Zeytin gözlüm…
Zeytini çok severim, özellikle ev yapımı sele zeytini olursa…
Mevsimi geldiğinde son baharın son aylarında Tuzpazarına iner İznik, Gemlik ve Orhangazi menşeli sekiz on kilo kadar selelik zeytin alırdık…
Usulüne uygun sele ve sepetine koyup günlük kontrolleri de yerine getirildiğinde, kahvaltıda kişi başına otuz kırk dane olarak iki ayda dibine darı ekerdik…
Halen de öyledir ya…
•
Milli Gazeteli yıllarımdaydı. Mustafa Karahasanoğlu, Yalova Esenköy’de kırk elli talebelik bir Milli Görüş Kampı kurmayı kafaya koymuştu..
Gider misin? sorusuna, “Tamam” dedik “gideriz”…
Ve giderek kurduk da…
Denize sıfır zeytin bahçesinde üç çadır. Sabahları üç Km.lik bir koşu, ardından sektire sektire bir deniz banyosu. İki saatlik bir genel kültür bilgilendirmesi. Öğle, ikindi ve akşam’ı takiben uyku faslı…
Bunların dışında da haftanın iki üç günü, Reha Muhtar’ın babası Muhtar Hoca’nın tatlı sohbetleri…
•
İstanbul’un İskenderpaşa çevresinden hatırı sayılı pek muhterem kişiler, İstanbul’un boğucu atmosferinden kurtularak rahatlama amacıyla, Çınarcık’a çıkarma yapmışlar. Sonraları Çınarcık muhafazakar yapısını kaybederek liberallerin istilasına uğrayınca, oraları terk ederek daha içlere çekilmişler, mesela Esenköy gibi…
Sonraki günlerde Çınarcık’tan harekete geçen liberallerin Esenköy’ü de istila edişinin ardından İstanbul’un muhafazakarları, sığınabilecek bir başka melce bulabildiler mi bilmiyorum…
Aslına bakarsanız, Kenan Evren’den bugünlere millet, özellikle muhafazakar kesim, haylice zenginleşti…
Bu zenginleşme, hayatı yaşanabilir kılma konusunda muhafazakar liberal farklılığını epeyi törpülediğinden, melce arayanlar da behemehal bulmuş olmalıdır kendilerine uygun deniz kıyısının zeytinlikli ormanlık alanında yazlık birer parselcik…
Esenköy’de muhtarlığın yerine kaymakamlık getirilince, zeytinlikler de yok olup bittiler…
•
Şimdilerde hükümet zeytinliklerle ilgili bir kanun çıkarmış. Zeytin ağacının kesilmesini müeyyideye bağlamış. Yine on beş yirmi yıl evvelindeydi. Ege’nin Akçay’ında çadır kurup üç beş günlüğüne kafa bulduğum deniz kenarındaki zeytinliği de bir daha görüp bulamadım…
Demiriyle çimentosunu sırtlanıp götürenler, Üsküdar’ı geçercesine ortalığı öylesine tozuttular ki, bilhassa kıyılarda zeytinlik namına hiçbir kalıntı bırakmadılar…
Yeni kanun tasarısına göre, bir tek zeytin ağacının yer aldığı alan zeytinlik sayılacak ve ağacın tek dalı bile kesilemiyecekmiş. Ayrıca buralara tek çivi çakmak yasak olup yerleşmenin de her türlüsüne kapalı tutulacakmış…
Kağıt üzerinde hoş bir seda bıraksa ve rayihası da iç açıcı olsa da, alışkanlık gereği bu tasarıda da, yine bir açık kapı bırakılmış.
Eğer bir tesis kurulması isteniliyor ve bu da ehem mühim listesinde yer alıyor ise, vilayete bağlı koruma kurulunun izin vermesi durumunda, devletin verdiği bu söz, yemin ya da garantörlük teminatı, pek de işe yaramayabilecekmiş…
Alt kademenin tipik bir kuvvetler birliği pratiği…
İnandırıcılığı itibarıyle değeri, sıfır mı sıfır…
Zeytinci bu tasarıya karşı. İnşaatçılarla turizm ve sanayi sermayesi ise tasarıdan yana. Tasarının bu maddesi komisyona geri çekilmiş ve yeniden değerlendirilecekmiş…
Şimdi, bu Zeytin Kanununu köylünün ya da sermayenin isteği doğrultusunda kabul edip icraatına başlayacak olan parti, salt çoğunluğu itibarıyle AKP’nin bizatihi kendisi…
Haydi bakalım!..
•
Bursa’dan İstanbul’a son gelişimde Gürsu’dan hareketle ovadaki elma, armut ve şeftali bahçeleri arasında dolanıp uzayan köy yollarında epeyi mesafe kat ettim. Çevre, göz alabildiğince ağaçlık ve yeşillik. Tam da Armutalan köyü civarında özel yapılmış, kör bağırsak misali çıkmaz bir noktada kocaman bir bina,
Tekstil Sanayi A.Ş…
•
Bir teklifimiz olacak…
Önümüzdeki seçimlere kadar Meclis lokantasında Trakya ve Gönen pirinci dışında başka hiçbir toprağın çeltik ürünü kullanılmasın…
Ne yerli, ne de ithal…
Çorbasından pilavına, lapasından sütlacına, varsa da yoksa da, Trakya pirinciyle Gönen pirinci…
HAMİŞ:
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi gören kanserli hastaların ikametgahları üzerinde bir bilgi araştırması yapılabilse, ah yapabilse ve de kamuya açıklanabilse…


