--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cennette karşılaşmak için edilen Dua… Dünyanın izlemekle yetindiği insani kriz

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
0

Engelli veya engelsiz… Bir uzvu eksik veya var olan uzvunu tam kullanamayan bir bireyi hayata bağlayan o kadar çok neden var ki. Görmeyen bir bireyin oynadığı tiyatroda izleyicinin alkışları ona can suyu olması. Ayakları olmayan bir bireye kollarının kanat, kollarını kullanamayanların yüreğinin cesaretiyle zor olanı başarması. Tüm yaşananlar ‘engelleri’ görmez ve işitmeyen bireylerin üstesinden geldiğinin birer yansıması. Her birinin günlük yaşamlarındaki hikâyeleri, ülke insanıma imkân verildiğinde neleri başarabileceğini o kadar net ortaya koyuyor ki. O iyilik ‘kervanında’ kim bulunmak istemez ki. Allah (cc) buyuruyor; “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun...” (Al-i İmran-104). Peygamber Efendimiz bir hadiste, “İnsanların en hayırlısı insanlara en yararlı olandır.”buyuruyor.Allah (cc) bizleri ders alanlardan eylesin inşallah. Âmin.  

‘ENGELLERİ GÖRMEYEREK BAŞARIYA ULAŞTILAR’

Halk dilinde spor olarak dillendirilen hareket eğitimin, özel gereksinimli (engelli) bireyler üzerindeki yansımalarına, çok sayıda örnekte görmek-şahit olmak mümkün. İslam’ın şartları, Kur’an ve Sünnet ölçüsünde yapılan aktiviteler, çocuk ve gençler başta olmak üzere, toplumunun en önemli yapı ‘taşı’ olan aile-insan üzerinde olumlu değişimler yaşatıyor. Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor. “Size zor geldiği halde savaş üzerinize farz kılındı. Hakkınızda hayırlı olduğu halde bir şeyden hoşlanmamış olabilirsiniz. Sizin için kötü olduğu halde bir şeyden hoşlanmış da olabilirsiniz. Yalnız Allah bilir, siz bilemezsiniz.” (Bakara-216). Anadolu Ajansı (aa) Gözleri görmemelerine rağmen, üniversiteden mezun olan doktor, avukat, sosyolog, spor gibi birçok alanda başarılı olan bireyler için ‘Engelleri görmeyerek başarıya ulaşıyorlar’ başlığını kullanmış. ‘Bir de gözleri görse kim bilir neler yapmazlar?..’ şeklindeki düşünce seline kapılmaktan daha önemlisi, fırsat-imkân sağlayanların neleri başardıklarını, sporun birçok branşında görmek mümkün. Anadolu Ajansına (aa) yansıyan o başarı ve sporun insan üzerine olumlu etkileşimiyle ilgili birkaç haber paylaşmak istiyoruz. Dileriz imza yetkisine sahip, makam sahipleri, bu duyarlı çağrılara duyarsız kalınmayıp, hayata geçirilir…

ÜÇ AYDA TÜRKİYE ŞAMPİYONU

Bitlis’te dünyaya gelen ve doğuştan göz bebeği oynaması sonucu görme kaybı yaşayan 18 yaşındaki Agit Günay, geçen sene Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu parkurunda elemeleri birinci olarak tamamlayıp, üniversitenin antrenörlük bölümünü kazandı. Üç ay önce başladığı atletizmde Türkiye şampiyonu olan görme engelli üniversite öğrencisi atlet Günay, milli takıma seçilmek içim çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Türkiye rekorlarını kırmayı hedeflediğini belirten Agit Günay “Sporla uğraşmadan önce bu kadar aktivitem yoktu. Spor sayesinde birçok aktiviteyle ilgilenmeye başladım. Sporda çok eğleniyorum. Koşarken çok az görüyorum ve ilerledikçe önümü görebiliyorum. Uzun mesafeleri göremiyorum. Bedensel veya görme engelli olsun, herkesin sporla ilgilenmesini istiyorum, herkes spor yapabilir.” Evet, İslami ölçülere göre yapılan bedenin eğitimi (spor) bu kadar önemli. Devam edelim…

“KARANLIK DÜNYALARI SPORLA AYDINLANIYOR”

Hareket Eğitimi ve Spor engelli bir birey karşılığını Görme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Hasan Sayyıdan’ın “Sporla yaşama kazandırmayı amaçlıyoruz” şeklinde ki sözü, sporun yararlarını aslında o kadar net-güzel özetliyor ki; “Engelli bireylerin mutlu olmaları için üretmeleri, evlerin çıkmaları gerek. Spor, üretmenin, zindeliğin, olumsuz duygu ve düşüncelere kapılmamanın en önemli yolu, herkes spor yaparak mutlu olabilir. Engelliler için bu çok daha önemli. Engellileri özgür, kendiyle barışık, toplumla barışık, üretken bireyler haline getirirsek engellimiz de aileleri de devletimiz de mutlu oluyor. Son 16 yılda devletimizin engellilere verdiği imkânlar doğrultusunda engelliler sokağa çıkmaya başladı. Tüketici engelliden üreten engelliye doğru ciddi adımlar atıldı. Biz de dışarı çıkan görme engellileri sporla yaşama kazandırmayı amaçlıyoruz.” Golbol, futbol, yüzme, atletizm, halter, judo ve satranç branşlarında 5 bine yakın sporcunun gerçekleşen faaliyetlerle, vatandaşların bedensel ve zihinsel zindelik, sosyalleşmenin beraberinde getireceği mutluluk bizlere, dinimizin insanlığa önemli çağrısı olan ‘faydalı’ olmayla ilgili ayet ve hadisleri getiriyor. Tabii bu faaliyetleri İslami ölçülere göre yapıldığı takdirde insanımızın ayrıcalık-farkındalığa ulaşmasına neden olacaktır…

CENNETTE KARŞILAŞMA DUASIYLA…
(*) Sadakat... İbret verici güzel bir hikâye; Televizyonda sunucu, konuk ettiği zengin olan birine sordu:  “Hayatında seni en çok mutlu eden nedir?” Adam: “Hayatımda dört mutluluk merhalesi yaşadım, ta ki mutluluğu buldum: 1- Mala, eşyaya düşkünlüğüm oldu, elde edince, mutluluğun bu olmadığını anladım. 2- Çok pahalı şeylere düşkünlüğüm oldu, elde edince, onların verdiği mutluluğun, zamanla tesirini kaybettiğini gördüm. 3- Büyük şirketler; mesela bir futbol takımı veya uluslararası bir şirket sahibi olunca, mutluluğu yakalarım sandım, ama hayal ettiğim mutluluğu onlarda da bulamadım. Hatta gördüm ki; imkânların çoğaldıkça, sorumlulukların artıyor, rahatından fedakârlık yapmak zorunda kalıyorsun. 4- Bir arkadaşım benden engelli çocuklar için tekerlekli araba almada sponsor olmamı istedi. Hemen yüklü bir bağışta bulundum. Teslim günü gelince arkadaşım ısrarla çocuklara kendi elimle arabaları teslim etmemi ve çocukların sevincine ortak olmamı istedi. Tabii gittim, çocukların arabaları alırken ve kullanırken ki sevincini görünce çok mutlu olmuştum. Rutin bir sevinçti, birkaç gün sonra unutacaktım.

Oradan çıkmak için kapıya yöneldiğimde, bir çocuk bacağıma yapıştı. Nazikçe kurtulmaya çalıştım, ama çocuk ısrarla bırakmıyor ve dikkatlice yüzüme bakıyordu. Ona, “benden başka bir isteğin mi var?” dedim. Çocuğun cevabı bana gerçek ve kalıcı mutluluğun adresini vermişti. Bana; “Hayır bir şey istemiyorum, yüzünü hafızama kazıyorum ki, Cennette karşılaştığımız zaman seni tanıyayım ve Rabbimin huzurunda sana bir daha teşekkür edeyim*_.” dedi. Ömrümüzün bir muhasebesini  ‘helal ve haram’ sınırlarını gözeterek bir istikamet çizebilme ümidiyle...  (*Alıntı)

FİLİSTİN’DE İNSANİ KRİZ DEVAM EDİYOR

Siyonist anlayışın Orta Doğudaki temsilcisi İsrail, Filistin’de Müslüman kanı akıtmaya, abluka ve saldırılardan dolayı ağır insanı kriz yaşatmaya devam ediyor. 2023 Ekim ayından bu yana şiddetini artıran siyonist saldırılarında, resmi kayıtlara göre öldürülenlerin sayısı 74 bin 640, yaralı sayısı ise 175 bin 947’ye ulaştı. Resmi olmayan ölü ve yaralı sayısı göz önüne getirildiğinde, bölgede acı, gözyaşı ve dramı düşünmek bile istemiyor insan. Gazze Barış Anlaşmasının imzalandığı 11 Ekim 2025’ten bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybeden 1610, yaralı sayısı ise 5 bin 819’u geçtiği haberleri geliyor bölgeden. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı konuşmasında “Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan ‘ahde vefa’ ilkesi hayata geçirilemiyor.” sözleri, süreci o kadar net özetliyor ki aslında. Sadece ölü ve yaralı değil. Gazze Şeridi’nde etkili olan şiddetli yağışlar, yerinden edilmiş on binlerce savunmasız, masum ve mağdur insanın barındığı çadırları sular altında bıraktı. Bu durum, geçtiğimiz kış ayında soğuktan ölen çocukları getiriyor insanın aklına. “Birleşmiş Milletler (BM), Gazze’deki deposunun İsrail hava saldırılarında hasar gördüğünü belirtti” “ Gazzeli anne, eşi ve kızını tedavi için Mısır’a uğurladıktan sonra döndüğü çadırda İsrail ateşiyle öldürüldü”  Sadece iki haber başlığı bile, dünyanın izlemekle yetindiği siyonist İsrail’in Filistin’de yaşattığı vahşetin geldiği durumu-noktayı o kadar net özetliyor ki. Tüm dünyanın yaptığı gibi, böyle bir sürece ‘seyirci’ kalmakla yetinen bizleri Allah (cc) affetsin. Amin. 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle