Millî Enerji 2040 vizyonu çağ atlatacak! Ne diyor Sayın Bayraktar...
Enerji konusunda ülkemizin geldiği noktayı herhalde sağır sultan bile duymuştur. Dünyada yaşanan özellikle Hürmüz Boğazı sonrası ciddi anlamda enerjinin ne denli önemli olduğu gerçeğini de göz ardı etmemeliyiz. Tam bu esnada IEA’nın yıllık Yenilenebilir Enerji 2026 raporuna da yer vermek lazım.
Rapora göre; Orta Doğu’daki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan geniş çaplı enerji tedarik kesintisi, ülkelerin yerli kaynaklara daha fazla odaklanmasını sağlıyor.
Mevcut enerji krizi başlamadan önce de rekor hızda büyüyen yenilenebilir enerji kaynaklarının, hükümetlerin enerji güvenliğini güçlendirmeye, ithal yakıtlara bağımlılığı ve dalgalanan fiyatlara maruz kalma risklerini azaltmaya çalışmasıyla gelecek yıllarda dünya genelinde daha geniş bir ülke grubunda güçlü büyüme kaydetmesi bekleniyor.
Küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 2026-2031 döneminde yaklaşık 4 bin 800 gigavat artacağı öngörülüyor. Bu seviye, önceki 6 yıllık dönemde eklenen kapasiteden yaklaşık yüzde 60 daha fazla ve 2031’e kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışın dörtte üçünden fazlasının güneş enerjisinden sağlanması, bu kaynağı kara tipi rüzgar enerjisinin izlemesi bekleniyor.
İşte görüldüğü üzere; enerjinin artık dünyanın en önemli güç merkezi olacağını da idrak etmek lazım bu çerçevede tüm yatırımların daha istikrarla devam etmesini sağlamalıyız.
Geçtiğimiz hafta içinde çok önemli bir program kamuoyuyla paylaşıldı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar tarafından Millî Enerji 2040 programının detayları içimizdeki bazı İrlandalılara da cevap niteliği taşıyor.
Hani Gabar’da petrol çıkıyor nerede diyenler, yada Mavi Vatan’da karış karış ülkenin geleceği için doğalgaz sondajları yapılıp bulunduktan sonra da milli gücümüze eklendiğinde bile bu durumu bile egzajere etme küstahlığında bulunanlara aslında bu program tam açıklayıcı bir bilgi mahiyetinde...
Programın detaylarını elbette paylaşacağım ama enerji bağımsızlığı için 500 milyar dolarlık yatırıma imza atılacak diye manşeti önceden vermek istiyorum. Bakınız bu denli bir canhıraş bir mücadele içinde olan özellikle Enerji Bakanımız nezdinde tüm bakanlığı can-ı gönülden tebrik etmemiz lazım.
Ortada ciddi bir gayret ve ülkemizin menfaatleri söz konusu.. Evet, bunu zaman geçtikçe evlatlarımızın geleceği açısından daha iyi anlayabileceğiz ama görünen köy de kılavuz istemiyor aslında...
Türkiye’nin ithalat faturasını önemli ölçüde düşürmeye, cari dengeyi sağlamaya yönelik Millî Enerji 2040 programının merkezine ekonominin elektrikleşmesi hedefi oturtuldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, programla milli üretimin yüzde 92’ye, elektrikleşmenin yüzde 36’ya çıkarılmasının amaçlandığını ifade etti. Bayraktar, emisyon azaltımının yüzde 40, yenilenebilir kurulu gücünün yüzde 77, petrol ve doğal gaz üretiminin günlük 1.7 milyon ton olmasının planlandığını belirtti. Bayraktar, Millî Enerji 2040 kapsamında 500 milyar dolarlık yatırım yapılması, 108 bin kişiye istihdam oluşturulmasının öngörüldüğünü söyledi.
Evet, yanlış duymadınız; tamı tamına 108 bin kişiye istihdam... Hem yatırım hem de istihdamın ikisinin bir arada olması ülkenin geleceği açısından şahlanmasına katkı sağlayacak parametrelerdir...
Burada Sayın Bakan’ın satırbaşlarına da yer vererek neyi nasıl yorumladığımızın da içini dolduralım...
Ne diyor Sayın Bayraktar;
• Kuşku yok ki enerjide dışa bağımlılığın getirdiği çok büyük bir ithalat faturası var. 2022 yılı rakamı 96.5 milyar dolar. Ve son 4 yıla, 5 yıla baktığımızda bunun ortalaması neredeyse 65-70 milyar dolarlar mertebesinde. Yani Türkiye, bu kadar büyük bir parayı her yıl dışarı ödediği zaman cari açık problemiyle karşı karşıya kalıyor. Dolayısıyla bu cari açık problemine bizim mutlaka bir çözüm bulmamız lazım. Bunun iki yolu var. Bir, sanayimiz katma değerli üretim yapacak. İşte yüksek katma değerli ihracatımız olacak, işte savunma sanayiinde yaptıklarımız bunun en güzel örnekleri. Ama ekonomimizin tamamında böyle bir dönüşüme ihtiyaç var. İki, bununla beraber bizim enerji ithalat faturamızı düşürmeliyiz. Onun için biz bir taraftan arz güvenliğimizi temin ederken, Türkiye’nin dışa bağımlılığını düşürmeye ve ülkeyi enerjide bağımsız kılacak adımları atacağız”
• Yüzde 68’lik enerji dışa bağımlılığını yüzde 48’e indirdiğimizde cari açık sıfırlanıyor. 2030’larda yüzde 50’nin altına indirme hedefimiz var. Hedefimiz 2049 yılında enerjide sıfır dışa bağımlılık.
• Her alanda enerjisini verimli kullanan bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Bu hususta 86 milyona da sanayicimize de önemli görevler düşüyor. 2024 için yeni program açıkladık. 2030’a giderken bir enerji verimliliği programı açıklayacağız. Kamu binalarında yüzde 30 enerji verimliliği hedefi koyduk.
• Başka husus, İkinci husus Türkiye enerji sepetine nükleeri eklemek zorunda. Türkiye bu alanda önemli adımlar attı. Dubai’de 2050 yılına kadar nükleer kapasiteyi 3 katına çıkarma hedefi ortaya kondu.
• Yenilebilir enerji her derde deva bir ilaç. Temiz ve dışa bağımlılığı düşüren bir enerji. Rekabetçi ve maliyetleri düşük. Yerli ekipman üretimimiz ve sanayimizin burayı desteklemesi önemli.
• Tabii petrol ve doğal gaz da hayatımızda olmaya devam edecek. Doğalgaz Türkiye ekonomisi için çok önemli bir yeri var. O yüzden daha çok üreten bir Türkiye hedefliyoruz. Madende de çok önemli fırsatlar var. Türkiye’nin kritik madenlerle ilgili çok önemli projeleri var. Bakın, kalıcı mıknatıs üretiminde kullanabileceğimiz madenler için Güney Kore’de görüşmeler yaptık. Rüzgărda 50 bin megavat hedefimiz var. Bunun için 30 bin ton kalıcı mıknatısa ihtiyacımız var. Elektrikli araç bataryaları için 37 buçuk ton mıknatısa ihtiyacımız var. Madenimiz var kendimiz üretmeliyiz. Türkiye ekonomisi elektrikleşecek. Elektrikleşme merkezde olacak. Güçlü bir alt yapıya ihtiyacımız var. Dijitalleşmeyi de bu dönüşümün parçası olarak görüyoruz. Siber güvenliği de dikkate alarak güçlü bir alt yapıya ihtiyaç duyuyoruz.
• Fosil yakıtlara olan bağımlılığı düşürüp elektrikleşmeyi artırıyoruz. Yarım milyona yaklaştı elektrikli araçlarımız. Ancak 90 teravat saatlik büyüme alanı var. Veri merkezleri için 2040 yılında 55 teravat saat elektriğe ihtiyaç duyacağız. Kırsal alanlarda ısı pompalarını sistemimize almamız gerekiyor. O da 8 teravat saatlik bir elektrik ihtiyacına eş değer. Kullanacağımız suyun yüzde 10’unu su arıtmayla üreteceğiz. 5 teravat saatlik su arıtma için enerjiyi kıyı şehirlerimiz için kullanacağız.
• Türkiye 2040 yılında yüzde 36 elektrikleşmeye ulaşacak. Ulaştırmada elektrikleşme yüzde 1’den yüzde 24’e çıkacak. Sanayide yüzde 33, konutta yüzde 30 olacak. Hedefimiz toplamda yüzde 36 elektrikleşme. Türkiye’nin COP31’de açıklayacağı hedef belli. İnşallah 2035 yılında yüzde 35 ve 2040 yılında yüzde 36 elektrikleşmeye ülkeyi getirmek istiyoruz.
Bu maddeler ortaya konulan vizyonun geleceğimiz açısından ne denli önemli olduğunun da işaretidir. Ülkemizin müreffeh ve dışa bağımlılığını yok edecek her projenin tüm kalbimizle destekçisi olacağımızı da ekleyerek hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.
Selam ve dua ile...







