını aktardı.

Hutbenin ardından cemaatten bir kişinin,

“Bu namaz olmadı!”

diye tepki gösterdiğini belirten Armağan, dönemin gazetelerinin bu kişinin “Arap” olduğunu yazdığını ancak kimliğine ilişkin bilgi vermediğini ifade etti.

“Bugün Stockholm'deki fotoğrafa kızan çok ama...”


Mustafa Armağan yazısının sonunda ise Stockholm’deki tartışmayla 1932’de Süleymaniye’de yaşananları doğrudan yan yana getirdi.

Armağan şu ifadeleri kullandı:

“Bugün Stockholm’deki fotoğrafa kızan çok ama 1932’deki garabeti gören yok. Eğer o deneme başarılı olsaydı bugün imamlarımız cübbe yerine frak giyinerek çıkacaktı minbere.”

Armağan’ın gündeme getirdiği iki ayrı tarihî kare, aradan geçen 94 yıla rağmen Türkiye’de millî kimlik, Batılılaşma, kıyafet ve temsil tartışmasının farklı biçimlerde devam ettiğini bir kez daha gündeme taşıdı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vay vay

Sayın yazar, atadığınız kişi zaten yandaş..onun üzerinden onlarca yıl geçen olaylarla bağlantısı ne... sizinkiler atamış onlara soracaksınız..

Emice

Allah'ım bizi doğru yola ilet,azıp sapmışlarin değil,hidayete ermislerin yoluna.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23