--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Vardır bir hikmeti…

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Sudan Türkiye’ye dört-beş dolar üzerinden mutfaklık et teklifinde bulunmuş. Kilosu on beş lira dolayında… Tarım ve Köyişleri Bakanı Fakıbaba, dilenciye balık yerine olta vermenin eftaliyetini düşünerek, Sudan’ın bu güzel teklifine gerekçesini de belirterek, teşekkürle mukabelede bulunmuş…

“Değirmenin taşıma su ile dönmeyeceğini bilen kardeşinizim. Eti üç dolara alırız yarın beş dolar olur. Benim özellikle üretici kardeşlerimizi küstürmemem lazım. Sudan’ın üç dört dolardan et göndermesi benim için çok önemli değil. Benim üreticimin maliyetleri gerçek fiyatları yansıtır(….) Biz devlet olarak onlara destek verdiğimizde inanıyorum ki, kısa sürede et ithal eden değil, ihraç eden bir ülke olacağız”...

İnşaallah olunur ve olması gereken de aslında budur. Önleri açık olsun…

Dünya gazetesinde bir haber, hem de sayfayı kaplarcasına;

Milli Süt Konseyi’nin son toplantısında süt üreticileriyle mandracılar, çiğ sütün borsa fiyatında 150 liraya anlaşıyorlar. Üreticiler, 140 liradan verdikleri çiğ sütün eski fiyatından uzun zamandır rahatsız olduklarından, on liralık bu fark üzerine sanayicilerle kucaklaşıyorlar. Tabii sanayi kapitalizmi ana girdi sütteki bu on lirayı, yoğurt ve peynirde yüzde kaçlık bir artışla tüketici halka aktarıverecek, bilemeyiz…

Konseyin devlet ayağı olan Tarım Bakanlığı, enflasyonu yükselteceği iddiasıyla üretici yararına bu on liralık artışa itiraz ediyor. Bu durumda süt üreticisinin on liralık sevinci bir süreliğine kursağında kalıyor. Neticede, sütte fiyat tesbiti, 16 Ocak toplantısına tehir ediliyor…

Enflasyonun gerçek sebebi bir türlü bilenemiyor. Bilinmiyor mu, yoksa bilinmesine rağmen, kimilerine yüz karası oluşturacağı için, kurnazlıktan mı söylenmiyor?...

Şeytana pabucunu ters giydirici ustalıkla pahalılığın sebebi insan dışı canlılara yükleniyor. Narenciyede verim düşüklüğü hava şartlarına bağlanarak limona bağlanırken, gün oluyor sarmısak soğan suçlu sayılıyor, şimdi de köylünün kilo başında alacağı on lira enflasyon canavarı kesiliyor…

Yeni sağcılık küçük devletten yana. Oysa devlet dediğin, büyük olmalı. Devlet ayakkabı gömlek, buzdolabı süpürge, hastane ile tımarhane gibi mal ve hizmet üreticiliğinden elini çekecek. İç ve dış güvenlik hizmetleriyle ve bunlarla entegre adliye ve hapishanelerle uğraşacak…

Ne var ki bunlar, öyle söylendiği kadar, bekara karı boşamak gibisinden kolay ve mümkün değil. Devlet ne kadar hassasiyetle adliye sarayı ve hapishane inşaatlarıyla haşır neşir olursa olsun ve de fiyatlar genel seviyesini pazarın güçlerine terk etsin, olmuyor işte. Gördüğünüz gibi, alıcı ile satıcı arasındaki süt fiyatı konusunda, tarafların anlaşmasına burnunu sokuveriyor…

Ne imiş efendim? Enflasyonu artırırmış…

Bunun üzerine süt üreticisi çiftlik sahipleri de, madem ki devlet sütte on lirayı enflasyona gerekçe kılarak büyük devlet politikası uyguluyor, ayni büyüklüğünü sütçülerin ana girdisi yem fiyatlarında da sürdürsün!..

Çiğ sütün ilk el maliyeti artarken bunu bir nisbet düşürebilecek “Sütçü-sanayici” anlaşmasına bakanlığın müdahalesi eğer hayvan sahibini salhanelere yönlendirirse,

Varın siz hesap eyleyin bakalım, çözebilecek misiniz Fakıbaba’nın;

Sudan’ın üç dört dolardan et göndermesi benim için çok önemli değil. Benim üreticimin maliyetleri gerçek fiyatları yansıtır(….) Biz devlet olarak onlara destek verdiğimize inanıyorum ki, kısa sürede et ithal eden değil, ihraç eden bir ülke olacağız”la sergilediği üretici dostluğuna gazete ve ekranlar günlerce yer verirken, 

Çiğ sütteki köylünün on lirasına, şimdilik de olsa, karşı çıkşına, aynı basın alemindeki sessizliğin, 

Sırlı hikmetini!.. 

Maliyetler artarken çiğ süt fiyatındaki artışın engellenmesi, üreticiye ineğini kestirmek anmal anlamınageleceğinden bu gidişin hükümeti süt ithalatına zorlayacağı görüşünü dile getiriyorlar…

Kimbilir, büyüklerin, hele hele devletin işlerine akıl ermez, belki bildikleri bekledikleri bir şeyler vardır…  

 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle