Lozan Başarı mı Taviz mi?
Lozan Başarı mı Taviz mi?
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Bu hafta tanıtmaya gayret edeceğimiz kitap, yıllardır üzerinde tartışmaların devam ettiği ama bir türlü hakikatlerin ortaya çıkmadığı Lozan meselesinin iç yüzünü anlatmakta.
Beyan Yayınlarından çıkan eserin müellifi Prof. Dr. Mustafa Aydın, bu hususa dair geniş çaplı bir çalışma yapmış ve “Lozan Başarı mı, Taviz mi” ismiyle bugüne kadar gündeme taşınmayan ve karartılan nice görmezden gelinen hakikatleri yazmış.
Lozan meselesi tarihi boyunca iki cephesiyle ele alınmıştır. Bir “zafer” diyenler, bir de “taviz” diyenler vardır. Rahmetli Kadir Mısıroğlu ağabey bu konuda büyük mücadele vermişti.
“Zafer” diyenler, Haçlı Batı’nın topraklarımıza ve milletimize olan düşmanlıklarının iç yüzünü adeta benimseyip, ülkemizi Batı’ya eklemek isteyenler olarak bilinmektedir.
“Taviz” diyenler de bağımsızlığımıza ve istiklalimize sahip çıkıp, asla Batı’ya kul, köle olmak istemeyen, milli birliğimizi canları ve kanlarıyla ödeyen, bu uğurda topraklarımızın her karışının şahit olduğuna inanan sağduyu sahibi millet temsilcilerimizdir.
Şükürler olsun bu tür eserler sayesinde artık “Yalan Söyletilen Tarih ve Tarihçilerden” kurtulduk. İşte o eserlerden birisi de “Lozan Başarı mı, Taviz mi” isimli eserdir.
……………………
“Lozan Başarı mı, Taviz mi” kitabının satırları arasındaki şu izaha bakalım:
“…. Neticede mağluplar ateşkes talebinde bulunur, galipler mağlupları davet eder ve belirlenmiş şartlar çerçevesinde, tayin edilen mekânda masaya oturulur.
Tarihimizde Lozan bir istisnadır ve savaş hukukunun koyduğu bu kuralın işletilmediği/işletilemediği bir antlaşmadır.
Yedi düvele karşı galip gelen Türkiye, mağluplarca belirlenen yere davet edilmiş; belirlenen şartlar, çizilen çerçeve içinde galibin önüne konulmuştur.
Ateşkes ve antlaşmalar savaşların sonuçlarıdır. Mondros da, Sevr de, Lozan da, tarihin kaydettiği her mütareke ve antlaşma gibi birer sonuçtur.
Sevr ile Lozan mukayese edilir. Sevr’i imzalayanlar lanetlenir, kıyaslamada şöyle bir yargıya varılır:
‘Sevr’i parçalayarak çöpe atanlar, Lozan’ı imzalayanlardır’. Sevr bir sonuç ise bu sonucu hazırlayanlar da 1909’dan itibaren (İttihatçılar) Osmanlı Devleti’ni yönetenlerdir.
Hırsları akıllarından büyük, çapları hayallerinden küçük ‘devlet adamlarıdır’. Orduları da komutanlar sevk ve idare etmekteydi.
Sevr ve Lozan’ı imzalayanlar, farklı ülkelere mensup kimseler değildi. Aynı ülkenin temsilcileri idi ve savaşta, sivil veya asker olarak görev yapmış, mağlubiyeti iliklerine kadar yaşamış insanlardı”.
……………….
Ezcümle:
Kitap, Lozan ile ilgili şimdiye kadar özellikle gündeme getirilmemiş ve yazılmamış, tespitlerle dolu. Ön yargı ve peşin hüküm yok. Vakıa tüm açıklığıyla gözler önüne serilmiş.
Aklı ile duygularını birbirine karıştırmadan meseleye bakmak isteyen her insan, eğer yüzünü Haçlı Batı’ya döndürmemiş; topraklarımıza, devletimize, milletimize döndürmüşse, hakikatleri görecektir.
Altını çizdiğim bazı notlar da yarına inşallah.
Kitap hakkında: Beyan Yayınları; 0212-512 76 97 www.beyanyayinlari.com