--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

TTNET’ten şikayetçiyim...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Samatya’daki ikametgâhımı Halide Edip Adıvar mahallesine naklettiğimde Türk Telekom Beyoğlu Bölge Md.lüğüne telefon nakli ve internet başvurusunda bulundum.

Müdürlük, o mahalde altyapı şebekesinin bulunmadığı gerekçesiyle olumsuz cevap verdi. Amma, nankörlük de etmeyelim, “TV-BU hizmetini de alırsanız, hay hay” çekildi…

Üç küsur senedir her mukavele döneminde ücret zamlarıyla birlikte TV-BU hizmetlerini (!) sineye çektik…

Şimdilerde yeni bir taahhütte bulunduksa da, hemen ferdası gün telefon hariç bu hizmetler kesildi. Gerekçesi, ödenmemiş fatura borcumuz varmış. Geceli gündüzlü dört kez 444 0 375 ve 444 1 444 numaralı çağrı merkezlerini arayıp durumu bildirmeme rağmen, aldığım cevaplar her seferinde politikacı formatında oldu…

Teknik heyete bildirildi. Gelecekler, yapacaklar, arızayla uğraşıyorlar. Meraka değer tasalanacak bir durum yok, iki üç saat içinde probleminiz halledilmiş olacak”…

Cek, cuk, cak !…

Neticede, telefonum da görüşmelere kapatıldı…Oysa yoktu böyle bir borç takıntısı ve bu gerekçenin yanılgı eseri olduğunu kendileri de ikrar ettiler……

İki kez de çözüm masasına bizzat müracaat ettim. Her seferinde, maalesef politikacı vaadleriyle geriye püskürtüldüm…

Son olarak hal arzı amacıyla Bölge Müdürü Lütfi Kiraz’ı makamında bizzat rahatsız ettim (21 Haz. 2016)…

O beyefendi de alt kademeden bir başkasına konuyu havale edivermez mi !…

Benden atlasın da nerede patlarsa patlasın, fehvasınca…

Bakılacak, ne var ne yoksa halledilecek ve bu arada da ne oluyor ne bitiriliyor konusunda, bendenize efendim, telefonla haber edilecekmiş…

Yine bir seri cek, cuk, cak…

Bendeniz efendim, emekli olduğum için, ekmek ve peynir açığımı, kaderden midir bilemem, internet üzerinden ancak kapatabiliyorum. Yarın Gazete akit, TTNET veya TÜRK TELEKOM masalına itimat etmeyip de ‘buraya kadar arkadaş’ dediğinde, internet hizmeti sağlayıcısı yabancı sermaye, hiç şüphesiz ticari reklamlarına muhtemeldir ki, bir kaç ivmelik daha hız verecektir…

Patlayan patlasın gitsin !…

Otuz yıl öncelerinde Alaaddin markalı fitilli seyyar bir gaz sobam vardı. Yedek fitillerini kullandıktan sonra yenisi dövizsizlikten ötürü Türkiye’de bulunmadığından, İngiltere’deki imalatçısından bedelini zarf içinde postalama kaydıyla istekte bulundum…

Pazarlama işleriyle bir başka firma ilgileniyormuş. Adreslerini bildirdiler. Mektupla oradan istediğimde ikinci haftasına kalmadan ambalajı içinde soba fitilini Paket Postanesi’nden bizzat teslim aldım…

Beşeri münasebetlerdeki ahlak denilen ana temel, dini ve insani kurallar bu tür davranışlardan başkaca bir şey değildir. Türkiye’mizde maalesef, yok olan, yok edilen de budur ve bundan dolayıdır ki, emekliler bir başka genç işçinin ekmeğini elinden alırcasına, düşük ücretle çalışmak zorunda kalıyorlar…

TTNET’in kendilerine yapmış olduğum başvurularıma karşı sessizliği yeğlemeleri karşısında düşündüğüm tek çarenin, sonu imansızlığa yol açmasaydı, kendimi pencereden atarak TTNET’i protesto etmek olacağını düşündüğümü söylediğimde, Beyoğlu Bölge Müdürü Lütfü Beyefendi

Şen şakrak bir kahkahayı koyveriverdi gitsin…

Nazi Almanya’sının Yahudilere karşı ika ettikleri zulmü okurduk okumasına da, pek bir şey hissedemezdik. Tevekkeli dememiş miydi nam-ı diğer Morrison Süleyman efendi, “Damdan düşenin halini sadece damdan düşenler bilir…”

Şimdi zavallı Yahudiler diyesi geliyor, sıradan insanın içinden…

 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle