--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tek perdelik skeç denemesi...

Atilla Özdür
Atilla Özdür

Asgari ücret gibi şirketlerin tüm cari harcamaları maliyet unsurudur. Kiralar, vergi ödemeleri, işçiler için yapılan sosyal harcamalar, izzet ikram giderleri vs, vs. Bunların hepsi mal ve hizmet üretiminde birim başına maliyet fiyatını belirler. Sonra da bunlara kar marjının eklenmesiyle beher birimin satış fiyatı ortaya çıkar...

Amenna...

Girdilerle çıktılar birim başına olduğundan,  sayılar da hep görelidir, izafidir...

Kullanılan yalın enerjinin toplam bedeli 52,39 lira ise, bu para, birim fiyatı 0,2363 lira olan 221,690 birimlik enerjinin karşılığıdır. Kasım-Aralık 2015 dönemi için...

Aralık-ocak 2015-2016 dönemine gelince,

Toplam yalın enerji bedeli 46,96 liradır. Kullanılan enerji miktarı 228,017 birim olup tekinin fiyatı da 0,2059 tl. olarak gösterilmiştir, faturasında...

Kasım-Aralık dönemindeki  Per.sat.Hiz.Bed. - Say.Ok.- İlet.  Sis.kul. Bed,leri gibi ufak tefek meblağlardaki bedel denilen cebri salmalar Aralık-Ocak döneminde her nedense yok. Sadece, kullanım bedeli denilen, fakat neyin ve neye göre tarh edilmiş, nisbetleri de belirsiz  deli dumrul salmalarına benzer cebri dağıtım bedeli var. Şöyle,

Kasım-Aralık döneminde 221 KW’ta karşılık 8,88 lira.

Aralık-Ocak   döneminde 228 KW’ta karşılık 26.20 lira

NEDEN böyle ters oranlı?...  

Boğaziçi Dağıtım Şirketi’nden bunu öğrenmek istiyorum...

Tabii, sizler, yani Boğaziçi dağıtım şirketi olarak, devletle eş değerde ayrıcalıklı imtiyaz sahibi “sir ve sahip”lerden olup, bizler de “maraba, köle ve slave” güruhunu teşkil ettiğimizden, bizleri kaale alarak cevap vermeye tenezzül buyurmayabilirsiniz...

Sözde imtiyazsız sınıfsız bir milletiz. Lakin, birlikte üzerinde bulunduğumuz sınıfi merdiven basamakları arasındaki irtifa farkı neden böylesine  büyük ve yüksek?..

Portföyümün hacmi bakımından bendenizin kişiliği üzerine çekeceğiniz çizginin kalınlığı ve rengi ne olursa olsun, faturalarınız üzerinden halka yönelik eylemleriniz hakkında beynimde kendiliğinden oluşan fikir ve düşüncelerim şöyledir:   

Sizlerin, “bilerek” demekten hicab duyduğum  bir hesap yanlışlığından ötürü bana yirmialtı lira civarında borcunuzun varlığı. Geri iadesini istemek de sanırım benim hakkım olmalıdır...

Ayrıca, bu dağıtım bedeli denilen tarhiyatın öznesi nedir. Neyi dağıtıyorsunuz. Dağıttığınız nesne birimler halinde elektrik enerjisi ise ki öyledir, onu sattığınız malın  toplam KW. birimine göre zaten faturalıyorsunuz. Başka dağıttığınız nedir ki, mevlüt külahı mı?...

Sağlık Bakanlığı ile SGK üzerinden Maliye Bakanlığı da yapıyorlar aynı işi, “reçete bedeli” adı altında...

Neye, hangi hizmete karşılıktır bu bedel?  Reçete tanziminde kullanılan kağıt ile sarı safranlı mürekkebin kalite farkı mı?...

Faturalarınızın birinde son ödeme tarihi 04-01-2016 pazartesi, bayram ertesi emekli maaşlarının ödeneceği gün...

Tek perdelik eğlenceli skeç de burada başlıyor...  

Zorunluluktan maaşımızı ertesi gün aldık dolayısıyle borcumuzu da saati saatine değil, 12-15 saat gecikmeyle ödedik...

Amma siz, hemen ertesi gün sabah sabah daha gün doğmadan elektrik kesme ekibinizi gönderiyorsunuz.  Nezaket kurallarına ters bu tavrınızdan devletim adına bizzat ben kendim utanıyorum...

Takip eden ayın  faturasındaki son ödeme tarihiyse, 1-Şubat -2016. Tam da emekli sandığına  tabi dar ve sabit gelirlilerin maaş alacakları günün sabahı...

Ya banka çıkışında ayağımız taşa takılır da saati saatinde  gişelerinize varamaz isek, yine gönderiverecek  miydiniz kesicilerinizi?...

Eğer hava yağışlı olur da, maaşımı alamaz dolayısıyle size olan ödememi 2 şubat sabahına bırakmak zorunda kalırsam (buna ticari nezaket lugatlarında  force major denilir), lütfen rica ederim, sabahın kör karanlığında elleri pense ve kerpedenli icra-i işlerle görevli adamlarınızı kapıma göndermeyin...

Neyse çok şükür sağlimen  tam tamına saat 14.00’te gişelerinize ulaşarak vadesinden de beş saat evvel borcumu ödedim...

Siz bir saat geciktirenden yirmi kayme açma kapama parası alırken, bizim gibi vadesinden önce ödeyenlere de sadece enayilik kalıyor...

Sizlerden istirhamım: 

Müşterilerinizin kendi çevreleri nezdindeki şeref ve haysiyetini düşünerek, lütfen lekelemeyin, onları. İnsanlık hali bu, hastalık var, o an için kesesinin uygunsuzluğu var, ve var oğlu var...

Sizlerin hiç yok mu?... Lekelemeyin insanları, ayıp ve günahtır...

 

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle