• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Levha çöplüğünden siyaset çıkmaz

28 Temmuz 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Levha çöplüğünden siyaset çıkmaz
HÜSEYİN ÖZTÜRK

Türkiye, siyasi parti levha çöplüğü gibidir. Herhalde bu anlamda dünyanın en zengin ülkelerinden biriyizdir.

Bizde siyasi partilerin çoğu, toplumsal ihtiyaçtan değil, siyasetin bir rant olarak görülmesinden dolayı kurulmaktadır. Çöplüğe bakınca mesele anlaşılır.

Siyasi rant kuruluşu olarak bir tabela, bir genel merkez, birkaç kurucu. Ardından büyük laflar; “Yeni Türkiye”. “Yeni siyaset”. “Yeni sistem”. “Yeni hareket”. Lakin milletimizin siyasi hafızası bunların hepsinden daha kuvvetlidir ve paye vermez.

Bizim amentü sahibi milletimiz, hangi siyasi hareketin değer yargıları ölçeğinde karşılık bulacağını, hangisinin sandıkta tasfiye edileceğini gayet iyi bilir.

Siyasi tarihimizde kurulup; bir müddet faaliyet göstermiş, sonra milletimizin teveccühünü kaybederek siyasi hayattan çekilmiş nice partiler vardır.

Bazıları bir döneme damgasını vurmuş, bazıları birkaç seçim yaşayabilmiş, bazıları ise daha milletimizin karşısına çıkamadan levha deposundaki yerini almıştır.


Şimdi o levhalı partilerden birisi daha ortaya çıktı. Dünü olmayanın yarını olmaz. Siyaset dünü bilme, anlama, anladığını anlatma sanatıdır. Milleti ve devleti yolunacak kaz gibi gören siyaset değil, olsa olsa parsa toplamaktır.


Şahsiyetli siyasetin ana damarı, devleti ve milleti bir emanet olarak görmektir. Bu emanete sahip çıkacak siyasetçi ister, yönetim ister.

Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın sevk ve yönetimindeki siyaset, işte böyle bir siyasettir ve emanet kavramı çerçevesinde amentü sahibi milletimizin iradesiyle 25 yıldır ülkemizi yönetmektedir.


Bugünlerde milletimizin yıllar önce siyasi hükmünü verdiği bir levha partisi, sanki Türkiye’nin meselelerine cevap verecekmiş gibi yeniden vitrine çıkarılmak isteniyor.

Siyaset mezarlığından tabela çıkarıp üzerine biraz boya sürmekle yeni bir siyasi hareket oluşmaz. Hele Türkiye gibi devlet geleneği asırlara dayanan; nüfusu, ekonomisi, savunma kapasitesi, bölgesel problemleri ve jeopolitik ağırlığı büyümüş bir Türkiye, geçmişin başarısız siyasi kalıplarına kapı aralamaz.


Dünya yeniden kuruluyor. Enerji hatları değişiyor. Ticaret yolları yeniden şekilleniyor. Savunma sanayii bağımsızlığın temel şartlarından biri hâline geliyor.

Yapay zekâdan enerji güvenliğine, gıda arzından, su meselesinden şehirleşmeye kadar devletlerin önünde yepyeni imtihanlar bulunuyor.

Böyle bir çağda Türkiye’ye lazım olan şey, siyasi antikacılık değildir. Türkiye’ye devlet aklı lazımdır. Türkiye’nin yüz yıllık programı hazırdır. Yetişmiş kadroları vardır.


Türkiye’ye milletin değerleriyle kavga etmeyen, tarihinden utanmayan, tarihine sövmeyen, dini-milli değerlerini aşağılamayan ve dünyanın nereye gittiğini okuyabilen bir siyaset ve siyasetçi lazımdır o da iş başındadır.

Devlet yönetmek, eski bir tabelayı duvardan indirip yeniden asmakla ne siyaset yapılır ne devlet yönetmeye talip olunur.

Ezcümle:

Devlet yönetmek mesuliyettir. Bizim gibi bir devleti yönetmek için iki bin yıllık bir hafızanın ne buyurduğuna bakmak lazım gelir. Bizde siyaset, istikamet sahibi siyasetçi ister.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23