8 Kasım 2026: Günün Ayet ve Hadisi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Bu sözler kulaklarımıza küpe olsun. Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Sözünü istifadelerinize sunuyoruz... (8 Kasım 2026)
ÂYET - VAHYİN DİLİNDEN:![]()
(٣٤) وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَؕ اَفَا????ئِنْ مِتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ
(٣٥) كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِؕ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَیْرِ فِتْنَةًؕ وَاِلَیْنَا تُرْجَعُونَ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
(34) Senden önce de hiçbir insana ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar ebedî mi kalacaklar?
(35) Her can ölümü tadacaktır. Denemek için sizi kötü ve iyi durumlarla imtihan ederiz. Sonunda bize geleceksiniz.
(Enbiyâ Suresi, 21/34-35) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
Sûrenin baş kısmında (3-5. âyetler) belirtildiği üzere müşrikler Hz. Peygamber’in yeme, içme, evlenme vb. beşerî özelliklerine bakarak onun peygamber olamayacağını, ancak bir sihirbaz veya bir şair olduğunu iddia ediyor; zamanla bir felâkete uğrayarak yok olacağına veya eceliyle öleceğine, böylece peygamberlik iddiasının da sona ereceğine inanıyorlardı (krş. Tûr 52/30-31).
Yüce Allah onların yersiz temennilerine cevap olmak üzere bu âyetleri indirerek peygamber dahi olsa hiçbir insana ölümsüzlük vermediğini, Peygamber’in ölümünü bekleyenler dahil olmak üzere her canlının ölümü tadacağını bildirmektedir.
Nitekim başka bir âyette Hz. Peygamber’e hitaben, “Elbette sen öleceksin, onlar da ölecek” (Zümer 39/30) buyurarak bu gerçeği açık bir şekilde ifade etmiş, ölüm ve ölüm ötesi hakkında umursamaz davrananlara bu tutumlarının kendilerini hiçbir şekilde bu gerçeklerden kurtaramayacağını haber vermiştir.
35. âyet, insana ölümlülüğü, hayatın iyi ve kötü yönleriyle bir sınav alanı olduğu, sonunda herkesin Hakk’ın huzuruna varıp hesap vereceği gerçeğinin yalın fakat etkili bir ifadesidir.
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 679
HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallelahu Aleyhi ve Sellem)
"Sizden biri Allah'tan bir şey istemeye başladığında, önce Allah'ı sena etsin. Sonra bana salat ve selam getirsin. Daha sonra dua etsin. Zira bu kabule daha yakındır."
Kaynak: Kadı Iyaz, eş-Şifa, 2/151
AÇIKLAMASI:
Duaya başlamadan önce hamd ve salat okuduktan sonra diğer isteklere geçilir. Aşağıdaki örnek gibi...
الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ
"Hamd (övgü ve şükür), alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Salat ve selam, Efendimiz Muhammed'e, onun ehl-i beytine ve tüm ashabına olsun."

